İstatistiğe bak, bölgemizi anla

İsteyen ömür uzatan bölge desin, isteyen gençlerini elinde tutamayan bölge…

Ülkemizde yaşlı nüfus son beş yılda %21,9 arttı. Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il, 2019 yılında %18,8 ile Sinop oldu. Sinop’u %17,7 ile Kastamonu, %16,2 ile Çankırı ve Artvin izledi.

Türkiye ortalamasını neredeyse ikiye katlayan Sinop ve Kastamonu’nun oranları 2018’e göre artış gösterdi. 2018 yılında Sinop’un oranı %18,3 , Kastamonu’nunki ise  %17,1’di. KUZKA ortağı üçüncü il olan Çankırı ise 2018’in üçüncüsü Artvin’i yakaladı.

 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2019 yılı istatistiklerle yaşlılar verilerini açıkladı. Buna göre; yaşlı nüfus olarak kabul edilen 65 ve daha yukarı yaştaki nüfus, 2014 yılında 6 milyon 192 bin 962 kişi iken son beş yılda yüzde 21,9 artarak 2019 yılında 7 milyon 550 bin 727 kişi oldu. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı ise 2014 yılında yüzde 8,0 iken, 2019 yılında yüzde 9,1’e yükseldi. Yaşlı nüfusun 2019 yılında yüzde 44,2’sini erkek nüfus, yüzde 55,8’ini kadın nüfus oluşturdu.

Nüfus projeksiyonlarına göre yaşlı nüfus oranının 2023 yılında yüzde 10,2, 2030 yılında yüzde 12,9, 2040 yılında yüzde 16,3, 2060 yılında yüzde 22,6 ve 2080 yılında yüzde 25,6 olacağı öngörüldü.

  Yaşlı nüfusun yüzde 62,8’inin 65-74 yaş grubunda yer aldığı görüldü

Yaşlı nüfus yaş grubuna göre incelendiğinde, 2014 yılında yaşlı nüfusun yüzde 60,9’unun 65-74 yaş grubunda, yüzde 31,4’ünün 75-84 yaş grubunda ve yüzde 7,7’sinin 85 ve daha yukarı yaş grubunda yer aldığı görülürken, 2019 yılında yüzde 62,8’inin 65-74 yaş grubunda, yüzde 28,2’sinin 75-84 yaş grubunda ve yüzde 9,1’inin 85 ve daha yukarı yaş grubunda yer aldığı görüldü.

  Türkiye nüfusunun yaş yapısı değişti

Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranının yüzde 10’u geçmesi nüfusun yaşlanmasının bir göstergesidir. Türkiye’de yaşlı nüfus, diğer yaş gruplarındaki nüfusa göre daha yüksek bir hız ile artış gösterdi. Küresel yaşlanma süreci olarak adlandırılan “demografik dönüşüm” sürecinde olan Türkiye’de, doğurganlık ve ölümlülük hızlarındaki azalma ile birlikte sağlık alanında kaydedilen gelişmeler, yaşam standardının, refah düzeyinin ve doğuşta beklenen yaşam süresinin artması ile nüfusun yaş yapısı şekil değiştirdi. Çocuk ve gençlerin nüfus içindeki oranı azalırken yaşlıların toplam nüfus içindeki oranı artış gösterdi. Türkiye, oransal olarak yaşlı nüfus yapısına sahip ülkelere göre hala genç bir nüfus yapısına sahip olsa da, yaşlı nüfus sayısal olarak oldukça fazladır.

  Türkiye nüfusunun ortanca yaşı yükseldi

Ortanca yaş, yeni doğan bebekten en yaşlıya kadar nüfusu oluşturan kişilerin yaşları küçükten büyüğe doğru sıralandığında ortada kalan kişinin yaşıdır. Nüfusun yaşlanması ile ilgili bilgi veren göstergelerden biri olan ortanca yaş, 2014 yılında 30,7 iken 2019 yılında 32,4 oldu. Ortanca yaş 2019 yılında erkeklerde 31,7, kadınlarda 33,1 olarak gerçekleşti.

