“MHP neden ‘evet’ diyor?”

MHP İl Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı, 16 Nisan’da halkoyuna sunulacak Anayasa değişikliğine parti olarak neden “Evet” dediklerini belirten yazılı bir açıklamada bulundu.

MHP İl Teşkilatı’nın referandum çalışmalarına ilçe teşkilatlarını ziyaret ederek devam ettiği. Bildirildi. İl Başkanlığından verilen bilgiye göre, İl başkanı Maşalacı ve yönetimi son olarak Hanönü ilçe teşkilatını ziyaret ederek referandum ile ilgili teşkilatı bilgilendirdi.
Bu arada, MHP İl Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı, 16 Nisan’da halkoyuna sunulacak Anayasa değişikliğine parti olarak neden “Evet” dediklerini belirten yazılı bir açıklamada bulundu.

Maşalacı’nın, “Kadirşinas Kastamonu halkı” diye başlayan açıklaması şöyle:

“Anayasa, Türkiye’de uzun yıllardır tartışılan en önemli meselelerden birisidir. Genellikle siyasetin Anayasa ve sistemin temel normları yerine güç ilişkilerinden beslenmesi yüzünden, bazen ise yürütmenin iki başlı yapısından ve demokratik uzlaşı kültürünün eksikliğinden kaynaklanan sorunlar bir türlü giderilememiştir. TBMM’de oluşturulan Anayasa Uzlaşma Komisyonundaki görüşmelerde yeni anayasanın içeriği ve hükümet sisteminin nasıl şekillendirileceğine dair tartışmalar, Milliyetçi Hareket Partisi’nin asla kabul edemeyeceği vahim noktalara ulaşmıştır. Son yıllarda Anayasa’nın ilk dört maddesinin değiştirilmesine ve Anayasa’dan Türklüğün çıkarılmasına kadar varan girişimler, Türk Devleti ile milletinin bekasına yönelik bir tehdit hâlini almıştır. Diğer yandan, devletin tepesindeki “hukuksuzluk” tartışmaları da beka sorununu tetikleyen önemli bir unsur hâlini almıştır. Bu noktada MHP, varlık sebebi olarak gördüğü devletimizin kuruluş ilke ve değerlerini garanti altına almak ve bu yıkıcı tartışmalara son noktayı koymak için inisiyatif almış, devlet ve milletimiz için önemli bir adım atmıştır. Ülkemiz, bir yandan terörle amansız bir şekilde mücadele ederken diğer taraftan 15 Temmuz’da yaşanan hain darbe girişiminin yaralarını sarmakla meşguldür. Bu sorunlara çare bulunabilmesi, millî ve demokratik vatandaşlık kültürünü geliştirip müşterekler üzerinde buluşabilen bir toplum yapısına ve kriz üretmeyen bir güçlü hükümet sisteminin inşa edilmesine bağlıdır. Samimiyetle inanıyoruz ki mevcut anayasa değişikliği, devletteki karmaşa ve kafa karışıklığını sonlandıracak, milletimizi uzlaşı ile bütünleştirip güçlendirecek, geleceğimizi güvence altına alacaktır. MHP olarak, Kalıcı nitelikli bir millî mutabakatın şart olduğunu görüyor, fiili durum ve açmazın bir an önce sonlanarak töreye uygun devlet düzeninin devamını ertelenemez bir hedef olarak kabul ediyoruz. İnancımız odur ki töre, devletin düzeni, kuruluş ruhu ve gücü demektir. Töresiz Türk devleti olmayacak, MHP varken devlet töresiz kalmayacaktır. MHP, anayasamızın ilk dört maddesinde özetlenen Cumhuriyetimizin ilkelerine; üniter millî devlet yapısına; hukukun üstünlüğüne; demokratik ve laik yönetime, insan hak ve hürriyetlerinin korunmasına ve millî birlik ve bütünlüğümüze aykırı olmayacak bir anayasanın hazırlanmasına öncülük etmektedir. Böylelikle; federasyon ve tek adam rejimine fırsat vermeyen, anayasanın “Türk” kimliğini muhafaza eden ve Türk devletinin bölünmez bir bütün olarak yaşamasını sağlam teminatlara bağlayan bir yapının esasları oluşturulmaktadır. Bu kitapçık, yeni hükümet sisteminin esaslarını özetlerken Partimizin anayasa değişikliklerine hem demokrasinin güçlenmesi hem de etkin ve dengeli bir hükümet sisteminin tesisi adına sağladığı katkıları ortaya koymakta, Partimizin oynadığı rolün ne olduğuna işaret etmektedir. Bir diğer yandan, Partimize yönelik iftiraların neden gerçeklerden uzak olduğu da gözler önüne serilmektedir. Milliyetçi Hareket Partisi olarak bizler, milletimizin taleplerini demokratik edep ve sorumluluk bilinciyle yerine getirerek hazırladığımız bu anayasa değişikliğine; “millet için evet, devlet için evet, Cumhuriyet için evet, Türklüğün bekası için evet” diyoruz. Takdir, kadirşinas Kastamonu halkınındır !
MHP’ye göre anayasa yapımında asla tartışılmayacak hususlar MHP; Cumhuriyetin temel nitelikleri, Türk millî kimliği, demokratik rejim ve temel insan hakları gibi değerleri vazgeçilmez kabul eder ve bunların tartışılmasını reddeder. MHP, “tek millet-tek devlet” esasına dayanan, üniter yapıdaki millî devlet bünyesinde;
• Farklı etnik kimliklere siyasî ve hukukî statü tanınarak çok parçalı millet yapısı oluşturulmasına,
• Kişi hak ve özgürlüklerinin etnik temelli kolektif haklara dönüştürülmesine,
• Türkçe dışındaki dillere ve farklı kültürlere statü kazandırılarak yapay azınlık yaratılmasına,
• Vatandaşların birbirleriyle ve milletin devletle çatıştırılmasına zemin hazırlanmasına,
