Kastamonu, “Olgunlaşma Enstitüsü” istiyor

Milli Eğitim Bakanlığı, Olgunlaşma Enstitüsü açmayı sürdürüyor illerde, dün Gaziantep’ten örnek vermiştim, Muğla’da da açıldı, yerel kültürü korumak ve geleceğe taşımak, kadın girişimciliği ve istihdamı için bulunmaz Hint kumaşı…

Olgunlaşma Enstitüsü’nün gerektiği ve yakışacağı illerin başında Kastamonu var aslında.

Kastamonu, “Olgunlaşma Enstitüsü” istiyor…

Kamuoyuna duyurulur.

Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü “Olgunlaşma Enstitüsü” kavramını aşağıdaki satırlarla ifade ediyor…

“Olgunlaşma enstitüleri kültürel değerlerimizi, kaybolmaya yüz tutmuş geleneksel el sanatlarımızı ve giyim kültürümüzü araştıran, asıllarını koruyan, buradan hareketle yeni ürünler hazırlayan, bu ürünleri arşivleyen ve gelecek kuşaklara aktaran, bu ürünlerin uluslararası platformda tanıtılmasını sağlayan, teknolojiyi takip eden ve sektöre nitelikli eleman yetiştiren, eğitim ve öğretimin yanında tanıtım, pazarlama, tasarım ve üretim faaliyetlerini sürdüren nadide eğitim kurumlarıdır.”

Her satırı anlamlı ve önemli…

Her harfi dünümüz, bugünümüz ve geleceğimiz için elzem.

Üretim…

Girişimcilik.

İstihdam…

Özgürlük.

Kastamonu’nun direği kadındır…

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde Kastamonu kadınlarına devletimiz tarafından verilebilecek en güzel hediye “Kastamonu Olgunlaşma Enstitüsü” müjdesinin verilmesidir.

 

Not 1: Ne Muğla ne de Gaziantep’ten aşağı kalır yanımız var…

Eğer bu iller de Olgunlaşma Enstitüsü açıyorsa Bakanlık, pekala Kastamonu’da da açabilir.

Kurtuluş Savaşı’nda kağnı kollarındaki kadınlarımızın, medenileşme yolunda anıt olan kadınlarımızın aziz hatıralarına…

Olgunlaşma Enstitüsü’nü belki de en baştan hak eden ildir Kastamonu.

Milli Eğitim Bakan Yardımcısı koltuğunda hemşerimiz Prof. Dr. Mustafa Safran oturuyorken…

Daha neyi bekliyoruz?

 

****************************************

Petrof piyano

Kastamonu Üniversitesi’nde 2 tane piyano var, biri meşhur “Petrof” marka piyano, 3 Mart Konferans Salonu’nda sesini duymuşluğum vardı çok çok eskiden, diğeri Azerbaycan’dan getirilen sosyal tesisteki piyano…

Selam ediyorum her ikisine de.

Petrof firmasının kurucusu Antonin Petrof, 1857 yılında Viyana’ya gider, piyano yapımını öğrenir, 1864 yılında ilk piyanosunu yapar ve aynı yıl şirketini kurar,  bugünkü Çek Cumhuriyeti’nde faaliyet gösteren firma halen dünyanın önde gelen piyano ihracatçılarından biri durumunda…

O meşhur Petrof’lardan biri ilimizde, her ne kadar “gitmesek de, görmesek de”.

Petrof marka piyano Ankara Üniversitesi Kastamonu Meslek Yüksekokulu döneminde alındı, diğer piyano ise Kastamonu Kalkınma Vakfı’nın hediyesi, o da aynı dönemde…

2 piyanolu MYO vardı bir zaman ilimizde.

Şehir için piyano elzem midir?…

Elbette değil!

Batı enstrümanıdır neticede…

Yokluğu varlığından evladır!