Kastamonu’nun 7 harikası

Bugün gazeteci, şehirde ojeli parmakları değil, köyde nasırlanmış elleri yazacak.

İlimizin kurtuluşunun turizmde olduğuna hepimizin hemfikir olduğunu düşünüyorum. TOBB Başkanı RifatHisarcıklıoğlu, 2017 yılında geldiği ilimizde, “Allah size pozitif ayrımcılık yapmış, ben ne yapayım size?” sorusunu sormuş ve Kastamonu’nun sahip olduğu kültürel ve doğa harikası yapısıyla Türkiye’nin cennet köşelerinden biri olduğunu vurgulamıştı.

Bugün de bu konu üzerinden yürüyeceğiz. Allah’ın bize tanıdığı pozitif ayrımcılıktan yani. Dünyanın 7 harikası gibi Kastamonu’nun da 7 harikasının listesini oluşturduk bugün…

***

İlk olarak “Horma Kanyonu” ile başlayacağız. Pınarbaşı ilçe merkezinin 5 kilometre mesafesinde bulunan bir kanyon. Burada özel olarak planlanmış doğal yürüyüş alanları ve dinlenme noktaları da bulunuyor. En güzel tarafı ise listemizde bulunan Ilıca Şelalesi’ne giden 7 kilometrelik bir yol güzergahı da var.

Kanyonun içerisinden Zara Çayı geçiyor. Bu çay, daha sonra Ilıca Şelalesi’nden dökülüyor. Fazla tehlikeli bir kanyon olan Horma, trekking meraklılarının da uğrak yeri olmayı fazlasıyla hak ediyor.

***

“Ilıca Şelalesi” ise Karadeniz’in eşsiz doğasını keşfe çıkmak için mükemmel bir yer. Özellikle sonbaharda Ilıca Şelalesi yakınlarında aradığınız bütün renkleri bulabileceğiniz, doğanın tadını fazlasıyla çıkarabileceğiniz bir harika.

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi, şelale Zara Çayı’ndan gelen suyu 15 metre bir yükseklikten döküyor ve altında doğal bir havuz oluşturuyor. Fotoğraf meraklılarının aradığı her şeyi bulabileceği bir yer olan Ilıca, ulaşımı biraz zorlu olsa da yaşattığı görsel şölenle bunu görmezden gelebileceğiniz bir görünüm sunuyor.

***

“Mahmutbey Camii” tek bir çivi dahi kullanılmadan, ahşabın ve el işçiliğinin mükemmel uyumuyla oluşturulmuş, tarih meraklılarının mutlaka görmesi gereken bir yapıt.

1366 yılında Candaroğulları Beyliği hükümdarı Emir Mahmut Bey tarafından yaptırılan ve Daday’ın Kasaba Köyü’nde bulunan camii, geçtiğimiz günlerde Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı’nın yurtdışında sergilendiğini söylediği ancak ilimiz Etnografya Müzesi’nde sergilenen kapısı ise mutlaka görülmeye değer.

***

“Gideros Koyu” Karadeniz Bölgesi’nde bulunan nadir koylardan biri. Yeşil ile mavinin buluştuğu bu nokta, özellikle yaz aylarında Cide’ye gelen turistler için görsel bir şölen oluşturuyor.

***

İlimizin en önemli turizm değerlerinden biri de hiç kuşkusuz “Çatak Kanyonu”. Kanyon, Azdavay’da bulunuyor. 1 kilometre dağ içerisinden bir yürüyüş yaparak kanyonun 900 metre yüksekliğine ulaşıp manzarayı seyredalabiliyorsunuz.

Çatak, yüzerek ya da bot ile geçilebiliyor. Macera turizmi için oldukça elverişli ama geçilmesi çok zor bir kanyon. Mutlaka teçhizatınızla gitmelisiniz.

***

“Yaralıgöz Dağı” ise Ilgaz’dan sonra ilimiz sınırlarında bulunan en yüksek dağ. Yaralıgöz, muhteşem manzarasıyla, tertemiz havasıyla, dağın eteklerinde bulunan butik mesire yerleriyle yine ilimizde öne çıkan harikalardan biri.

Dünya gözüyle görülmesi gereken bir yer varsa, Yaralıgöz Dağı kesinlikle onlardan bir tanesi.

***

Son olarak da “Valla Kanyonu”ndan söz edeceğiz. Yine Pınarbaşı ilçemizin Muratbaşı Köyü sınırlarında bulunuyor. Valla Kanyonu, oldukça derin olduğu için oraya rehbersiz girmek kesinlikle yasak.

Valla Kanyonu’na girdikten sonra geri dönülmesi mümkün olmadığı için ancak 12 kilometre sonra Cide Loç Vadisi’nden çıkabiliyorsunuz. Uğrunda ne doktorlar kayboldu. Hatırlarsınız. Dr. Mohaç İkbali Yaşar, kanyonda geçirdiği üç günü şöyle anlatmıştı: “Kanyonda hayatımın en güzel üç gününü geçirdim. Kelebekler, doğal güzellikler muhteşemdi. Tekrar girdiğimde 15 günden aşağı kalmam!”

***

Konumuz turizm ve turist çekmek olduğuna göre, bir soruyla bitireceğim bu yazıyı. Kastamonulular, yukarıda bahsettiğim 7 harikadan kaçına gittiniz?

Gözde MINIK