Kastamonu Lezzet Durakları-18: Tarihi Osmanlı Tulumbacısı

“Gerçek girişimci, hayal eden değil, yapandır.” (NolanBushnell)

Osmanlı’nın geleneğinde her vesile ile ikram edilen lezzetlerden biri tatlı. Osmanlı’nın saray mutfağındaki tatlı çeşitlerinin arasında ayrı bir yeri vardır tulumba tatlısının.

İnce bir hortumun içinden sıkılıp kızgın yağa atılan hamurla yapılıyor.

bu nefis tatlının adı, İtalyanca’da hortum anlamına gelen “tromba” kelimesinden gelip bizde tulumba olmuş.

Tulumba tatlısını Kastamonu’da değişik yerlerde değişik şekil ve boyutlarda bulabilirsiniz, ancak bu kadar bol çeşidini aynı anda bir dükkanda bulabileceğinizi sanmıyorum.

Portakallı, frambuazlı, karamelli, antep fıstıklı, çilekli, limonlu, çikolatalı, fındıklı ve sade olarak yapıyorlar.

Genç yaşta “Tarihi Osmanlı Tulumbacısı”nın şubesini açan Mert Yaşar Topaloğlu tulumba tatlısını 9 farklı çeşidi ile sunuyor tatlı severlere.

Kastamonu lezzet duraklarına eklediğimiz genç işletmeci Mert Yaşar Topaloğlu’ndan işletmesi hakkında bilgi alıyorum:

“Kastamonu Merkez doğumluyum.Benim anne ve babadan gelen esnaflığım var. Daha önce Telekom’da çalışıyordum. İlk olarak bir arkadaşım ile beraber girdik bu işe. Kastamonu’da ve Batı Karadeniz’de bu kadar çeşidi ile Osmanlı Tulumbası yoktu.İşyerimizi açtık sonra arkadaşım ile ayrıldım ve tek başıma devam etmeye başladım.

Tatlılarımızın şerbetini kendimiz hazırlıyoruz, hazır şerbet kullanmıyoruz, hiçbir şekilde tatlandırıcı, koruyucu, renklendirici içermiyor tamamen doğal şerbet.

Bizim tatlılarımız eskiden yapıldığı gibi kaynayan yağın içine atılmıyor, hamurunun içindeki kendi yağı ile döndürülerek pişiriliyor, bu şekilde dışı çıtır içi yumuşak ve daha hafif oluyor.

Şu an için bir de ana caddede şubemiz var, ancak orayı kapatıp burada Belediye Caddesi’nde bu işe devam edeceğiz. Ana caddedeki dükkan kiralarına dayanabilmek mümkün değil. Burada dükkanımızın bir tarafı Bakırcılar Çarşısı, bir tarafımızda çarşamba ve cumartesi pazarı kuruluyor, karşımızda eski kendir hanı… Orası da yapılırsa çok iyi olacak.Özetle bu çevreden çok memnunum.

Dükkana gelen veya sipariş veren müşterilerimize bir çay içimi kadar sürede hazırlayıp, sıcak olarak ikram edebiliyoruz. Ürünlerimiz çok az yapılır, kesinlikle bir sonraki güne kalmaz.

Tamamen kendi imalatımız marmelatlarımız ve süt reçelimiz var. Yine kendi imalatımız köy baklavası, badem tatlısı ve Tekirdağ Hayrabolu’dan getirdiğimiz Hayrabolu tatlı çeşitlerimiz de bulunmakta.

Tarihi Osmanlı Tulumbacısı’nın 50’den fazla şubesi var. İlimizde tek biz varız, başka hiçbir yerde ürünlerimiz yok. İlk başta acemiliğimize geldi ve bazı firmalara verdik; ürünler ertesi güne kaldığında sorun oldu, artık vermiyoruz, sadece kendimiz satıyoruz.

Bakliyat satışımız da var. Siyezindensarıkılçık pirincine, fasulyeden nohuta kadar bulunduruyoruz. Zira dışarıdan gelenlerin en yoğun gezdiği yer buralar ve soruyorlar.”

Siz tatlılardan hangi çeşidi seversiniz bilemiyorum, ama biraz da ekşi sevdiğimden limonlu ve frambuazlı tulumba tatlısı benim favorim oldu.

Belediye Caddesi No: 89’da hizmet veren Tarihi Osmanlı Tulumbacısına yolunuzu düşürmenizi öneriyorum. Kapatacakları tarihe kadar, Kastamonu Müzesi ile Sinanbey parkı arasında kalan şubelerine de uğrayabilirsiniz.

  • ••

“Bazı insanlar olmasını ister, bazıları olmasını bekler, bazıları ise oldurur.” (Michael Jordan)

 

Yazı ve Fotoğraflar:
Bülend ÇADIRCIOĞLU