• Millî kimlik tanımının değiştirilerek “Türkiyelilik” kavramının esas alınmasına,
• Vatandaşlık bağının Türk milleti kavramı yerine ikâme edilmeye çalışılmasına,
• Türkçeden başka dillerde “anadil” olarak eğitim yapılmasına,
• Türkiye’nin idarî yapısının değiştirilerek yerel yönetimlerin mahallî parlamento olarak çalışacağı özerk bölgeler sisteminin hayata geçirilmesine zemin hazırlayacak anayasa değişikliği yahut yeni bir anayasa yapılmasını hiçbir şekilde tartışma konusu yapmamış ve yapmayacaktır.
Cumhuriyetin temel nitelikleri ile devletin kuruluş esaslarının düzenlendiği Anayasanın ilk dört maddesi ilelebet korunacaktır. Mevcut anayasa değişikliğinde, MHP’nin seçim beyannamesinde yer alan bu hususlarda hiçbir değişiklik yapılmamış, ilke ve değerlerimiz istisnasız bir şekilde korunmuştur.
Kısacası, Anayasaya bakışımızda herhangi bir değişiklik, bir sapma veya farklı bir anlayışa savrulma olmamıştır. 6 MHP Türkiye’nin sorunlara seyirci kalmamış, tarihî bir inisiyatif almıştır 15 Temmuz hain darbe girişimi göstermiştir ki hiçbir siyasî mülahaza Türk devletinin ve Türk milletinin birlik, bütünlük ve bekasının önünde değildir. Bu tarih, Türkiye’nin birlik ve bekasına yönelik endişe duyan herkes için yeni bir başlangıç olmuştur. Ne var ki 15 Temmuz’u oluşturan riskler, hâlen devam ederken tehditler tamamen bertaraf edilememiştir. Bu şartlar altında MHP; Türkiye Cumhuriyeti’ne soluk aldırmanın, hukuksuzluğa ve devlete musallat olmuş yanlışlığa engel olmanın kaçınılmaz olduğunu mütalaa etmiştir. Türkiye’nin ve Türk milletinin yeni bir krize karşı ekonomik, sosyal ve siyasî mukavemeti de giderek azalmaktadır. Bu tablo karşısında MHP, Türkiye’nin bugünkü hâline kimin sebep olduğuna bakmaksızın, Türk milliyetçiliği anlayışının bir gereği olarak kriz ortamından çıkmak için bir çözüm yolu göstermiştir. Bu tavır, sorunlara sebep olanlara karşı yönelttiğimiz eleştirilerimizi unuttuğumuz anlamına gelmemektedir. MHP millî iradeye başvurulmasının yolunu açmakla kalmamış, TBMM’nin güçlendirilmesi, yasamanın yürütmeyi daha etkin denetleyebilmesi, Cumhurbaşkanı ve bakanların sorumlu tutulabilmesi, yürütmenin gücünün yasamaya verilen yetkilerle sınırlandırılması, denge ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gibi hususlarda önemli katkılar sağlayarak, yeni hükümet sisteminin temel niteliğinin ortaya çıkmasına vesile olmuştur. MHP, 48 yıllık misyonunun tabiî bir sonucu olarak katkı verdiği bu değişikliklerle “önce ülkem ve milletim anlayışının” gereğini yapmış ve “Lider Ülke Türkiye”nin inşasının yolunu açmıştır. MHP’nin anayasaya ilişkin ilke ve değerleri korunmuştur Milliyetçi Hareket Partisi; “çözüm süreci” ile birlikte PKK’nın tehditleri altında 2011’den itibaren anayasa ve sistem tartışmaları çerçevesinde dile getirilen, bazen açıkça bazen de gizlice ortaya atılan Anayasanın ilk dört maddesi ile bunlarla bağlantılı diğer hükümlerin değiştirilmesi yahut 7 kaldırılmasına yönelik düşünce ve görüşleri varlık sebebine aykırı bulmuş ve kesin bir dille reddetmiştir. Bu tavrını aynen koruyan MHP, vazgeçilmez saydığı ilkelerin tamamının anayasadaki yerini korumuştur. Türkiye’nin bölünmez bir bütün olan üniter yapısına; Türk milletinin birlik ve beraberliğine; demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerine, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve düşüncelerine aykırı olan girişimlerin hiçbiri mevcut anayasa değişikliğinde yoktur. Cumhuriyetin, demokrasinin, hakkın, hukukun ve adaletin yılmaz savunucusu olan MHP’nin imzasını taşıyan bu anayasa değişikliği ve Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde;
• Cumhuriyetimizin temel ilkeleriyle çatışma yoktur!
• İlk dört maddeyi değiştirmeye yönelik girişimler yoktur!
• Anayasaya uymayan yöneticilerin sorumsuz kalması yoktur! • Keyfî yönetime cevaz verecek bir düzensizlik yoktur!
• Yönetenlerin işledikleri suçlardan cezasız kalması yoktur! • Millî devleti parçalayan özerklik/federasyon yoktur!
• Türkçeden başka bir dile resmiyet kazandırılması yoktur!
• Türkçeden başka bir dilde eğitim yoktur!
• Türk’ün anayasasından “Türk”ün adını çıkarma girişimi yoktur!
• Türk milletinin içinden ayrı bir “millet” inşâ etme girişimi yoktur!
• Terör örgütüyle pazarlık, teröriste af, teröre taviz yoktur! • Terörist başı bebek katiline özgürlük yoktur!
• Paralel devlet yapılanmasına yer yoktur! Kısacası, MHP’nin anayasaya ilişkin bütün ilke ve değerleri korunmakta, bütün uyarı ve önerileri anayasaya eklenmektedir. Her ne kadar bir uzlaşı metni de olsa, mevcut anayasa değişiklik paketi MHP’nin dün de bugün de tartışılmasını dahi kabul etmediği temel ilkelerine aykırı hiçbir hususu içermemektedir.