Nüfus projeksiyonlarına göre, ortanca yaşın 2023 yılında 33,5, 2030 yılında 35,6, 2040 yılında 38,5, 2060 yılında 42,3 ve 2080 yılında 45,0 olacağı öngörüldü.

  Yaşlı bağımlılık oranı 2019 yılında yüzde 13,4 oldu

Çalışma çağındaki yüz kişiye düşen yaşlı sayısını ifade eden yaşlı bağımlılık oranı, 2014 yılında yüzde 11,8 iken bu oran 2019 yılında yüzde 13,4’e yükseldi. Nüfus projeksiyonlarına göre, yaşlı bağımlılık oranının 2023 yılında yüzde 15,2, 2030 yılında yüzde 19,6, 2040 yılında yüzde 25,3, 2060 yılında yüzde 37,5 ve 2080 yılında yüzde 43,6 olacağı öngörüldü.

167 ülke arasında 66’ncı sıradayız

Nüfus tahminlerine göre 2019 yılı için dünya nüfusunun 7 milyar 604 milyon 656 bin 633 kişi, yaşlı nüfusun ise 703 milyon 711 bin 487 kişi olduğu tahmin edildi. Bu tahminlere göre dünya nüfusunun yüzde 9,3’ünü yaşlı nüfus oluşturdu. En yüksek yaşlı nüfus oranına sahip ilk üç ülke sırasıyla yüzde 34,1 ile Monako, yüzde 28,8 ile Japonya ve yüzde 22,7 ile Almanya oldu. Türkiye, 167 ülke arasında 66’ncı sırada yer aldı.

  Bir birey 65 yaşına ulaştığında yaşaması beklenen ömür ortalama 17,9 yıl oldu

Hayat Tabloları, 2016-2018 sonuçlarına göre, doğuşta beklenen yaşam süresi Türkiye geneli için 78,3 yıl, erkekler için 75,6 yıl ve kadınlar için 81,0 yıl oldu. Genel olarak kadınlar erkeklerden daha uzun süre yaşamakta olup, doğuşta beklenen yaşam süresi farkı 5,4 yıl oldu.

Türkiye’de 65 yaşına ulaşan bir kişinin kalan yaşam süresi ortalama 17,9 yıl oldu. Erkekler için bu sürenin 16,2 yıl, kadınlar için 19,4 yıl olduğu gözlendi. Diğer bir ifade ile 65 yaşına ulaşan kadınların erkeklerden ortalama 3,2 yıl daha fazla yaşayacağı tahmin edildi. Beklenen yaşam süresi 75 yaşında 10,9 yıl iken 85 yaşında 5,9 yıl oldu.

  Yaklaşık her 4 haneden birinde en az bir yaşlı fert bulunduğu görüldü

Türkiye’de 2019 yılında toplam 24 milyon bin 940 haneden 5 milyon 629 bin 421’inde yaşlı nüfus olarak tanımlanan, 65 ve daha yukarı yaşta en az bir fert bulunduğu görüldü. Diğer bir ifadeyle, hanelerin yüzde 23,5’inde en az bir yaşlı fert yaşadığı görüldü.

  Türkiye’de 1 milyon 373 bin 521 yaşlının tek başına yaşadığı görüldü

En az bir yaşlı fert bulunan 5 milyon 629 bin 421 hanenin 1 milyon 373 bin 521’ini tek başına yaşayan yaşlı fertler oluşturdu. Bu hanelerin yüzde 75,7’sini yaşlı kadınlar, yüzde 24,3’ünü ise yaşlı erkekler oluşturdu.

  Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il Sinop oldu

Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il, 2019 yılında yüzde 18,8 ile Sinop oldu. Bu ili yüzde 17,7 ile Kastamonu, yüzde 16,2 ile Artvin ve Çankırı izledi. Yaşlı nüfus oranının en düşük olduğu il ise yüzde 3,3 ile Şırnak oldu. Bu ili yüzde 3,4 ile Hakkari, yüzde 3,9 ile Şanlıurfa izledi.

