Kastamonu’da Edebiyat

0
18
Rıfat Ilgaz

Kastamonu’da edebiyat… Kulağa çok hoş geliyor aslında, bölge, ülke hatta dünyanın yazın kalbinin bir süreliğine de olsa Kastamonu’da atıyor olması. Keza bundan birkaç yıl önce yazmıştık “Kastamonu için bir marka: Edebiyat” diye… Çünkü böyle bir alt yapıya sahip bir kent Kastamonu… Hem geçmişten getirdiği divan şairinden halk ozanına kadar, hem de Cumhuriyet sonrası kuşaklara ait temsilcilerle hem de hala yaşayıp üreten isimleriyle bir edebiyat anıtı gibi durur Kastamonu. Sadece bu durumu bile bir takvim ve etkinliğin odağına koyup, edebiyatın yapıldığı, konuşulduğu, incelendiği, buluşturulduğu bir süreç yaratıp ülke edebiyatının kalbini bir hafta kentte attırsak ne muhteşem bir şey olurdu.

İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü geçtiğimiz hafta 25-26 Mayıs günleri ikinci olarak “Paflagonya-Kastamonu Edebiyat Günleri” etkinliğini gerçekleştirdi. İlki ise 2014 yılında düzenlenmişti. Etkinliğin ana amacı Türk ve Kastamonu yazın dünyasına katkı sağlamış isimlerin daha iyi anlaşılabilmesi, okuyucu ile buluşturulması ve tanıtımlarının daha iyi yapılıp, Kastamonu’nun bu noktadaki öneminin ortaya konabilmesi.

İlk Edebiyat Günlerinde, Hilmi Yavuz gibi, Cevat Çapan gibi, Tarık Günersel gibi ve tabii ki daha nice çok önemli isimler katılmış Kastamonu ile bağı olan ya da Kastamonulu olan edebiyatçıları konuşmuşlardı. İkinci Edebiyat Günleri de aynı minvalde ama bu kez daha geniş bir programla Kastamonulu Edebiyat ilgilileri ile buluştu. Programın ilk ayağında Divan ve Halk edebiyatı temsilcilerimiz Yorgansız Hakkı Çavuş, İhsan Ozanoğlu, Baharzade Feride Hanım ve Orhan Şaik Gökyay Kastamonu Üniversitesi bilim insanlarınca anlatıldı.

Benim adıma çok güzel ve aydınlatıcı bir program oldu açıkçası; ve aynı zamanda çok ümit verici. Çünkü üniversitemizden araştırmacılar Kastamonulu isimlerin üzerine eğilip öncellikle bilimsel platformlarda isimlerin duyulması için uzmanlaşıyordu. Mustafa Eski Hocamız özellikle Kastamonulu değerlerin isimlerinin unutulmaması ve günümüze taşınması için çok uğraş vermiş bir isim ve kendisi Yogansız Hakkı’nın Anadolu Halk Ozanlığı’ndaki yerini çok iyi gösterdi. Gülten Küçükbasmacı Hocamız, zaten “yereldeki evrensel değerimiz” dediğimiz İhsan Ozanoğlu hakkındaki en yetkin isim konumuna gelmiş ve hatta kendisinin dehası ve çalışmalarını yurtdışı bilimsel programlarda bile dünyaya aktarıyormuş. Baharzade Feride Hanım, bir Kastamonulu olarak Divan Edebiyatının tozlanmış mücevheri desek yeri. Ve bu kadar önemli bir kalem için Şahin Şimşek Hocamız iğne ile kuyu kazıp çok değerli bilgileri gün yüzüne çıkartıyor. Ve, Türk edebiyatı ve dili için ülkemizin olduğu kadar ilimizin de en yüce bayraklarından olan Orhan Şaik Gökyay da Tuba Dalar Hocamızca anlatıldı.

İkinci gün ise Cumhuriyet sonrası ürünler vermeye başlamış olan ve bu dönem edebiyat akımları içinde ürünler verip ülke vizyonunda daha çok yer alan Behçet Necatigil, Rıfat Ilgaz, Oğuz Atay ve Siyami Özel gibi çok değerli isimlerle buluştu Kastamonu.