MHP, 48 yıllık birikimi, ilke ve değerleri doğrultusunda güçlenerek aziz Türk milletinin hizmetinde olmaya devam edecektir Yapılan anayasa değişikliği TBMM’nin etkinliğini artırmakta, siyasî partiler varlığını muhafaza etmektedir. Yeni sistemde, parlamentoda iki siyasî partili bir yapı olacağı ve bu yapı içinde MHP’ye yer olmayacağı iddiaları tamamen dayanaksız ve asılsızdır. Aksine yeni sistemde MHP yürütme ve parlamentoda daha da güçlenecektir. Yeni sistem uzlaşmayı öne çıkarsa da her parti gibi MHP de kendi ilke ve değerleri doğrultusunda Türk milliyetçiliği hareketinin siyasetteki tek temsilcisi olarak ilelebet yoluna devam edecektir. MHP dün ne söylemişse bugün de aynılarını ifade etmektedir. MHP’nin devletin ve milletin bekasına yönelik tehditlere dikkat çeken yaklaşımının bugün toplumsal ve siyasî karşılık bulması, MHP’nin dün olduğu gibi bugün de yanılmadığının bir göstergesidir. MHP; muhalefet etmenin yalnızca eleştirmek, eksik aramak, kusur araştırmak, kısır tartışmalara gömülmek olmadığının bilincindedir ve bunun gereğini yapmaya devam edecektir. MHP, milleti devletsiz, devleti töresiz bırakmayacaktır.”