“Kitabımıza uyuyor mu?” sorusu

CHP Kastamonu Milletvekili Hasan Baltacı ve İl başkanı Hikmet Erbilgin Pınarbaşı’nda halka seslenirken yaptıkları konuşmalarda, ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı dile ve siyasete karşı çıktıklarını vurguladılar. Baltacı, Pınarbaşı’nda parti teşkilatlarının birbirlerini toplantılarına davet etmesini, halkın da beklediği, olması gereken örnek bir davranış biçimi olarak tanımladı.

• İl Başkanı Erbilgin, konuşmasını dinleyenler arasında bulunan MHP’nin Diyanet’ten emekli başkan adayı Aslan Altuntaş’a seslenerek: “‘Bu ülkede Cumhur ittifakı ve zillet ittifakı var’ diyorlar. Cumhurbaşkanımızın ve Devlet Bahçeli’nin bu dedikleri kitabımıza uyar mı?’ Şimdi eğer Aslan Hocam ‘uyar’ derse söyleyecek lafım yok. ‘Uymaz’ derse, Aslan Hocam’dan ricamdır Devlet Bahçeli’ye sorsun: ‘Ey genel başkanım! Biz bu topraklarda beraber yaşıyoruz. Niye bu ülkeyi birbirine düşürüyorsunuz?’ diye sorsun” şeklinde konuştu.

CHP Kastamonu Milletvekili Hasan Baltacı, yerel seçimle ilgili çalışmaları kapsamında ziyaret ettiği Pınarbaşı’nda halka seslendi.
CHP Pınarbaşı İl Genel Meclisi Üyesi Adayı Mete Yılmaz’la birlikte Pınarbaşı esnafını ziyaret edip Yılmaz’a destek isteyen Milletvekili Baltacı ayrıca İyi Parti Pınarbaşı Belediye Başkan Adayı Bayram Sarımeşe’nin seçim ofisi açılışına katıldı.
Açılışta yaptığı konuşmada Erdoğan ve Bahçeli’nin daha önceki seçimlerde olduğu gibi 31 Mart öncesi de toplumu korkutup tehdit ettiğini söyleyen Milletvekili Hasan Baltacı, yine her seçim öncesi olduğu gibi iktidarın bu seçim öncesinde de hayal satmaya çalıştığını belirtti.
Pınarbaşı Devlet Hastanesi’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından defalarca açılıp, müjde olarak duyurulduğunu belirten Milletvekili Baltacı, ancak Pınarbaşı halkının kan tahlili yaptırmak için ya Kastamonu’nun ya da Karabük’ün yolunu aşındırmak zorunda kaldığını kaydetti.
Pınarbaşı’nın doğa turizminde çok önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Hasan Baltacı, Pınarbaşılıların mermer ocağı ruhsatlarıyla ilgili yaşadıkları endişelerin cevaplanması, doğa harikası bölgenin talan edilmesine izin verilmemesi gerektiğini kaydetti.
“HASTANEDE BEKA SORUNU VAR!”
Pınarbaşı’nda farklı partilerin ve adayların mitinglerine bir birlerini davet etmelerinin önemine işaret eden ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye bu konu üzerinden yüklenen Milletvekili Baltacı, “Öncelikle bir konuda Pınarbaşı’na teşekkür ediyorum. Bugün MHP’nin bir açık hava toplantısı, meydan toplantısı vardı. Sağ olsunlar bizim ilçe başkanımızı ve yöneticilerimizi de çağırmışlar. Bizim ilçe başkanımız ve yöneticilerimizde o toplantıya gittiler. Bugün de aramızda bizi dinlemek için MHP’nin belediye başkan adayı ve ilçe yöneticileri burada. Bugün bu toplumun aslında en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden birisi de birbirini dinlemektir. Birbirini dinlemek, birbirini anlamak, birbirinin ağzından çıkacak cümlelere değer vermektir. Ben az önceden beri bakıyorum meydana ve meydan dışındaki bizi dinleyen vatandaşlarımıza, herkes pür dikkat burayı dinliyor. Birbirimizi dinlemenin ne kadar önemli olduğunu Pınarbaşı’nda görüyorum ve hepinize çok çok teşekkür ediyorum. Bakın ilginçtir, il başkanım bahsetti. Bizimki gibi Pınarbaşı gibi küçük ilçelerimize bir abi AKP’de, bir kardeş CHP’de, amcaoğlu MHP’de, dayıoğlu İyi Parti’de siyaset yapabilir. Yapmalıdır, bu da hakkıdır. Ama seçimler her geldiğinde, meydanlara çıkıldığında, siyasetçiler bu kürsüye çıktıklarında kazanmak uğruna öyle şeyler söylüyorlar ki sanki yarın birbirleriyle komşu olmayacaklar, sanki yarın birbirleriyle akraba olmayacaklar, sanki yarın aynı işyerinde birbirleriyle çalışmayacak gibi cümleler kuruyorlar. Özellikle iktidar partisi her seçim döneminde meydanlara çıkıp iki şeyi yapıyor. Birincisi bu toplumu korkutuyor, tehdit ediyor. İkincisi de akla, mantığa sığmayan vaatlerle bu toplumun hayalleriyle oynuyor. Hayal satmaya çalışıyor. En son örneğini bu yerel seçimde görüyoruz. Ne yapıyor Sayın Erdoğan? Bu yerel seçimi bir yerel seçim olmaktan çıkartıp bir beka sorununa dönüştürüyor. Diyor ki ‘kardeşim bana oy vermezseniz, onun tabiriyle zillet ittifakına illet ittifakına oy verirseniz bu ülke bir beka sorunu yaşar’ diyor. 17 senenin sonunda eğer Cumhurbaşkanı diyorsa ‘bir beka sorunu var’, ben de buradan cevap veriyorum. Eğer siz bu ülkenin eğitim sistemini çökerttiyseniz, eğer siz binlerce, on binlerce, milyonlarca genci üniversitelerden mezun edip, KPSS sınavlarına sokup, KPSS’ de birinci olan çocuğu mülakatta elediyseniz, binlerce, milyonlarca işsiz genç varsa, genç işsizlik yüzde 25 ‘e çıktıysa bu ülke bir beka sorunu yaşayacaktır elbet. Eğer siz bu ülkenin sağlık sistemini çökerttiyseniz, Pınarbaşı Devlet Hastanesi’nde kan tahlili yapılamıyorsa, bir tane ambulans varsa o da Karabük’e mi gidecek, Kastamonu’ya mı gidecek, yol boyu geziyorsa elbette bu ülke bir beka sorunu yaşayacaktır. Eğer siz bu ülkenin turizmini, bu ülkenin sanayisini, bu ülkenin tarımını, hayvancılığını, köylüsünü yok ettiyseniz, eğer devlet kadrolarında liyakati yok ettiyseniz, eğer bu ülkenin devletini, sistemini cemaatlerin elinde oyuncak ettiyseniz bu ülke bir beka sorunu elbette ki yaşayacaktır. Başka ne yapıyor sayın Erdoğan? Hayal satmaya çalışıyor. Bakın bir seçim geliyor ‘ göklerde yerli uçağımız uçacak’ deniliyor. Bir bakıyorsun yerli uçak gökte değil hangardaymış halen çıkartamadılar. 17 senedir buraya geliyorlar, bu kürsülere çıkıyorlar, Azdavay-Pınarbaşı yolunu yapacağız diyorlar. Ben bugün gelirken en az yarım saatimi Azdavay-Pınarbaşı yolunda harcadım. Seçim geliyor, Sayın Cumhurbaşkanı miting meydanlarında Kastamonu’da Pınarbaşı Devlet Hastanesi’ni 3-5 defa açıyor, ama ortada daha çalışan bir hastane yok. Seçim geldiğinde Kastamonu’da özel bir hastane var onu açıyor, Niğde’de petrol buluyor, Tekirdağ’da doğalgaz buluyor. Seçim geldiğinde buralarda servet fışkırıyor ama biz bugün halen bir ekonomik krizin içerisinde yolumuzu arıyoruz.” ifadelerini kullandı.
“KAŞ YAPARKEN, GÖZ ÇIKARMAMAK GEREKİYOR”
Pınarbaşı bölgesinde gelişi güzel mermer ocağı ruhsatı verildiği yönünde kamuoyuna yansıyan endişe ve eleştirilere de değinen Milletvekili Baltacı, “Turizm denildiğinde adı dillerden düşürülmeyen Pınarbaşı büyük bir endişe içinde. Bakın, Pınarbaşı sadece Pınarbaşı’ndan görünen bir yer değil. Dünya Doğayı Koruma Vakfı’nca küresel düzeyde öncelikli 200 ekolojik bölgeden biri olarak belirlenen Kuzey Anadolu ormanlarının bir parçası da Küre Dağları Milli Parkı’dır. 157 endemik bitki türü, 60’a yakın bitki familyası barındıran bu doğa harikası bölgeyi gözümüz gibi korumak, doğa turizminde ilk adres yapmamız gerekiyor. Ancak geçtiğimiz günlerde Pınarbaşı bölgesinde çeşitli ocak ruhsatlarının gelişi güzel verildiği, bu durumun ilçenin doğal yapısına büyük zarar vereceği yönündeki endişeler kamuoyuna yansıdı. Pınarbaşı doğa turizminde çok önemli bir potansiyele sahip. Pınarbaşılıların mermer ocağı ruhsatlarıyla ilgili yaşadıkları endişelerin cevaplanması gerekiyor. Mermer Kastamonu için önemli bir zenginlik ancak kaş yaparken göz çıkarmamak gerekiyor. Bu konuyu yakından takip edeceğimin bilinmesini istiyorum.” dedi.
“BAYRAM SARIMEŞE’NİN YANINDAYIM”
İyi Parti Pınarbaşı Belediye Başkan Adayı Bayram Sarımeşe’nin ilçenin çözüm bekleyen sorunlarının üstesinden geleceğine inandığını belirten Milletvekili Baltacı, “Bizi biz yapan, bizi birlikte yaşayabileceğimiz bir toplum haline getiren, ama bugün tasfiye edilmiş olan Cumhuriyetin bütün değerlerine sahip çıkarak yeniden biz olabiliriz. Bir toplum olabiliriz. Biz olarak bu ülkenin yeniden eğitimini, sağlığını, turizmini, tarımını, sanayisini ayağa kaldırabiliriz. Şimdi böyle bir fırsat var, bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmemiz gerekiyor. Onun için her seçim geldiğinde bizi tehdit edenlere, bizi korkutanlara, bize olmadık hayaller satanlara karşı bu seçimde bir cevap vermek zorundayız. Ben gönülden Millet İttifakı’nın belediye başkan adayı Sayın Bayram Sarımeşe’nin yanındayım. Desteğim kendisine tamdır. Ama sizler elinizi vicdanınıza koyacaksınız, bütün adayları dinleyeceksiniz, bütün partilere bakacaksınız, projelerine bakacaksınız, vaatlerine bakacaksınız, bu işi yapabilir mi yapamaz mı buna bakacaksınız. Ama bir şeye daha bakmanızı rica ediyorum sizden, bunu gönülden istiyorum. Bu toplumu hangi siyaset bir arada tutabilir? Bu toplumu hangi siyaset birleştirebilir buna bakmamız lazım. Eğer böyle giderse bir birine güvenmeyen, inanmayan bir toplum olarak bölünüp, parçalanıp gideceğiz. Şimdi daha sıkı birbirimize tutunmak zorundayız. 31 Mart’ı tekrar söylüyorum, bir fırsat haline dönüştürmemiz lazım. Bu güzel memlekete kim daha çok sahip çıkacaksa, ona sahip çıkmamız lazım, Bayram Sarımeşe’ye sahip çıkmamız lazım” diye konuştu.
HİKMET ERBİLGİN:
“ASLAN HOCA’YA SORUYORUM; BU KİTABIMIZA UYUYOR MU?”
CHP Kastamonu İl Başkanı Hikmet Erbilgin de Pınarbaşı’ndaki konuşmasında Erdoğan ve Bahçeli’nin zillet ittifakı söylemlerine sert çıktı.
Konuşmasında, Diyanet’ten emekli olan Pınarbaşı MHP Belediye Başkan Adayı Aslan Altuntaş’a “bu bizim kitabımıza uyuyor mu?” sorusunu yönelten Hikmet Erbilgin kalabalıktan büyük alkış aldı.
İl Başkanı Hikmet Erbilgin Pınarbaşı da yaptığı konuşmada şunları söyledi;
“Değerli Pınarbaşılılar konuşmama başlamadan önce bir içimizi dökmemiz lazım, bir dertleşelim. Şimdi her sabah uyandığınızda şu meydan da her gün birbirinizle selamlaşıyorsunuz. Birbirinize selam alıp verirken, bu adam CHP’li, bu adam AKP’li, bu adam MHP’li, bu adam İyi Partili demiyorsunuz. Birbirinizle kız alıp veriyorsunuz. Düğününüz oluyor. Birbirinize davetiyeyi gönderirken, bu adam CHP’li, bu adam AKP’li, bu adam MHP’li, bu adam İyi Partili demiyorsunuz. Cenazeniz oluyor. Cenazenize, o tabuta hep birlikte omuz veriyorsunuz, beraber ellerinizi semaya kaldırıp, helallik veriyorsunuz, cenazelerinizi beraber defnediyorsunuz. Çocuklarınız aynı okullarda, aynı sıralarda oturuyor. Askerinizi uğurlayacağınızda bir haneye, bir ocağa hep beraber gidiyorsunuz değil mi? Şimdi hal böyleyken bu ülkenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ‘bu ülke de Cumhur ittifakı ve zillet ittifakı var.’ Diyor. Siz buna razı mısınız? Böyle olduğunu düşünüyor musunuz? Şimdi kendisine saygılarımı sunuyorum. Aslan Hocam Diyanet’ten emekli; aramıza katılmış, hoş gelmiş, sefa gelmiş. Şimdi huzurlarınızda soruyorum Aslan Hocama; Cumhurbaşkanımızın ve Devlet Bahçeli’nin dediği kitabımıza uyar mı? Şimdi eğer Aslan Hocam uyar derse söyleyecek lafım yok, yok uymaz derse 13 Mart’ta Sayın Devlet Bahçeli Kastamonu’ya geliyor. Aslan Hocam’dan ricamdır Devlet Bahçeli’ye sorsun: ‘Ey genel başkanım! Biz bu topraklarda beraber yaşıyoruz. Niye bu ülkeyi birbirine düşürüyorsunuz?’ diye sorsun. Kendisinden ricamdır, ben buradan soruyorum. Değerli Pınarbaşılılar, yerel seçimler niye yapılır? Amaç nedir? Adaylar kendi vatandaşlarının, eşinin, dostunun karşısına çıkar der ki; ‘Ben bu şehre daha iyi hizmet vereceğim. Gönlümde bu şehir, bu ilçe için şunu, şunu, şunu, şunu yapmak geçiyor’ der. ‘Şu köşesine park yapacağım, kadınlarımıza, çocuklarımıza kreş yapacağım’ der. Diğer bir aday da başka bir şey söyler. O ilçenin seçmenleri de gönülden inandıklarına gider oy verirler. Yani, seçim bir vatandaşlık görevidir. İnsanları birbirine düşürme işi değil. Şimdi ben size örnek vereyim değerli Pınarbaşılılar. Doğanyurt’ta bir belediye başkanımız VAR. Ahmet Kaya… AKP belediye başkanı. Onun dünürü benim ilçe başkanım. Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Başkanı. Şimdi Devlet Bahçeli ile Sayın Cumhurbaşkanımız o iki dünürü birbirine düşürmeye çalışıyor. Şimdi buradan Mehmet Yılmaz belediye başkanıma, sayın abime bir soru sorayım. Kendisi AKP belediye başkanı, kardeşi Mete abim Cumhuriyet Halk Partisi’nden İl Genel Meclisi adayı. Şimdi bu iki kardeşin birbirine düşürülmesine razı mı Mehmet başkan? Sorsun bunu Pınarbaşılılar. Desinler ki, ‘Sayın belediye başkanım; seçimler geliyor geçiyor, bak sen bu şehre, bu ilçeye hizmet etme şerefine eriştin, bugün de aday değilsin, şimdi senin kardeşini sana hedef gösteriyor bu siyaset buna razı mısın?’ Diye sorsun. Birbirinize sorun değerli Pınarbaşılılar. Yapacağımız bir yerel seçim, altı üstü 3-5 belediye alacağım diye kardeşi kardeşe, dünürü dünüre, torunu dedeye, babayı oğula düşürmeye gerek yok! Bu nedenle Pınarbaşı’ndaki bütün kardeşlerim, bütün büyüklerim, annelerim, babalarım bunun bir yerel seçim olduğu bilinciyle hareket etsin. Bizim düğünümüz, cenazemiz bir bunu aklımızdan hiç çıkarmayalım. Şimdi Pınarbaşı dedik ya Cumhuriyet Halk Partisi bir belediye başkan adayı çıkardı, Mete Yılmaz’ı aday çıkardı. Sonra Bayram Sarımeşe ile bir araya geldiler ve dediler ki; ‘Bizim için senlik, benlik yok. Esas olan Pınarbaşı’dır. Dolayısıyla ha Bayram Sarımeşe, ha Mete Yılmaz’ dedi Mete abi. Ben dedi Bayram Sarımeşe’nin yanındayım. Biz de Bayram Meşe’nin yanındayız. Hayırlı uğurlu olsun. Bunu gittiğim her yerde söylüyorum. Burada güneş bizim nazarımızda altı oktur. Azdavay’da ise altı ok bizim nazarımızda güneştir. Ayrımız gayrımız yok! El ele veriyoruz, hayırlı olsun, uğurlu olsun, inşallah Pınarbaşı güzel günlere, iyi günlere hazır.”