100 yaş ve üzerinde 5 bin 567 kişi var

Yaşlı nüfusun yüzde 0,1’ini oluşturan 100 yaş ve üzerindeki yaşlı kişi sayısı, 2019 yılında 5 bin 567 oldu. Türkiye’de 100 yaşın üzerinde en fazla yaşlıya sahip ilk üç il sırasıyla 763 kişi ile İstanbul, 275 kişi ile Ankara ve 242 kişi ile Giresun iken en az yaşlıya sahip ilk üç il ise sırasıyla 5 kişi ile Bayburt, 6 kişi ile Ardahan ve Karaman oldu.

  Eğitimli yaşlı nüfus oranı arttı

Okuma yazma bilmeyen yaşlı nüfus oranı, 2014 yılında yüzde 22,9 iken 2018 yılında yüzde 18,3’e düştü. Okuma yazma bilmeyen yaşlı kadınların oranının, 2018 yılında yaşlı erkeklerin oranından 4,5 kat fazla olduğu görüldü. Okuma yazma bilmeyen yaşlı kadınların oranı yüzde 27,9 iken yaşlı erkeklerin oranı yüzde 6,1 oldu.

Eğitim durumuna göre yaşlı nüfus incelendiğinde, 2014 yılında yaşlı nüfusun yüzde 42,1’i ilkokul mezunu, yüzde 5,0’ı ortaokul veya dengi okul/ilköğretim mezunu, yüzde 5,2’si lise veya dengi okul mezunu, yüzde 5,1’i yükseköğretim mezunu iken 2018 yılında ilkokul mezunu olanların oranı yüzde 45,0’a, ortaokul veya dengi okul/ilköğretim mezunu olanların oranı yüzde 6,5’e, lise veya dengi okul mezunu olanların oranı yüzde 6,8’e, yükseköğretim mezunu olanların oranı ise yüzde 6,6’ya yükseldi.

Yaşlı nüfusun eğitim durumu cinsiyete göre incelendiğinde, cinsiyetler arasında önemli farklılıklar olduğu gözlendi. Bitirilen tüm eğitim düzeylerinde yaşlı erkek nüfus oranının yaşlı kadın nüfus oranından daha yüksek olduğu görüldü.

  Eşi ölmüş yaşlı kadınların oranı, eşi ölmüş yaşlı erkeklerin oranının 4 katı

Yaşlı nüfus yasal medeni duruma göre incelendiğinde, cinsiyetler arasında önemli farklılıklar olduğu görüldü. Yaşlı erkek nüfusun 2019 yılında yüzde 1,2’sinin hiç evlenmemiş, yüzde 83,7’sinin resmi nikahla evli, yüzde 3,3’ünün boşanmış, yüzde 11,9’unun eşi ölmüş olduğu görülürken yaşlı kadın nüfusun yüzde 2,6’sının hiç evlenmemiş, yüzde 45,4’ünün resmi nikahla evli, yüzde 3,7’sinin boşanmış, yüzde 48,3’ünün ise eşi ölmüş olduğu görüldü.

  Yaşlı nüfusun yoksulluk oranı yüzde 16,4

Gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçlarına göre, eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 60’ına göre hesaplanan yoksulluk oranı, 2014 yılında Türkiye geneli için yüzde 21,8 iken 2018 yılında yüzde 21,2 oldu. Bu oran, yaşlı nüfus için 2014 yılında yüzde 18,3 iken 2018 yılında yüzde 16,4 oldu.

Yaşlı nüfusun yoksulluğu cinsiyete göre incelendiğinde, yoksul yaşlı erkek nüfus oranı 2014 yılında yüzde 18,3 iken 2018 yılında yüzde 14,4 oldu. Yoksul yaşlı kadın nüfus oranı ise 2014 yılında yüzde 18,2 iken 2018 yılında yüzde 17,9 oldu.

  Yaşlı nüfusun işgücüne katılma oranı yüzde 12,5

Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre, işgücüne katılma oranı 2014 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfus için  yüzde 50,5 iken 2018 yılında yüzde 53,2’ye yükseldi. Bu oran yaşlı nüfus için 2014 yılında yüzde 11,5 iken 2018 yılında yüzde 12,5 oldu. İşgücüne katılma oranı cinsiyete göre incelendiğinde, yaşlı erkek nüfusta 2018 yılında yüzde 20,9 iken yaşlı kadın nüfusta yüzde 5,9 oldu. Yaşlı nüfustaki işsizlik oranının 2014 yılında yüzde 2,1 iken 2018 yılında yüzde 2,7 olduğu görüldü.

