Kastamonu lezzet durakları -1: Penbe Han Restoran

Başarı bir yolculuktur, bir varış noktası değil.(Ben Sweetland)

Yıl 2015 günün bir vakti evde kitaplarımla haşır neşir olurken kapım çalındı gelen uzun yıllardan beri tanıdığım Kastamonu’da esnaflık ve bunun yanında muhtarlık yapan biriydi.

Vakıflar Bölge Müdürlüğünden Penbe Hanı kiraladığını ve buranın sorumlusu olarak işin başında benim bulunmamı istiyordu kapıma kadar gelmesinden öncelikle mahcup olmakla beraber gururda duydum ve kiraladığı yeri görmek, içini daha iyi anlayabilmek adına han’ı görmeye gittik.

Yıkık dökük harabe bir görüntüsü olan bu handa nasıl bir yöresel lezzetlerin olabileceğine aklım çok yatmadı ve ne yalan konuşayım kendisine söylemesem de buranın ayağa kaldırılacağına dair asla inancım ve umudum olmadığından iş teklifini kabul etmedim.

2015’den bu güne kadar Penbe Hanın yüzünü öyle bir değiştirdi ki inancın ve azmin neler yapabildiğine şahit oldum.

Anlattığına göreözellikle kızı Filiz Kanburoğlu ve 2018’den itibaren oğlu Bülent Kanburoğlu’nun da işin başında olmaları büyük değişimin başlangıcı ve başarının anahtarı olmuş.

Kömür ticareti yapmasının yanısıra Akmescit Mahallesi muhtarı iken tarihi bir hanı kiralayarak turizme yönelik bir restoran açıp kendini turizmin içinde bulan Cahit Kanburoğlu’nun oğlu ve kızı ile birlikte Penbe Hanı bir Yöresel lezzetler durağı haline getirmelerini alkışlamak gerekiyor.

Günümüzde Kastamonu’nun kendine has yöresel lezzetlerini gelen konuklarına kültürümüzde varolan misafirperverlikle sunan işletmeciler açılışlarından bugüne kadar çevre esnaflarından da çok büyük manevi destek aldıklarını belirtiyorlar.

Her akşam canlı müzik eşliğinde tarihi bir mekanda huzurlu bir şekilde yemeklerini almak isteyen misafirlere vale hizmeti de veriliyor.

Bülent Kanburoğlu “Yöresel lezzetlerin yanı sıra insanların hayatlarında tekrarını yaşayamayacağı ve yaşantılarında en önemli günlerden biri olan düğün, nişan, nikah, doğum günü veya mezuniyet töreni vb. kutlamalarda da iddialıyız.” diyor.

Cahit Kanburoğlu ise bu işe nasıl girdiğini şu şekilde açıklıyor:

“Biz odun kömür işi yapıyorduk doğalgazla birlikte bizim kömür satış olayımızda azalmıştı. Birgün,şu an emekli olan Vakıflar Bölge Müdürümüz Yavuz Yücebıyık beni aradı. Penbe Han şu an atıl vaziyette 3-4 aydır kapalı duruyor sen burayı ihaleye girerek kiralayabilirsin dedi. Benim işim restoran ve turizm değil yapamam desem de sen bu işi yaparsan dedi ve ben Yavuz beyin teklifi ile buraya hiç bakmadan ihaleye girdim benim ihaleye girmemden dolayı hiç kimse ihaleye girmedi Allah hepsinden razı olsun. Kısmet oldu kiraladık. Han’ın durumu öyle pek iç açıcı değildi heryerin her santimetre karesinin elden geçirilmesi gerekiyordu.

Yukarıda 9 oda vardı ve hepsi atıl vaziyette idi. Sadece bu odalardan 10 traktöre yakın pislik attık. Zemini komple elden geçirdikalt yapıyı komple yeniden yaptık. Temiz suyu kanalizasyonu yeniden yaptık. Tuvalet yerlerini değiştirerek daha kullanılabilir hale getirdik. Tabi tüm bunları kendi kafamıza göre değil anıtlar yüksek kurulunaprojeler göndererek izinler alarak yaptık.

İçerisini dokuya uygun malzemeler kullanarak tefriş ettik. Ekmek fırını yaptık birçok değişiklik ve yenilikler yaptık. 2015 yılından beri çok emekler ve mesailer harcayarak bu duruma getirdik, halen de yeniliklere açık bir şekilde kendimizi geliştirerek hizmetimize devam ediyoruz.” dedi.

İşletmenin gerçek patronu müşterilerimizdir diyerek müşteri memnuniyetini ilk sıraya alan Penbe Han yöneticileri tarihi mekanda kısa zamanda yaptıkları bu büyük değişimden dolayı ziyaretçilerinin her geçen gün arttığını ve gelenlerin memnuniyetlerinin kendileri için mutluluk olduğunu belirtiyorlar.

Penbe Han, 1481-1512 yılları arasında Osmanlı Padişahı 2. Beyazıt tarafından yaptırılmış ve geçirdiği yangın sonrası uzun yıllar harabe olarak kalmış daha sonra restore edilerek uzun bir müddet restoran olarak kullanılsa da Cahit Kanburoğlu bu tarihi mekanı kiralayana kadar gerçek değerini bulamamıştır.

Başarı azim, azim ise İrade gerektirir.

Yazı ve Fotoğraflar: Bülend Çadırcıoğlu