Mimarların “Hipokrat” yemini olur mu?

mafacan

Kastamonu Mimarlar Odası, ismimi tenezzül etme lütfunu esirgediği bir açıklama gönderdi gazetemize, yazdığım bir yazıya dair… Odalarının omzuna kanunla kamusal sorumluluk yüklenmiş olmasına rağmen bu tarakta hiç bezlerinin olmadığını ayan beyan ilan etmesi açısından bu açıklamalarını alıp başımın üstüne koyuyorum.

Kastamonu Mimarlar Odası Yönetim Kurulu Başkanı Nuray Yücel imzalı açıklama şöyle:

“Kastamonu Gazetesinin 06.07.2017 tarihli nüshasındaki bir köşe yazısında Meslek Odamıza cevap hakkı doğuracak ifadelere yer verilmesi üzerine açıklama yapmak zorunluluğu hasıl olmuştur.
Bahse konu yazıda ‘Şehrimizin imarı ile ilgili konularda bir kez olsun sesini çıkarmayan, doğruya doğru, yanlışa yanlış demeyen’ ifadesi yer almakta olup kesinlikle doğru bir ifade değildir.
Öncelikle bilinmesinde yarar görüyoruz ki; Mimarlar Odası bir meslek örgütüdür. Varoluş amacı da meslek mensuplarının her türlü haklarını gözetmek ve savunmaktır. Meslek odası olarak her türlü görev ve sorumluluklarımız yerine getirilmekte, her faaliyetimiz ise kamuoyu ile paylaşılmamaktadır.
Bahse konu yazıda atıfta bulunulan bir diğer önemli husus ise; belirtildiği gibi ‘şehrimizin imarı’ ile ilgili her türlü yetki ve sorumluluk seçim ile işbaşına gelen yerel yönetim organlarındadır. Mimarlar Odası da dahil hiçbir meslek kuruluşunun herhangi bir yetkisi yoktur.
Halkın iradesi ile göreve gelen ve hatta kentin imar politikası üzerine vaatleri ile tercih edilen bir yönetime, şüphesiz ki muhalefet etmesi gerekenler de siyasi rakipleridir, meslek odaları değildir.
Bütün bunlarla birlikte paydaş sorumluluğu taşıdığımız başta Kent Konseyi olmak üzere her türlü sivil platformda ve diğer çalışma gruplarında görev alarak, gerekli katkılar yapılmaktadır.
Kamuoyunun bilgilerine.”

•••

Kastamonu Mimarlar Odası Yönetim Kurulu’ndan bir ricam olacak…Kastamonu’nun imarı ile ilgili “doğruya doğru, yanlışa yanlış” dedikleri açıklamalarından birkaç örneği lütfen kamuoyu ile paylaşıversinler.

Ricamı geri alıyorum…
Basın açıklamasının ileriki satırlarında yer verildiği üzere Kastamonu Mimarlar Odası’nın Kastamonu’nun imarına yönelik zaten “doğruya doğru, yanlışa yanlış” deme gibi bir amacının olmadığı net olarak ifade edilmiş durumda çünkü. Anlaşıldığı üzre üyelerinin mesleki işlemlerini yapmakla mükellef bir meslek örgütüymüş sadece.

Açıklama ilerledikçe ilginç tespitler birbiri ardına geliyor, imar ile ilgili tüm yetkinin yerel yönetimde olduğu, kimsenin bu konu üzerinde görüş dile getiremeyeceği iddia ediliyor adeta. Haa illa birileri “doğruya doğru, yanlışa yanlış” diyecekse bile, bu görev Kastamonu Mimarlar Odası tarafından siyasi partilerin sırtına sarılmış durumda…
21’inci yüzyılın nerdeyse ilk çeyreğine vardık, ilimizdeki okumuş yazmış bir kesimin demokrasi anlayışı takdire şayan değil mi? Bir nevi “Ölme eşeğim ölme, yaz gelsin de yonca bitsin” durumu.

Kent Konseyi’nde görev yapma meselesine gelince…
Ne görevidir bu yaraya merhem olan?

Şimdi gelelim meselenin esasına, olması gerekene, kamusal sorumluluklara…
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) internet sitesinde 2 Aralık 2002 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “Birliğin ve Bağlı Odaların Amaçları” bölümünden bir kesit paylaşıyorum: “Kamunun ve ülkenin çıkarlarının korunmasında, yurdun doğal kaynaklarının bulunmasında, korunmasında ve işletilmesinde, çevre ve tarihi değerlerin ve kültürel mirasın korunmasında, tarımsal ve sınai üretimin artırılmasında, ülkenin sanatsal ve teknik kalkınmasında gerekli gördüğü girişim ve etkinliklerde bulunmak.”.

Hani sadece üyelerin rutin işlerini yapmakla görevliydi Kastamonu Mimarlar Odası?..
Kamusal işlev bizatihi omzuna kanunla yüklenmişken, anlaşıldığı kadarıyla bu alanı tamamen görmezden gelmek “işe gelen” bir durum.

Belediye Meclisi’nin muhalefet partili üyelerinden sonra Kastamonu Mimarlar Odası da gayet şık bir açıklama ile duruşunu belli etti…
Sıradaki gelsin.

 

mustafa-afacan-bant