İstanbul’da ata yadigarı camiden bihaberiz

mafacan

Kastamonululuk namına en kallavi övüncümüz bir zamanlar “Üsküdar’a kadar” eyalet sınırımızın uzandığıdır…

Hal böyleyken Üsküdar’daki ata yadigarı camimizden haberimiz yok ne var ki.

Hadi sılada kalanın bihaber olması normal diyelim de…

Ya İstanbul’daki hemşerilerimizin haberi olmamasına ne demeli?

Üsküdar’a kadar Kastamonu” iddiamızı kanıtlarcasına Üsküdar’da denize sıfır Şemsi Ahmet Paşa Camisi var, vaktin eyalet sınırımızın ucundaki son eser…

Ata yadigarı.

Prof. Dr. İlber Ortaylı’dan öğrenelim…

Bu çok güzel caminin banisi Kastamonu Candaroğulları hanedanından gelen Kızıl Ahmed Bey torunu Şemsi Paşa’dır. Şemsi Ahmet Paşa, 1580 yılında ölmüştür ve tarihin de gösterdiği gibi bu sempatik camiyi aynı tarihte büyük mimarımız, Koca Sinan’a yaptırmıştır.”

Silsile yoluyla Candaroğulları’ndan yadigar olması ayrı övünç Kastamonu için, büyük üstat Mimar Sinan’ın eseri olması ayrı övünç…

Caminin sanat tarihi açısından mimari olarak içerdiği özellikler ise büsbütün ayrı övünç.

Şemsi Ahmet Paşa Camisi son bir haftadır kamuoyunun gündeminde…

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin denizi doldurma maksatlı başlattığı çalışmanın camide tahrip olma riski ortaya çıkarması üzerine başta Üsküdarlılar olmak üzere kamuoyu ayağa kalktı.

Bilim insanlarının açıklamasını…

Halkın protesto gösterileri izledi.

Sonuçta İstanbul Büyükşehir Belediyesi, caminin önündeki alana dolgu yapmaktan vazgeçti…

Ortaya çıkan hasar sarılmaya başlandı.

İstanbul’da bir milyon küsur hemşerimiz, yüzlerce derneğimiz, sözüm ona azımsanmayacak lobimiz var…

Bir Kastamonulunun ağzından feryat figan duymadım.

Oysa İstanbullulardan önce…

Kastamonuluların sesinin çıkması gerekiyordu.

İstanbul’daki lobimizin Kastamonu’ya eyleyeceği hayırdan geçtim…

Bari gözlerinin önündeki ata mirasına sahip çıksalar.

Not: Kastamonu Üniversitesi’nin “Mantar Araştırma ve Uygulama Merkezi”, AR-GE çalışmaları ile üretilen ihtiyaç fazlası kültür mantarını ve mantar ürünlerinin satışına başlıyor…

Talep edecekler ilgililere ulaşarak sipariş verebiliyorlar.

22 Nisan 2013 tarihinden bu yana hizmet veren merkezin amacı mikolojinin değişik alanlarında araştırmalar yapmak, konuyla ilgili projeler hazırlamak, uygulamalar yapmak, disiplinler arası çalışmalar ile gen kaynaklarının korunması için çalışmalar yapmak…

Doğa mantarları ile ilgili bir kültür bankası oluşturmak.

Devasa bir merkez…

Yönetim 5 üyeden, danışma kurulu 15 üyeden oluşuyor.

Üniversitemiz önceki yıllarda da alabalık satışı yapıyordu…

Su Ürünleri Fakültesi’nin bu hizmetiyle alabalık, kilosu 12 liradan tüketici ile buluşuyordu. Balıkların porsiyon büyüklükleri ise 200 gramdı.

Alabalık hizmetinde bir talihsizlik yaşandı ne var ki…

2014 yılında üniversitemizin alabalık tesisine giren hırsızların 500 alabalık ile 5 bin adet yavruyu çaldıkları kamuoyu ile paylaşıldı.

Sütten ağzı yanan ayranı üfleyerek içermiş…

Aman mantar için gerekli tedbirler alınsın.

Not 2: Ramazan Bayramı mübarek olsun…

Tüm insanlığa.

mustafa-afacan-bant