Kadın neyse, biz oyuz

Geçtiğimiz Cumartesi günü Penbehan’da “Ekşi Mayalı Siyez Ekmeği Yapıyorum” isimli bir ekmek atölyesi çalışması gerçekleştirildi, 50 kadın hamur yoğurdu, taş fırında ekmek pişirdi, el emeği göz nuru ekmeğini alıp evinin yolunu tuttu…

Etkinliği başından sonuna izledim ve kadınların toplumdaki yerlerinin bir kez daha kadrine kıymetine iman ettim.

Erkek milletini hepten yerin dibine batırmayayım da…

Kadın elinin sihirli bir el olduğu kesinlikle itiraz götürmez bir gerçek.

Harman yerinde kadınlar, mutfakta kadınlar, fabrikada kadınlar…

Sanatta, kültürde, edebiyatta.

Önlük giymeye görsünler hele…

Ekmeklerini taştan çıkarıyorlar.

Penbehan’daki ekmek atölyesinde kırk yıllık ekmek ustalarını kıskandırırcasına yaptıkları Siyez ekmekleri gibi…

Mucize lezzetlere imza attılar.

Şef Bige Nirun Dalkılıç İstanbul’dan atladı geldi, ilimizdeki Siyez seferberliğine destek vermek için…

Siyez elçileri dünyanın dört bir tarafındalar maşallah ve gönülleri Siyez kadar bereketli.

Atölyenin gerçekleştiği salonda ekşi maya kokusu ayrı güzeldi…

Fırından çıkan ekmeklerin kokusu ayrı güzel.

Hayatın güzelleşmesi kadının toplumsal hayatta oynadığı rolün çapı ile alakalı; azsa dünya az güzel, çoksa çok güzel…

Ezelden beri yekun kadim uygarlıklarda kadın sembolü boşu boşuna “bereket” simgesi olmadı.

Kadın neyse…

Toplum o.

Kalkınamamışsa, üretmiyorsa, ibre yoksulluk ve yoksunluk gösteriyorsa bir toplumda…

Kadına az söz hakkı tanındığındandır emin olun.

Başka açıklaması yok…

Tek kanatlı uçak uçar mı?

Daha çok söz, yetki, karar hakkı kadınlara verilmeli…

Yahut almalılar erkeklerden söke söke.

Kadınlarda bu güç var…

Ekmek atölyesinde gördüm.

 

  • ••

Not:

Dereköy Yöresel Ürünler ile Food Project Moda firmalarının işbirliği içinde imza attıkları ekmek atölyesi etkinliği 2018 Türk Dünyası Kültür Başkenti etkinlikleri kapsamında değerlendirebilir mi? Pekala değerlendirilebilir…

Yıl boyu olması gereken kültür etkinliklerine bariz bir örnek üstelik.

 

Özel sektörün sosyal sorumluluk bilincini ortaya koyması bir örnek, gerçekleşen eylemin unutulmuş yahut unutulmaya yüz tutan bir lezzeti gün yüzüne çıkarmaya niyetlenmesi ise ayrı örnek…

50 kadın arkeolog misali çalıştı, yerel bir değeri günümüze taşıdı.

Geçtiğimiz hafta İl Genel Meclisi toplantı salonunda 2018 Türk Dünyası Kültür Başkenti hazırlık toplantısında proje önerilerinin dikkate alınacağı ifade edilmişti…

Proje önerisi 50 kadından ağız birliği etmişçesine geldi, “Bu tür atölyelerin devamının gelmesini istiyoruz” şeklinde.

Valilik, belediye, meslek odaları, KUZKA, üniversite, özel sektör işbirliğinde Kastamonu mutfağının araştırılmasına, tanıtılmasına, geleceğe taşınmasına yönelik atölye çalışmaları yapılmalı…

Geçtiğimiz ay Travel Turkey İzmir fuarının bünyesinde düzenlenen Uluslararası Gastronomi Turizmi Kongresi’nde valilik, belediye, meslek odası, özel sektör işbirliğinin en güzel örneklerinden birine imza atılmış ve Kastamonu standı yerli yabancı tüm ziyaretçilerin ilgi odağı olmuştu.

Ekmek atölyesi etkinliği de tanıtımda izlenmesi gereken rotayı göstermesi namına son derece uygun ve zamanında bir etkinlik oldu…

Sayısı artmalı, işbirliği içinde.

  • ••

Not 2:

Vali Yaşar Karadeniz’in eşi Zehra Karadeniz ile Belediye Başkanı Tahsin Babaş’ın eşi Nebahat Babaş da ekmek atölyesi katılımcıları arasındaydılar ve her ikisi de görüntü ve koku olarak muhteşem birer ekmek yaptılar ve pişirdiler…

Vali Karadeniz ve Belediye Başkanı Babaş’ın akşam yemeğinde tattıklarında lezzete kaç puan verdiklerini merak ediyorum doğrusu.

Hatır gönül yok ama…

Doğruya doğru.