Milletin vekilleri…

Meclis’te kavga var. Görüşmelerine başlanan 2019 yılı bütçesi bu kez de tartışmalı geçiyor.

Yani, Meclis cephesinde değişen birşey yok.

Ağız kavgası da var, birbirine uzaktan el-kol hareketleriyle gövde gösterisi yapan da…

Bereket, sağduyu galip geliyor da geçen yıllardaki bacak ısırması,  yumruklaşmalar olmuyor.

Biliyorsunuz, geçen yıllarda Meclis’teki bir görüşme sırasında bugünkü gibi tansiyon yükselmiş ve milletvekilleri birbirine hücum edip kavgalaşmışlardı.

O kargaşada yere düşen, tekmelenen, tokatlananlar olmuştu.

Kavgada bir milletvekili de bacağının kaval kemiğinden yaralanmıştı.

Yaralanan milletvekili iktidar partisinden…

Çok önemli bir durum!..

Medya durur mu? Yazacak tabii ki…

Yaşanan kavgalaşma sırasında kaval kemiğinden darbe alan, ya da bacağını bir yere çarpıp yaralanan milletvekili nasıl bir açıklama yaptı, dersiniz?

“- Bacağımı muhalefet milletvekili ısırdı!..”

Haydaaaa!..

Bacağı ısırılmak nasıl bir şey?..

O kavgalaşma/yumruklaşma sırasında muhteremin bacağını yakalayan muhalefetten bir milletvekili öfkesini bastırmak için yumdu gözünü, açtı ağzını ısırdı rakibini…

Milletvekilinin bacağı ısırılmış!.. Vay anasını yahu!..

Isırılmış, hem de kaval kemiğinden…

Be cahill.. Bacağın kaba et bolümleri dururken köpek bile kaval kemiğinden ısırmaz adamı…

Medya cahillerinin arzuladığı ve yarattığı/şişirdiği bir durum…

Ucuz kahramanlık kapma döneminin açıkgözleri böyle zamanları/durumları kaçırmaz.

İşte örneği…

Fırsat bu fırsat deyip medya önünde bacağını teşhir edip; ardından rapor alma peşine düşen anlayış…

Eleştiriye kapalı kafalar…

Yaratılan kavgadan siyasal rant beklemek ucuzluğu…

***

Hoşgörünün demokrasinin özünü oluşturduğunu bilmeyenlerin bu uğurdaki çabalarında samimiyet arayanlar ya da buna inananlar;  kendi kendini aldattıklarının farkında olamazlar.

Oysa, sorun yaratan ucuz kişilik yerine; ülke ve demokrasi için samimiyetle sorunların üzerine gitmek gibi zorunluluk var ortada…

Böyle bir erdem ortamını en başta emanet aldıkları “vekil” sıfatını taşıyanlar yaratıp örnek olmak durumundalar.

Böyle bir düşünceyle Yüce Meclis’te görev yapan vekillere çalışmalarında kavga, atışma, sataşma değil, verimlilik diliyorum.