Kayıp halka bulundu…

Batı Karadeniz’in tarihöncesini aydınlatmaya aday bir yerleşim

Şu günlerde bu yıl ki kazı sezonu sona ermekte olan Araç BaşköyKâhintepe’de yeni bir tarih yazılıyor…

Tarihi, daha doğrusu yaşanmış ama binlerce yıl toprak altında kalmış olan gerçekleri ve akışı değiştirecek yeniden yazanlar, başta Düzce Üniversite’nden arkeolog Dr. Öğretim Görevlisi NurperiAyenginolmak üzere Don Kişot kimliğine bürünmüş bir avuç arkeoloji öğrencisi…

Herhangi bir kazı değil Araç Kâhintepe’de yürütülen kazı. Mevcut buluntulara göre, sırasıyla Kastamonu ve Karadeniz kronolojisini değiştirecek, sonrasında ise önce Anadolu neolitiğinin (insanın yerleşik yaşama geçtiği dönem) seyrine yeni bir bakış sunacak. En sonunda ise insanın yerleşik yaşama geçme serüveninde bizim bölgemizin katkısı, değiştirmesi ve dönüştürmesi adına yepyeni bilgiler sunacak…

***

Şöyle başlayalım…

Kâhintepe’de kazı başkanı Dr. NurperiAyengin’in açıklamalarına göre, Akeramik Dönem (Çanak-Çömleksiz Dönem), yani insanın yerleşik yaşama henüz geçtiği ancak henüz seramik teknolojisi ile tanışmadığı (MÖ 12.000-7.000 yılları arası) bir tabakaya sahip bu yer. Bu demek oluyor ki, Kastamonu kronolojisinde eksik olan, tam olarak tanımlanmamış Neolitik Çağa ilişkin ilk yerleşim, ilk kesin kanıt bulunmuş oluyor.

Bugüne kadar Kastamonu kronolojisinden bahsederken Paleolitik Çağdan (MÖ 600.000-20.000 – Eski Taş Çağı-İnsanın avcı-toplayıcı olduğu dönem) başlatıp, Neolitik Çağı (MÖ 12.000-5500 – İnsanın yerleşik yaşama başladığı dönem) atlayıp, Kalkolitik yani madenlerin artık yoğun kullanılmaya başladığı dönemle devam edilirdi. Şimdi ise bu kronolojinin kayıp olan halkası Dr. Nurperi başkanlığında kazılan Kâhintepe ile bulunmuş/tamamlanmış oluyor.

Öte yandan insanın yerleşik yaşama başlama serüveni “Bereketli Hilal” denilen Kuzey Suriye ve Anadolu’nun güneyinin olduğudur. Bu süreç yaklaşık olarak MÖ 12.000’lerde başlayıp, Anadolu’nun içleri ve daha da batıya gidildiğinde MÖ 6.000’lere kadar inmekte. İşte böylesi bir haritada hem Kastamonu hem de Karadeniz eksik ikenKâhintepekazısı ile bulmacanın bu eksiği de tamamlanmış oluyor. Elbette Güney Anadolu Neolitik Çağı bir noktaya kadar tanımlanmışken, bu yeni bilgiler ile Neolitik Çağa ilişkin yeni bilgiler dünya tarihine umulmadık şeyler de koyacaktır. Çünkü Kâhintepe’nin o döneme ait sakinleri, belki Güney Anadolu kültürünün bir devamı iken belki de aynı zamanda kendi kültürünü yaratmış bir topluluk olarak çıkacaktır.

Dr. NurperiAyengin’in açıklamalarına göre çukur ve oval temelli evler, taş atölyeleri, adak çukurlarının ve adak eşyalarının bulunması günümüzden 12-14 bin yıl öncesinin sosyal-ekonomik ve dinsel inanışlarına bakmamızı sağlayacak. Yine Hocamızın ifadesine göre o çağa göre büyük ve yoğun bir taş alet üretiminin olması aslında Araç Kahintepe’nin endüstriyel bir merkez olduğunu bu merkezin de Anadolu’nun diğer yerleriyle yoğun bir etkileşimde olduğunu gösterir. Keza bundan birkaç yıl önce Cide Arkeoloji Projesi kapsamında yapılan çalışmalarda bulunan obsidyen (volkanik cam) aletlerin, Kastamonu’ya başka bölgelerden geldiğini dolayısıyla bölgenin çevre kültürlerle etkileşimde olduğunu göstermişti.

Hocamız Kâhintepe’nin yaşını ve önemini vurgulamak için Urfa’da ortaya çıkarılan ve insanlığın ilk ritüel toplanma alanı olarak adlandırılan Göbeklitepe örneğini vermiş. Çünkü Göbeklitepeakeramik çağın bilinen en önemli yerleşimlerinden biri. Orası için bir ibadet yeri olarak değerlendirildiğini söyleyen Dr. Ayengin, Kâhintepe’nin ise aynı döneme ait bir atölye olduğunu söylüyor ve o döneme ait bilinen yerleşim ve bulgularla benzerliğe dikkat çekiyor.

O zaman şu soru akla geliyor:Göbeklitepe’deki devasa taş stellerleyapılmış  yuvarlak ritüel alanlarının bir benzerini, diğer bazı coğrafyalarda olduğu gibi,Akeramik Dönem yerleşimleri ve buluntularıyla benzerlik taşıyan Kâhintepe çevresinde, Kastamonu genelinde ya da Batı Karadeniz’de de görmek mümkün olur mu?

Geleceğin göstereceği çok şey var. Çünkü arkeoloji çok devingen bir bilim. Anadolu arkeolojisinde oldukça bakir olan Kastamonu ve Batı Karadeniz son zamanlarda artan çalışmalarla dünya tarihine eminim çok yeni ve şaşırtıcı bilgiler sunacaktır. Ama şimdiden zaten yeni bir tarih yazılıyor… Yeni sayfalara yeni bilgiler ekleniyor… Bu sayfalarda başta kazı başkanı Dr. NurperiAyengin olmak üzere emek veren tüm müzeci, öğrenci ve çalışanlar yerini aldı bile…

Darısı yeni bilgilerin, yeni çalışmaların ve bunları sağlayacak imkanların, bunlara sahip çıkacak önemin ve kentsel kültürel politikaların çoğaltılmasının başına…

MURAT KARASALİHOĞLU