Çalışan yaşlı nüfusun yüzde 65,5’i tarım sektöründe

Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre, istihdam edilen yaşlı nüfusun sektörel dağılımı incelendiğinde, 2018 yılında yaşlı nüfusun yüzde 65,5’inin tarım, yüzde 27,3’ünün hizmetler, yüzde 4,7’sinin sanayi, yüzde 2,5’inin ise inşaat sektöründe yer aldığı görüldü.

  Yaşlılar en fazla dolaşım sistemi hastalıklarından hayatını kaybetti

Ölüm nedeni istatistiklerine göre, 2018 yılında ölen yaşlıların yüzde 43,8’i dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle hayatını kaybetti. Bu hastalığı ikinci sırada yüzde 16,5 ile iyi huylu ve kötü huylu tümörler, üçüncü sırada ise yüzde 14,8 ile solunum sistemi hastalıkları takip etti.

Ölüm nedenleri cinsiyete göre incelendiğinde, cinsiyetler arası en önemli farkın iyi huylu ve kötü huylu tümörlerde olduğu görüldü. İyi ve kötü huylu tümörler nedeniyle hayatını kaybeden yaşlı erkeklerin oranı yaşlı kadınların oranının yaklaşık iki katı oldu. İyi ve kötü huylu tümörler nedeniyle hayatını kaybeden yaşlı erkeklerin oranı yüzde 21,3 iken yaşlı kadınların oranı yüzde 11,6 oldu.

  Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı arttı

Ölüm nedeni istatistiklerine göre, Alzheimer hastalığından hayatını kaybeden yaşlıların sayısı, 2014 yılında 10 bin 236 iken 2018 yılında 13 bin 767’ye yükseldi. Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı 2014 yılında yüzde 3,9 iken bu oran 2018 yılında yüzde 4,6’ya yükseldi.

Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı cinsiyete göre incelendiğinde, her iki cinsiyette de artış olduğu görüldü. Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı 2014 yılında erkeklerde yüzde 3,1, kadınlarda yüzde 4,6 iken bu oranlar 2018 yılında erkeklerde yüzde 3,5’e, kadınlarda ise yüzde 5,7’ye yükseldi.

   Mutlu olduğunu beyan eden yaşlı bireylerin oranı yüzde 58,6

Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre, mutlu olduğunu beyan eden 18 ve daha yukarı yaştaki bireylerin oranı 2019 yılında yüzde 52,4 iken bu oran 65 ve daha yukarı yaştaki bireyler için yüzde 58,6 oldu. Yaşlı bireylerin genel mutluluk düzeyi cinsiyete göre incelendiğinde, 2019 yılında erkeklerin yüzde 56,9’u, kadınların ise yüzde 59,9’u mutlu olduğunu beyan etti.

  Yaşlı bireylerin mutluluk kaynağı yüzde 71,4 ile aileleri oldu

Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre, yaşlı bireylerin 2014 yılında en önemli mutluluk kaynağı yüzde 71,4 ile aileleri, yüzde 14,7 ile çocukları, yüzde 6,4 ile eşleri, yüzde 4,1 ile torunları iken 2019 yılında yüzde 71,4 ile aileleri, yüzde 13,7 ile çocukları, yüzde 4,9 ile torunları ve yüzde 4,7 ile eşleri oldu.

   İnternet kullanan yaşlı bireylerin oranı 4 kat arttı

Hanehalkı bilişim teknolojileri kullanım araştırması sonuçlarına göre, İnternet kullanan 65-74 yaş grubundaki bireylerin oranı 2014 yılında yüzde 5,0 iken bu oran 2019 yılında yüzde 19,8’e yükseldi. İnternet kullanan yaşlı bireyler cinsiyete göre incelendiğinde, erkeklerin kadınlardan daha fazla İnternet kullandığı görüldü. İnternet kullanan yaşlı erkeklerin oranı 2019 yılında yüzde 25,3 iken yaşlı kadınların oranı yüzde 15,0 oldu.