Kanser santrali!

Kastamonu’yu da etkileyecek

  • Temiz Hava Hakkı Platformu, Eskişehir Alpu Kömürlü Termik Santrali’ne karşı bir rapor hazırladı. Raporda belirtildiğine göre, kömür yakılmasından kaynaklanacak kanserojen ince partikül madde aralarında Kastamonu’nun da olduğu 24 ilde etkili olacak ve 35 yıl boyunca bu şehirlerde toplam 11 milyon insanın sağlığını olumsuz etkileyecek.

 

Temiz Hava Hakkı Platformu, Eskişehir’de yapılması planlanan Alpu Kömürlü Termik Santrali hakkındaki projenin değerlendirildiği bir rapor hazırladı. “Eskişehir/Alpu Kömürlü Termik Santrali Sağlık Etki Değerlendirmesi” başlıklı raporda, santralin halk sağlığı üzerindeki etkisi incelendi ve karar vericilere izin süreçlerine sağlık etkisinin dahil edilmesi için öneriler sunuldu. Söz konusu rapor, Türkiye’de bir enerji projesi için hazırlanan ilk Sağlık Etki Değerlendirmesi (SED) raporu olma özelliğini taşıyor. Raporda, Temiz Hava Hakkı Platformu uzmanlarının yanı sıra Eskişehir’deki yerel yönetimlerin ve farklı disiplinlerden pek çok kişinin görüşüne de yer verildi; projenin çevre üzerindeki etkilerine ek olarak, halk sağlığı, sağlık ekonomisi, geçim kaynakları ve kültürel varlıklar boyutları da ele alındı.

Yapılan modelleme çalışmasına göre, santralin hava kirliliği etkileri Eskişehir ili ile sınırlı kalmayacak. Kömür yakılmasından kaynaklanacak kanserojen ince partikül madde (PM2,5) kirleticisi, rüzgarın etkisiyle Ankara, Afyonkarahisar, Aksaray, Bartın, Bilecik, Bolu, Bursa, Çankırı, Çorum, Denizli, Düzce, Isparta, Karabük, Kastamonu, Kırıkkale, Kırşehir, Kocaeli, Konya, Kütahya, Sakarya, Uşak, Yozgat ve Zonguldak olmak üzere toplam 24 ilde etkili olacak ve 35 yıl boyunca bu şehirlerde toplam 11 milyon insanın sağlığını olumsuz etkileyecek. Ayrıca, proje hava kirliliğine bağlı 3 bin 200 erken ölüme neden olacak.

Proje, 575 futbol sahası büyüklüğünde tarım arazisini ortadan kaldırırken, etkileyeceği mahallelerdeki bitkisel ürün ekili ve 2019 yılı içerisinde 135 milyon 472 bin TL gelir getiren 125 bin 770 dekarlık tarımsal alan olumsuz etkilenecek. Bunun sonucu olarak, bölgenin en önemli geçim kaynağı olan çiftçilik ağır darbe yiyecek. Raporun öngörüsüne göre, çiftçi kayıt sistemine kayıtlı 25 bin kişinin bir kısmı çiftçilik faaliyetini sürdüremeyecek. Dolayısıyla bu hanelerde yaşayan ve bölgeye tarım işçiliği için gelen insanlar işsiz kalacak. İşsizliğin yanı sıra, santralin planlanan minimum faaliyet süresi olan 35 yılda 17 bin 852 iş kazası meydana geleceği ve bunlardan 290’ının ölümlesonuçlanacağı da öngörüldü. Ayrıca, proje sahasında kalan lületaşı cevherlerinin ve lületaşı ocaklarının ortadan kalkmasıyla kültürel bir değer olan lületaşıüretimininbüyük oranda sona ereceğine dikkat çekildi.

‘Su kaynakları olumsuz etkilenecek’

Raporda projenin, su kaynakları üzerinde de olumsuz etkileri olacağı ifade edildi. Santralin yakacağı kömürden ortaya çıkacak cıvanın, yeraltı tatlı su kaynakları ve buradan dolaşımla Porsuk Çayı ve Sakarya Nehri’ne ulaşacağı ifade edilen raporda, avlanan balıklar ve akarsuların tarım alanlarında sulama amacıyla kullanılması yoluyla besin zincirine geçerek sadece bölgeyedeğil, 35 yıllık zaman zarfında tümTürkiye’yedağılacağı öngörüsü yer aldı.

Raporda Temiz Hava Hakkı Platformu temsilcisi Prof. Dr. Nilay Etiler‘in görüşleri de yer aldı. Etiler, ekolojik yıkımın en önemli halk sağlığı sorunu ifade eden olduğunu şöyle belirtti:

“Kömürlü termik santrallerin onay süreçlerini belirleyen mevcut mevzuat ve uygulamalar, sağlık etkilerini değerlendirme konusunda maalesef yeterli değil. Ancak Türkiye’nin Sağlık Etki Değerlendirmesi konusunda bir uzmanlık ve bilgi birikimi bulunuyor. İlgili tüm kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının sağlık etki değerlendirmesinin projelerin izin süreçlerine dahil edilmesi için acilen harekete geçmesi gerekiyor.”

Büyükerşen: Santrallere karşı yedi dava var

Raporda Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen‘in görüşleri de yer aldı. Tarım arazileri üzerine kurulması planlanan kömürlü termik santral kararının iptali için yedi adet dava açıldığını belirten Büyükerşen, yerel halkın ve meslek odaları ile sivil toplum kuruluşu üyelerinin dayanışması sayesinde büyük bir mücadele verildiğini şöyle ifade etti:

“Danıştay; Alpu Termik Santrali’nin özelleştirilmesi için Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafından alınan kararı iptal etti. Bu karar ile hukuk mücadelesinde önemli bir zafer daha kazandık. Temiz Hava Hakkı Platformu’nun hazırladığı ve santralin halk sağlığına olacak etkisini ortaya koyan Sağlık Etki Değerlendirmesi Raporu da bu mücadelemizde ne kadar haklı olduğumuzu bir kez daha göstermiştir. Eskişehir’in geleceği için, kazanılan davalara da uygun olarak projenin iptal edilmesini talep ediyoruz.” (Yeşil Gazete)