Kendire iade-i itibar

Kastamonu Belediyesi, Azık Kendir-Kenevir Kadın Kooperatifi ve Kastamonu Sarıkonak Kadın Kooperatifi’nin oluşturduğu Kastamonu Kenevir İnisiyatifi tarafından “2018 Türk Dünyası Kültür Başkentliğinden Kendir Başkentliğine” sloganıyla düzenlenen Kendir Ekim Şenliği’nde, protokol üyeleri ve vatandaşlar tarafından kendir ekimi yapıldı.

Şenlik kapsamındaki çalıştay ise Belediye salonunda gerçekleştirildi.

Şenlikte konuşan Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (ASAM) Kendir Enstitüsü Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Yalçın Koçak, Kastamonu’da bu yıl 300 dönüm arazide kendir ekileceğini belirterek, bu sayede Kastamonu’nun Türkiye’de kendirin tohum merkezi haline geleceğini söyledi.

Dr. Yalçın Koçak, Türkiye’de 47 yıldır ekilmeyen bir sanayi ürünü olduğunu fark ettiklerini belirterek, “Adı kendirdir. Kendirin de başkenti Kastamonu’dur. 260 kilogram tohum ile Samsun’da başlatmış olduğumuz bir kenevir ekim tohumu seferberliğimiz bulunuyor. Bu sene inşallah elimizde artan tohumu da getirdik Kastamonu’da toprakla buluşturuyoruz. 47 yıldır Kastamonu’nun toprağı bu kendire aç. Bu kendir başka bir berekettir. Kendiri ektirmeme lobisi de bulunuyor bu ülkede. Onlarla direkt cepheden karşı karşıya olmasak bu harbi kaybedecektik. Onun için ben iki yıldır ekilecek tarlanın başında duruyorum. Hem ektiriyorum hem de biçtiriyorum. Kendirin eksi payitahtı olan Kastamonu’da bir endüstriyel tesisi nasıl inşa edeceğiz, yapacağız da ülkemizin üretmiş olduğu bu kendir ve keneviri alıp orada işleyeceğiz, büyük bir geliri de sizlere indireceğiz. Bu amaçla bugün buradayız” dedi.

  “Tarihte en eski ekim yeri olarak Kastamonu’yu bulduk”

Tarihte en eski ekim yeri olarak Kastamonu’yu bulduklarını söyleyen Dr. Koçak, şunları söyledi:

“Kendirin bu ülkenin ekonomisine ne kadar büyük bir menfaat sağlayacağını gördükten sonra frene basmayı bıraktık. Üstüne de süratli bir şekilde gidelim istedik. Kader bizim yolumuzu Kastamonu’ya kadar getirdi. Kendirin kadim başkenti Kastamonu’dur. Tarihte en eski ekim Kastamonu’dadır. Mesela Göbeklitepe’de kendir ekim tohumları bulundu. Orta Asya ve Büyük Asya’daki kabristanlıklarda da mezarlıklarda da kendir tohumu bulundu. Ama bunun en güzel yetiştiği yer olarak İsviçrelisi de, Almanı da, Kanadalısı da Anadolu’da ekim peşinde. Çünkü toprak buna elverişli, iklim buna elverişli, güneş saati buna elverişli. Bizim kendir ve kenevir ekiminde kaybettiğimiz 47 seneyi süratli bir şekilde kazanmamız lazım. Bunun için çalışıyoruz, uğraşıyoruz, okutuyoruz, araştırıyoruz. Bir taraftan da ekiyoruz. Ekmek için ne yapmamız lazım? Tohuma ihtiyacımız var. Biz de tohum yetiştiriyoruz. Önümüzdeki yıl inşallah daha çok tohum çıkartacağız, daha çok alanda ekeceğiz.”

  “Bu yıl 300 dönüm arazide kendir ekimi yapılacak”

Bu yıl Kastamonu’da 300-350 dönüm arazide kendir ekimi yapılacağını vurgulayan Dr. Koçak, “Samsun’da ekiliyor, Samsun’da 200 dönüm civarında bir ekim yapıldı. Tokat’ta yine 40 dönüm civarında bir ekim yapılıyor. Türkiye bu yıl ekilen kenevir tohumu önümüzdeki yıla yine yetmez. Ben, büyük hedeflerle uğraşıyorum. Ama maya olmadan da biliyorsunuz yoğurt olmuyor. Şu anda gördüğünüz bu çalışmaların hepsi kendirin maya çalışmalarıdır. Biz bu mayayı inşallah Kastamonu’da tutturduk” dedi.

