Ölümünün 25.Yılı’nda Amigo Altınmakas

 

 

“Korkum ölmek değil, seni yalnız bırakmak”

Kastamonu’nun renkli ve sevilen simalarından, adı Kastamonuspor ile özdeşleşen efsane amigo Mehmet Altınmakas (Dinler), 1930 yılında Kastamonu’da doğdu. Merhum Hacı İhsan Efendi ve Hacı Hafız Şükriye Hanım’ın tek evladıdır. Babası İhsan Efendi uzun süre manavlık ve esnaflık yaptı. Daha sonra şimdiki Dede Sultan Hamamı’nı Vakıflar’dan kiralayarak 25 yıla yakın bir süre çalıştırdı.Hatta Mehmet Altınmakasbu hamamı çalıştırırken adını Altınmakas Hamamı olarak değiştirince uzun yıllar Altınmakas Hamamı olarak anılmıştır. İlkokuldan sonra Sanat Enstitüsü’nde öğrenimine devam eden Altınmakas, askere gitmeden önce Saliha Hanım ile evlendi. Evliliğinden iki çocuğu bulunmaktadır.

Altınmakas’ın esas mesleği terziliktir. Terziliği çırak olarak yanında çalışmaya başladığı merhum terzi Emin Efendi’den öğrenmiştir. Burada çalışırken İstanbul’da bulunan ve bir Fransız okulu olan Teknik Tekamül Enstitüsü’ne giderek terzilik kursuna katılmış ve buradan Terzilik Sertifikası almıştır. Terzilik kursunda birinci olduğundan diplomasına altından makas takıldı. Altınmakas ismi oradan kalmıştır. Kurs dönüşünde şehrimiz esnafı Abbas Konyalı’nın teşvik ve yardımlarıyla kendi işyerini açarak çalışmaya başladı. O dönemin şartlarında çok nadir kullanılan elektrikli dikiş makinesi ile şapka imalatına başlayarak zamanla takım elbise ve diğer giysileri dikmeye başladı. İşyerine de Altınmakas Terzisi adını vermiştir. Soy ismi buradan gelmektedir. Toptan iş elbisesi imalatı yapan Altınmakas, bu arada babasının çalıştırdığı hamamla da ilgileniyordu. Atak ve hareketli bir yapısı olan Altınmakas, ehliyet aldıktan sonra şoförlüğe başladı. Bir çok kişiye direksiyon dersi verirken aldığı cip ile de yolcu nakline de başladı. Cip’ten sonra minibüsçülüğe de başladı. Çeşitli devlet kurumlarından ihaleler alarak personel taşımacılığı yaptı. 1967 yılında bir dönem Hepkebirler Mahallesi muhtarlığı ve Kastamonu’nun eski belediye başkanlarından Abdurrahman Temizdal (Tarzan) döneminde Belediye Meclis üyeliği de yapan Altınmakas, bu arada işini de değiştirmiş, Gazi Stadyumu’nun karşısında bulunan Olukbaşı’nda aldığı evin bir köşesinde bakkal dükkanı açarak bakkallığa da başlamıştı. Yıllarca hem minibüsçülük hem de bakkalcılığı birada yürüten Altınmakas, Olukbaşı’nda aldığı yerde büyük uğraşlar ve mücadeleler neticesinde tavuk çiftliği de kurdu. Ancak bu işte şansı yaver gitmedi. Bir gecede 2500 civarında tavuğu telef olunca bu işten vazgeçti.

Faal bir kişi olan Altınmakas, siyasetle de ilgilendi. 1986 yılında DSP’nin Kastamonu’da kuruluş çalışmalarına başladı. Tüm ilçelerde büyük uğraşlar sonucunda teşkilatlarını kurarak 1987 seçimlerine parti İl Başkanı olarak katıldı. Merhum Bülent Ecevit’i büyük uğraşlarla Kastamonu’ya getirerek miting yapmasını sağladı.

Hareketli bir yaşantısı olan Altınmakas öğrencilik yıllarında spora da merak sarmıştı. Uzun yıllar Güreş sporuyla uğraşıp sonradan amatör olarak da futbolla ilgilendi.

Profesyonel Kastamonuspor’un temellerinin atılmasında büyük emeği olan Altınmakas, Hüsnü Tandoğan Kapalı Spor Salonu’nun açılışı için 1967 yılında Kastamonu’ya gelen dönemin spordan sorumlu Devlet Bakanı merhum Kamil Ocak’ın Cumhuriyet Meydanı’nda Kastamonuspor’un o dönemki adıyla 2.Milli Ligi’ne alındığını söylediğinde onun yanındaydı. Sonrasında yapılan sevinç gösterilerinde Cip’iyle Cumhuriyet Meydanı’nın merdivenlerine daha sonra da Gazi Stadyumu’nun 30 basamaklı merdivenlerine tırmanması hafızalarda yer etmiştir.

Kastamonuspor’un profesyonel lige alınmasıyla tribündeki ateşten gömleği giyen Altınmakas, terzilik ruhuyla kendi imal ettiği yarısı kırmızı yarısı siyah elbisesiyle Kastamonuspor’un mabedi olan Gazi Stadyumu’nun ahşap tribünlerinde başkanı olduğu Kastamonuspor’un ilk taraftar grubu olan İsmailbey Efegolar’ını ve tüm taraftarları bir maestro gibi yöneterek Kastamonuspor’a büyük bir itici güç oluyor ve tribün ruhunu yaratıyordu.

Bir karşılaşma öncesi rahatsızlanmasına rağmen stada giderek sahaya haykırır “Korkum ölmek değil, seni yalnız bırakmak…”

Bu sözleri Altınmakas’ın Kastamonuspor’a olan sevgisinin, vefasının, sadakatinin bir tezahürüdür.

Altınmakas’ın Kastamonuspor’a desteği stadyumla sınırlı kalmıyor, maçlardan önce ve sonra minibüsüyle bindirdiği davulcu ve zurnacıları cadde cadde gezdirerek halkı maçı izlemeye çağırıyordu.

Ayrıca kendisi gibi Kastamonuspor’a gönül vermiş taraftarları minibüsüne doldurup takımını deplasmanlarda da yalnız bırakmıyor ve gönüldaşlarıyla birlikte büyük bir coşkuyla destekleyip güç veriyordu.

İyilik severliği ile tanınan, herkese elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışan, hayatında hiç sigara ve alkol kullanmayan Mehmet Altınmakas, 14 Mayıs 1993 Cuma günü yakalandığı amansız hastalıktan kurtulamayarak 63 yaşında vefat etti. Mezarı Şehitler Anıtı’nın karşısındaki aile mezarlığındadır.

 

Ünsal KENANOĞLU