Milli Mücadele’de Şevket Bey’in hikayesi

Milli Mücadele’nin 100. yıldönümü yarın. Büyük Önder’in, silah arkadaşlarının, vatan için canını ortaya koyan askerlerin yazdığı destanın doğum günü… Kutlu olsun!

Konumuz 19 Mayıs’ken, Milli Mücadele’nin Kastamonu ayağından bahsedelim istedim. Üsteğmen Şevket Bey vardır misal.

Milli Mücadele Dönemi’nde padişah saflarında yer alan ve “Kastamonu bölgesi, İstanbul’un Anadolu’ya açılan kapısı olduğu gibi Anadolu’nun da İstanbul’a açılan kapısı sayılır. Bu bölgeyi elinde tutan kuvvet, öbürü üzerine baskı yapabilir. Padişahımız Efendimizden hepinize selâm var, gözlerinizden öpüyor ve payitahtı Anadolu şakilerine karşı iyice korumamızı istiyor” diyen Alay Kumandanı Mustafa Bey’e karış duran ÜsteğmenŞevket Bey…

Oda arkadaşı bir diğer Kuvvacı Yakup Batur’la birlikte plan kurmuştu. “Yakup Bey kardeşim, biz, kuvayı milliye saflarına katılmak zorundayız. Memleketin kurtuluşu için aradığımız ışık, Mustafa Kemal’in başında bulunduğu harekettedir, İstanbul hükümetinin İngilizci, satılmış adamları buraya da el attılar. Birkaç soysuz memurla 58. Alay Kumandanını da kolayca bulup kendilerine uydurdular. Ben Kastamonu’daki bütün İstanbul hükümeti taraftarlariyle Mustafa ve Şerif beylere uymuş subayları kan dökmeksizin zararsız duruma getirmeğe karar verdim. Bunun için de en büyük yardımcım sen olacaksın. Seninle el ele vererek padişahçılığa kaymış olan Kastamonu’yu Kuvayı Milliyeci yapacağız. Ben, bu kararı vermiş bulunuyorum. Eğer, bu işi başarabilirsem memlekete ve tarihe karşı büyük bir hizmet yapmış olacağını. Ben, bunu düşündükten sonra yapmayacak olursam bir alçak ve vatan haini sayacağım kendimi. Senden istediğim iş şu: Plânımda başarı kazanıncaya dek alaydaki dört ağır makineli tüfeği gizlice evvelâ işlemez hale getireceksin; ben harekete geçtikten sonra başarıya ulaşır ulaşmaz bunları hemen işler duruma geçireceksin” demişti.

Bu düşündüklerini canları pahasına, işin ucunda asılmak olmasına karşın  gerçekleştirdiler.

Bu milli ve kararlı operasyon Kastamonu’yu Kuvay-i Milliye saflarına katarken asıl önemli sonucu da İnebolu – Ankara cephane yolunun yani istiklal yolunun kullanıma açılması oldu.

Kurtuluş Savaşı’nın lojistik kan damarının akışa geçmesinde en büyük paylardan birine sahipti Üsteğmen şevket Bey ve arkadaşı Yakup Batur.

Kastamonu’nun, Kastamonu’da görev alan, Kastamonu’dan cepheye gidenkahraman askerlerin ve o günlerde bölgemizde yaşananlar Hasan İzzettin Dinamo’nun “Kutsal İsyan” eserinin 4’üncü cildinde yer almıştır.

Çanakkale’de en çok şehit veren illerden biri olan, topraklarında Şerife Bacı gibi, Halime Çavuş gibi değerleri yetiştirmiş olan ve her daim “Şehitler Diyarı” olarak anılmaya devam edecek olan Kastamonu’nun duygulandıran anılarıdır o kitaptaki satırlar.

Milli Mücadele’nin 100. yılında, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ile birlikte saygıyla anıyoruz topraklarımızda işgale baş kaldıran Şevket Bey’i, Yakup Batur’u ve vatan için kanlarını akıtmış gazilerimizi, canlarını vermiş şehitlerimizi…

Bir kez daha kutlu olsun Milli Mücadele’nin 100. Yılı, bir kez daha kutlu olsun cumhuriyet…

 

 

 Gözde MINIK