  “Kastamonu’da kendir borsası da kuruldu”

Kastamonu Ticaret Borsası tarafından da kendir borsası kararı alındığını açıklayan Dr. Yalçın Koçak, “Kendir borsası Kastamonu’dan soruluyorsa kendirin de başkenti Kastamonu’dur hayırlı uğurlu olsun” ifadelerini kullandı.

Dr. Koçak, “Ben, geçtiğimiz yılki ekimlerimden ötürü tohum temin ettim. Bu sene de insanlarımıza tohumu parayla vermek yerine Türkmen’in adetini töresini yerine getiriyoruz ve tohumu size veriyoruz, ‘önümüzdeki yıl bize aldığımız tohumun iki mislini geri ver’ diyoruz. Yani 10 kilogram tohum aldıysan 20 kilogram tohumu geri ver diyoruz. Tohum alışverişinde para kullanamıyoruz. Adetimiz budur. Bu adeti geliştirebilirsek inşallah ülkemize iyi bir imece kültürünü de oturtmuş olacağız” ifadelerini kaydetti.

  “Kendirin başkenti aslında Taşköprü’dür”

Kastamonu Belediye Başkanı Op. Dr. Galip Vidinlioğlu ise, Kastamonulular olarak lobilerinin eksik olduğunu belirterek, “Dolayısıyla kendirin başkenti aslında Taşköprü’dür. 15 asırdır kadar Taşköprü’de kendir ekildiğini ben okumuştum, yanlış da hatırlıyor olabilirim. Kendirin bir özelliği var. Kendir, topraktaki selenyumu yukarıya doğru çekiyor. Yukarıya doğru çektiği için de sarımsağa aromasını veren odur. Bu yüzden kendire bismillah deyip başlamamız lazım. Bizim lobimizi biraz güçlendirmemiz gerekiyor. Sesimizin biraz daha gür çıkması gerekiyor” dedi.

  “Kendir ile ilgili müteşebbis olursa arsa konusunda yardımcı olacağız”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendirin merkezi olarak Vezirköprü’yü açıkladığını hatırlatan Op. Dr. Vidinlioğlu, “Sayın Cumhurbaşkanı önüne gelen dosyaya istinaden bu işin merkezi Vezirköprü dedi ama Vezirköprü kendir konusunda ikinci, üçüncü kalır. Çorum da böyledir. Kendirin anavatanı, merkezi Taşköprü’dür. Kastamonu’da da il merkezinde eskiden ekilip biçiliyordu. Bizim bu işe öncülük etmemiz gerekiyor” diye konuştu.

Kendir ile ilgili bir yan sanayiyi Kastamonu’ya getirmek isteyen müteşebbis olduğu taktirde arsa konusunda yardımcı olacaklarını söyleyen Vidinlioğlu, şöyle konuştu:

“Ben de, ‘eğer seçilirsem mutlaka kendir ile ilgili bir yan sanayiye Kastamonu’ya getirmek isteyen bir müteşebbise ben her konuda yardımcı olacağım, arsa tahsisini de yapacağım’ dedim. Sözümün arkasındayım ve halen aynı yerdeyim.”

Konuşmaların ardından kendir ekimi yapıldı ve davetlilere ikramda bulunuldu.

ÇALIŞTAY

Kendir çalıştayına Vali Yaşar Karadeniz, Belediye Başkanı Galip Vidinlioğlu, MHP İl Başkanı Yüksel Aydın, Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Sezgin Ayan, Tarım Bakanlığı Tarımsal Araştırma Geliştirme Müdür Yardımcısı İhsan Emiralioğlu, eski Milletvekili Mehmet Yıldırım, Kurum ve Kuruluş Müdürleri, STK temsilcileri başta olmak üzere çok sayıda davetli katıldı.

Osman Yaman

Toplantının açılış konuşmasını yapan Tarım ve Orman İl Müdürü Osman Yaman, “İlimiz büyükbaş hayvancılıkta ön planda. Genelde Simental ırkından üretim yapıyoruz. 300 bin büyükbaş, 101 bin 500 küçükbaş hayvanımız, 80 bin arımızın varlığı mevcut. İlimizde siyez buğdayı 42 bin dekar civarında, kestane üretimi Türkiye’de 3’üncü sırada. Hedef konusuna baktığımızda ilimizde yıllardır kendir, kenevir üretimi olduğu halde geçen yıllarda ara verilmiş, geçen yıl Hanönü’nde bir çiftçimiz kenevir ekimi yaptı. Şu ana kadar Kastamonu genelin 151 dekar kenevir ekimi için müracaat var. Ruhsatların bir kısmını verdik, bir kısmı değerlendirme aşamasında” dedi.