Rıfat Ilgaz’ın oğlu Aydın Ilgaz ve Behçet Necatigil’in kızı Ayşe Sarısayın ile bu iki önemli edebiyatçımızın daha özel daha sıcak dünyalarına konuk olduk. Ve bir de TRT’nin hazırladığı Behçet Necatigil belgesinden kesitler izleyip bu büyük şairin edebiyat dünyasına yolculuk yaptık. Aydın Ilgaz, Rıfat Öğretmenimizin Kastamonu sevgisi ve düşkünlüğünü anlattığı o dakikalarda doyumsuzdu. Mahmut Temizyürek ve Duygu Kankaytsın ile Oğuz Atay’ın kimliği, kişiliği, aklı ve düşüncesini Atay’ın roman ve hikâyelerindeki karakterleri ile anlamaya çalıştık. Ve Siyami Özel… 1960’lardan başlayarak vefat ettiği 1980’lerin başına kadar hem ülkeye hem de Kastamonu’ya öylesi güzel duygu, düşünce ve eylemler katmış ki üzerine ne dense gerçekten az kalacak. Ve bir de kendisinin salt Kastamonu’dan ve Kastamonulu olarak ülke edebiyatında yer tutuyor olması var ki, onu ayrı bir özel kılıyor.

Kastamonulu Seyfi

Bu arada iki günlük programların sonunda hem Kastamonu’dan örnekler hem de dünyadan örneklerle müzik dinletileri de yapıldı ki, Kastamonulu Seyfi’ye ve Güzel Sanatlar Lisesi Müzik topluluğuna da canı gönülden teşekkür etmek isterim.

***

Sadece tadımlık ama çok lezzetli bir Kastamonu’da Edebiyat Günleri yaşadık. Umarım önümüzdeki yıllarda daha geniş bir kapsamda, sadece tanıtım değil, paylaşımın, üretimin olduğu Edebiyat Günleri bizleri bekler. Çünkü öncelikle Kastamonu’nun edebiyat dünyasındaki yeri, edebiyat dünyasına katkısı gibi dillendirilecek o kadar çok isim ve eser var ki… Geçmişten bugüne gelen, bugünden yarına taşınan, gökyüzünde asılı yıldızlar gibi duran çok isim, çok eser ve çok çalışma…

İl Kültür Müdürlüğü bu konuda güzel bir müjdeyi de duyurdu etkinlikler sırasında. Saray Hamamının üst katı Kastamonulu Edebiyatçılara ilişkin özel bir sergi/müze mekânı olacak. Aslında bu çalışmaları daha ileri götürmek hiç de zor değil. Misal, Belediyemiz, birçok Kastamonu sivil mimarlık yapısını restore edip yeni konseptlerle hayata yeniden sunuyor. İşte bir konağımız sadece Kastamonulu Edebiyatçılara ait bir müze, yaşayan bir workshop, bir araştırma merkezi haline getirilse. Ya da Üniversitemizin, 19 tane araştırma ve uygulama merkezi var. Bir tane daha bu merkezlere eklenip onun da adı “Kastamonu-Edebiyat Araştırma Merkezi” olsa ve bu bahsettiğimiz çalışmalar hem akademik hem de bilimsel temelde de yapılıyor olsa şu dünyaya ve Kastamonu’ya ne kadar güzel bir şeyler eklenmiş olur…

Tadımlık ama çok lezzetliydi… Umarım bundan sonra devamı gelir ve hem doyacak kadar tadabilir hem de Kastamonu’nun birçok başka şeyde olduğu gibi edebiyat dünyası içinde çok önemli bir yere sahip olduğunu önce anlar sonra da anlatabiliriz. Son söz olarak, bu arada topyekun Kastamonu Edebiyat Dünyasının anlatıldığı etkinliğin basınımızın bir kısmınca sadece Rıfat Ilgaz etkinliğiniymiş gibi lanse edilmesi de bizim eksikliğimiz olsun!

(Fotoğrafların bir kısmı Fahri Özbek bir kısmı da internetten alınmıştır)

MURAT KARASALİHOĞLU

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER