Maşalacı: Omuz omuza yürüme zamanı

MHP 47. yaşını kutluyor

MHP İl Başkanı İbrahim Maşalacı, partilerinin kuruluşunun 47’nci yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, “Bugün, geçmişte yaşanan kırgınlıkları ve küskünlükleri aşma günüdür. Gönül ve ülkü birliği yaparak, omuz omuza yürüme zamanıdır. Çünkü aslolan millet varlığının devamlılığıdır” dedi. 

MHP İl Başkanı İbrahim Maşalacı , partilerinin kuruluşunun 47’nci yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, “Elde ettiğimiz birikim ve tecrübe artık partimizi, ülkemiz ve milletimiz için duyduğumuz sevgiyi ve heyecanı ancak tek başına iktidarla gerçekleşecek bir hedefe kilitlemiştir” derken, kırgınlık, küskünlüklerin bir yana bırakılıp omuz omuza yürüme zamanı olduğunu söyledi.

Maşalacı, “İlhamını  5 bin yıllık Türk medeniyet tasavvurundan alan, felsefesini Orhun Anıtlarında somutlaştıran Türk milliyetçiliği anlayışının modern fikir hareketi hüviyeti kazanması, 19. yüzyılın ikinci yarısında gerçekleşmiş, Türk milliyetçiliğinin bir kadro ve fikir partisi yapısına dönüşerek siyasî hayatımızdaki güzide yerini alması Milliyetçi Hareket Partisi’nin doğup gelişmesiyle mümkün olmuştur” dedi.

Türk Milliyetçilerinin siyasi organizasyonu olan MHP’nin, 8-9 Şubat 1969 günlerinde Adana’da yapılan Büyük Kongresi’nde Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi’nin adını Milliyetçi Hareket Partisi olarak değiştirmesiyle kurulduğunu hatırlatan İbrahim Maşalacı, şunları söyledi:

“Büyük Kongreden sonra toplanan ilk genel idare kurulunda partinin amblemi ‘Üç Hilâl’ olarak kararlaştırılmıştır. Bugün partimizin 47. kuruluş yıldönümünü idrak ediyoruz. Mutluyuz, kıvançlıyız. Sevdalısı olduğumuz büyük Türk Milleti’nin tarihi Türk milliyetçiliği düşüncesini bir siyasi proje haline getirerek, siyasi imtihan sahasına çıkışımızın üzerinden kırk altı yıl geçmiştir. Maziden âtiye giden onurlu ve ilkeli yürüyüşün son yüzyılında söz sahibi olmuş Türk milliyetçilerinin ve son kırk yedi yılına damgasını vurmuş Milliyetçi Hareket Partisi’nin öncelikli mücadele maksadı ve varlık nedeni, Türk milletinin var olma mücadelesinde milli bekanın kopartılmadan devamını sağlamaktır. Rahmetli Başbuğumuz Türkeş Bey’in arkadaşlarına hitaben söylediği, ‘Emanet olunan davayı kucakladım. Hiç arkama bakmadan, tereddütsüz, hiçbir şeye aldırmadan yürüyorum’ sözleri bu tarihi sürecin ve şuurun yansımasıdır. Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi’nin 8-9 Şubat 1969 tarihinde yapılan kongresi; bugün artık Türkiye siyasetinde sağlam bir zemin bularak derinlere kök salmış olan Milliyetçi Hareket Partisi’nin doğuşunu müjdeleyen çok önemli bir dönüm noktasıdır.”

MHP’nin kurulmasıyla birlikte “yürekleri vatan ve millet için çarpan milliyetçilerin, siyasi temsil yönünden aradıkları kimliği, kurumu ve kucaklamak istedikleri gönülleri ‘üç hilal’in etrafında bulduğunu” söyleyen Maşalacı, şunları kaydetti:

“İlk yıllarında, kurucusu ve lideri merhum Alparslan Türkeş Bey ve dava arkadaşlarının eseri olan milliyetçi-ülkücü gençliğin Türkiye’miz için duydukları Millî kaygıları, apartman dairelerinde, düğün salonlarında, yurt odalarında buluşarak paylaştıkları heyecanlı ve uzun sohbetlerden, sabırla ve inançla sürdürülen çözüm arayışlarından bugünkü seviyelere iftiharla ulaşılmıştır.
Milliyetçi Hareket Partisi, Türk Milletinin geleceğine ümitle bakmak isteyen herkesin umut kaynağı, geleceğinden endişe edenlerin sığınağı haline gelmişse, bu 47 yıl içerisinde harekete gönül vermiş, omuz vermiş, emek vermiş ve elbette ki öncelikle can vererek şehit olmuş aziz kahramanların eseridir. Elde ettiğimiz bu birikim ve tecrübe artık partimizi, ülkemiz ve milletimiz için duyduğumuz sevgiyi ve heyecanı ancak tek başına iktidarla gerçekleşecek bir hedefe kilitlemiştir.

Bu hedefe ulaşmak; öncelikle kurucu dava büyüklerimize olan gönül borcumuzu ödemektir. Sonra aziz milletimize layık olduğu refah ve huzuru, kutlu devletimize ise ihtiyacı olan gerçek bağımsızlık ve liderliği sağlamak vazgeçilmez inancımızdır. Bugün, geçmişte yaşanan kırgınlıkları ve küskünlükleri aşma günüdür, gönül ve ülkü birliği yaparak, omuz omuza yürüme zamanıdır. Çünkü aslolan millet varlığının devamlılığıdır.

Siyasetimiz, milletin ve devletin bekasını merkeze alan bütün vatandaşlarını toplayacak kadar bütünleştirici; hareketimiz ise bir vesile ile ayrı düşerek üç hilalde gönlü kalan bütün arkadaşlarını kucaklayacak kadar kapsayıcıdır.”