Dr. Kibar Ak

Tarım Bakanlığı Samsun Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Kibar Ak, “ kenevir üretimi konusunda başlatılan çalışmalar meyve vermeye başladı. AR-GE çalışmalarımız kapsamında 5 tane projemiz mevcut. İnşallah 2020 yılından itibaren yerli tohumlarla üretimi gerçekleştireceğiz. Yaklaşık 150 dekar Kastamonu’da başvuru var. Samsun hinterlandında yaklaşık 430 dekar bir başvuru var. Bunun 70-80 dekarı dip amaçlı, geri kalanı tohum amaçlı. Sayın Cumhurbaşkanımızda kendir ile alakalı hedef koydu. Bu amaçla 2020 yılında yaklaşık 10 tonluk bir üretimle yarısı tohumlukta yarısı da üretimde kullanılacak şekilde, sektörün ihtiyaçlarını karşılayacak hale geleceğiz. Bu süreçte Kastamonu önemli bir şehir olarak karşımıza çıkıyor. Çalışmalarımızın önemli bir bölümünde Kastamonu var. Umarım ilerleyen süreçte belirlenen hedeflere beraber erişmiş oluruz” ifadelerini kullandı.

İhsan Emiroğlu

Tarım Bakanlığı Tarımsal Araştırma Geliştirme Müdür Yardımcısı İhsan Emiralioğluda,konuşmasında şunları söyledi:

“ Bugün Kastamonu’da olmaktan dolayı büyük mutluluk duyuyorum. Bu kadim şehrin, kadim ürünlerinden bir tanesi de kenevir. Kendir üretimi çok zor, çok meşakkatli, insanlar için çok fazla güç gerektiren bir ürün. Kendir altın gibidir. Kastamonu için kendir böyle bir ürün. Saklanabilen, istenildiği zaman satılabilen bir ürün. Kıymetli ve nezih bir ürün. Yıllardır ülkemizde kendir üretimi azaldı ve bitme noktasına geldi. Araştırma Enstitümüz yaklaşık 5 yıldır bitme noktasına gelen ve ekonomik olarak hiçbir geleceği olmadığı düşünülen kenevir üzerinde çalışmalarını sürdürmüşlerdir. Devlet adına en önemli çalışmayı yürüten bir kurumuz. Mevcut tohumu kurtarmak için tohum tescil çalışmalarına başlamıştır. Bu vesile ile 2019 yılı başında bizim yerli ve milli kenevir üretimimiz olacak, 2 tane tohum tescillenmiştir. Üretimdeki işçiliğin azaltılması için keneviri hasat ettikten sonra, bir özel sektör AR-GE Projesi yapıldı. Bu projeyle bu sezonda ıslamadan keneviri liflerinden ayırabilen makineyi çiftçimizin hizmetine sunmuş olacağız. Bu da işçiliğin azaltılmasında son derece önemli bir faaliyet. Türkiye’de artık herkes çok yoğun bir şekilde kenevir ekimini konuşuyor. Çok yoğun bir istek var. Bu sürecin iyi yönetilmesi gerekiyor. Keneviri işleyecek sanayimizin olmayışı da önemli sorunlardan bir tanesi. 2019 yılı bizim için bir yandan keneviri işleyecek sanayinin tesis edilmesi, bir yandan da kenevir tohumunun çoğaltılması için tespit edilen bir yıl. 2020-2021 yılını planlama çalışmalarımızda sürüyor. Biz yurtdışından tohum gelmesini arzu etmesini istemiyoruz. Bizim kendi tohumuz hem lif bakımından hem de tohum üretimi bakımından yurtdışındakilerine göre en az yüzde 50 daha verimli. Bu bizim açımızdan son derece önemli bir materyal. Bunu da korumak istiyoruz. Ruhsatsız ve izinsiz kimsenin bunu ekmemesi de önemli” diye konuştu.

Prof. Dr. Sezgin Ayan

Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sezgin Ayan, çalıştayda şu bilgileri paylaştı:

“Kendir’in Kastamonu için çok önemli bir yeri var. Kenevirin Kastamonu’da ele alınması çok isabetli bir karar. Kastamonu ekonomisi ve kültürü için önemli bir öğe olduğu ifade edildi. Konunun ilgili kurumlar tarafından ele alınması çok önemliydi. Kenevirin yeni bir ruh getireceğini, yeni bir istihdam alanı oluşturacağını düşünüyorum. 2017 yılı itibariyle küresel pazar alanı 4 milyar dolar olan bir üründen bahsediyoruz. 2025 yılı itibariyle de bu ürünün değerinin 11 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Anadolu’da 3500 yıldır var olduğu biliniyor. Özellikle Kastamonu’nun ayrı bir kimlik olduğunu düşünüyorum. Fakat 2019 yılını geldiğimizde neredeyse kendir üretimi yok. Kastamonu bazında Taşköprü Osmanlı Dönemi’nde lif bazlı kenevir üretim merkezi. 1960 yılına kadar Taşköprü tüm geçimini bu ürüne başlamış. Kastamonu esnafının 3’te 1’i kenevir işiyle uğraşıyormuş. Çok farklı iklimlere adapte olabilen bir ürün” diyerek çalıştayın hayırlı olmasını diledi.

Galip Vidinlioğlu

Belediye Başkanı Opr. Dr. Galip Vidinlioğlu daşunları söyledi:

“Dualar eşliğinde kenevir ekimini gerçekleştirdik. Kendir konusu seçim kampanyası boyunca dile getirdim. Ancak siyasi kaygının içinde fazla ses getirmedi. Kendir ekmesi çok zahmetli bir iştir. Yaklaşık 50 bin üründe kendirin kullanıldığını gördüm. Bu ürüne sahip çıkmalıyız. Kendir stratejik bir üründür. Kendirin başkenti Taşköprü’dür. Kendir ekilen tarlaya ertesi mutlaka sarımsak dikilirdi. Kendirin kökleri topraktaki selenyumu yukarı doğru çekiyor. Sarımsağa aromasını veren selenyumdur. Yerel yönetim olarak omuzlarımıza bir yük daha bindi. Kendirle ilgili çok sık panel düzenlememiz lazım. Köylümüzü kendire teşvik etmeliyiz. Üzerimize düşenleri belediye olarak yapmaya hazırız. Kendirler ilgili Kastamonu’da hangi yan sanayi aktif hale getireceğimizi tartışmalıyız. İplikle ilgili bir müteşebbis Kastamonu için yararlı olacaktır. Gökçeağaç köyünden telefon aldım ve ellerinde tohum olduğunu söylediler. Öncelikli olarak tohumu arttırmalıyız. Normal bitkilere göre kendir havayı 300 kat daha fazla temizliyor. Bazı stratejik ürünlerimizde deformasyon var. İnşallah bundan sonra Kastamonu için çok daha güzel olur. Sadece belediyenin ve odaların katkıları yetmiyor. Platform oluşturmalıyız. Kastamonu’nun gücünü göstermemiz lazım. Kendirinin başkentinin burası olduğunu Cumhurbaşkanımıza bildirmeliyiz. Hiçbir ilçede fabrika yokken Taşköprü’de kendirle ilgili 2 fabrika vardı. Kendir çok bereketli bir üründür. SEKA ve Sümerbank’a yazık oldu. SEKA’da çimento kağıdı üretimi yapılıyor. Fabrikanın tüm departmanları gitti. MOPAK’la da görüşüp onun devreye girmesi lazım. Kendir müzesi gündemimizde olmalıdır. Yapılacak en kısa sürede hayata geçmelidir. Birlik olmaya ihtiyacımız var”

Yaşar Karadeniz

Vali Yaşar Karadeniz ise, şöyle konuştu:

“Kendir tarımının Kastamonu’da  geliştirilmesi için yapılan her türlü çalışmanın içinde olunması gerekir. Tabi ki bunu yaparken geçmişe de takılıp kalmamak gerekiyor. Az önce değerli konuşmalarımız da bahsettiler, kendir tarımının yasaklanma süreci ve bunun uyuşturucuyla olan bağlantısı konusu geçti. Ben kendir ile ilgili toplantılarda uyuşturucu kelimesinin adını bile bu toplantılara taşımamamız lazım. Tamam, doğrudur sonuçta kendir bir sanayi bitkisi ve sanayi bitkisi olmasının hem de ilaç sanayisinde de kullanılabilen bir bitki olmasından dolayı uyuşturucu ile ilgili bir irtibatı elbette var ama bunu yasaklamak uyuşturucudan kurtulmak anlamına da gelmiyor, gelmediğini de zaten yakın tarihimiz bize gösterdi. Bilakis bitkisel uyuşturucuların yerini alan sentetik uyuşturucular insan sağlığını daha fazla tehdit eder hale geldi ve insan sağlığına verdiği hasar zarar da bitkisel uyuşturuculara göre çok daha fazla olduğunu da yine hepimiz biliyoruz. 2017’nin sonuna kadar da kendir tarımı yasaklanmış olmasına rağmen uyuşturucuda kullanıldığında da hep artış olmuş sadece 2018 yılında alına tedbirlerle bir geriye gidiş istatistiklerde görülüyor.

Kastamonu geçmişinde kendir tarımının önemli bir yer var. Zaman içinde bu önemini kaybetmiş ama özellikle son 1,5 yıldır ilimizde bu konu ile ilgilenenlerin göstermiş olduğu çaba bu tarımın tekrar ilimizde canlanması ümidini yeşertti ve geçtiğimiz yılda tekrar bir 50 dekara yakın bir alanda üretim gerçekleştirildi. Bu yıl daha da artıyor ve yıldan yıla da artarak gidecek. Tabii ki bununla ilgili araştırma enstitüsü Samsun’da ama tarımsal araştırma kısmı orda, belki bu ilimiz açısından bir handikap gibi görülebilir ama kendir tarımının tek araştırma kısmı işi tarımsal boyutu değil. Bunun sanayi boyutunun da araştırılmasını, ARGE’sini yapacak birimlerin kurulması gerekiyor. Belki de kenevir tarımının bu ayağına yani üretilmiş olan kendirden sanayide ne şekilde hangi malzemelerle ve rekabete gücünü ne şekilde artırarak üretim yapabileceğimizi dair ARGE çalışmalarını da bizim burada gerçekleştirmemiz gerekiyor. İşte başkentlik tartışmasının da belki sonucu burada bağlanmış olacaktır. Şunu belirtmeliyim ki bu tip ifadeler belki tanıtım anlamında etkin oluyor ama sonuç açısından baktığımızda bizim için önemli olan nokta şu, burada ne kadar kendir üreteceğiz ve ürettiğimiz kendirin ne kadarını burada değerlendirip katma değerini de burada bırakarak satacağız. Bizim katılmamız gereken üstünde durmamız gereken husus bu nokta olmalı ve bunun içinde tabii ki sadece kamunun gücü yetmeyecektir. Bunun için sivil toplum örgütlerinin bugünkü bu toplantıda olduğu gibi konuya ciddi bir şekilde eğilmelerinin çok önemli olduğunu da özellikle belirtmek istiyorum. Yine bunun üçüncü ayağı elbette ki işadamlarımızın, yatırımcılarımızın özellikle Sanayi Bakanlığının vermiş olduğu ARGE teşviklerinden, ARGE desteklerinden istifade ederek buna yönelik ARGE geliştirmeleri ve üretilen kendirin de burada işlenmesine yönelik yatırımları yapması oldukça önemli. O zaman belki Samsun’da yetiştirilen kendiri de buraya getireceğiz, burada işleyeceğiz ve burada satacağız. Kendiliğinden sanıyorum o başkentlik tartışması da bu şekilde sonuçlanmış olur. Yine biz hedefimizi buna göre yönlendirmemiz lazım. Eğer bu şekilde yol alırsak ben sonuç olaraktan çalışır ve ona göre yol alırsak ben hedefimize yakın zamanda ulaşacağımıza da inanıyorum ve Belediye Başkanımız kendirin Kastamonu’da da önemli merkezi Taşköprü olduğunu söyledi. Belki o zaman işte bu söylediklerim gerçekleştiğinde Taşköprü’deki sarımsak festivalinin adının tekrar Kendir ve Sarımsak festivali olarak devam ettireceğimizi de ümit ediyorum. Bu çalıştayı gerçekleştiren herkese de teşekkür ediyorum. Çalıştayın ilimiz tarımına, ilimiz kendir sanayisine ve istihdamına önemli katkılarının ilk basamağı olmasını da temenni ediyorum.”

Konuşmaların ardından kendir ile ilgili sunumlar gerçekleştirilerek, yapılması gereken çalışmalar hakkında görüş alışverişinde bulunuldu.

Cengiz MUHZİROĞLU • AA • İHA