Mustafa Necati’nin ziyareti

İskân, Adalet ve Maârif Vekili olarak tanıdığımız Mustafa Necati, 1921-1922 yıllarında Kastamonu’da İstiklal Mahkemesi başkanlığı yaptı. Görevi dışında,  cephane nakliyatı, eğitim, kültür ve şehircilik gibi konularla da ilgilendi. Bu hizmetlerinin karşılığında Belediyemiz ona ilk kez “Fahri Hemşehrilik”unvânıverdi. Bu ödül, şehrimiz için olduğu kadar, TBMM’nin açılışı esas alındığında Türkiye’de bir ilktir.

Bugün diğer konulara hiç girmeden, 4-6 Temmuz 1928 günleri şehrimize yaptığı ziyaretten kısaca söz edelim.

Mustafa Necati, uzun bir yurt gezisine çıktı;Trabzon’dan deniz yoluyla 4 Temmuz günü İnebolu’ya geldi. Burada, Milli Mücadele günlerini anlatan uzun bir konuşmayaptı ve aynı gün Kastamonu’ya geldi. Akşam belediyenin düzenlediği yemeğe katıldı. Ertesi gün Muallim Mektebi ve Liseyi ziyaret etti, pikniğe katıldı.

Belediyenin düzenlediği yemekte başkan Hilmi Coruk, Mustafa Necati’nin İstiklal Mahkemesi başkanlığızamanındaki hizmetlerini anlatan övgü dolu bir konuşma yaptı. Mustafa Necati de burada yaşadıklarını, halkın Milli Mücadele’ye katkısını, fedakârlığınıdile getiren uzun bir konuşmayla cevap veriyor. Şu sözleri çok önemlidir:“Benim yegâne varlığım, seciyem, hüviyetim bir Türk çocuğu olmaktan ibarettir. Bunun fevkinde olmak, kendisini o neferlerden yüksek görmek isteyenler aldanırlar. Kafalarını mütevâzı Türk milletinin cephe-i kalbine çarparlar. Büyüklük varsa Türk Milleti’ne ve onun biricik Reisine, Aziz Halâskârına aittir.”

Mustafa Necati 5 Temmuz günü önce Muallimi Mektebinegitti, mezunlara hitabenönemli  bir konuşma yaptı. Konuşmanın bir bölümü okuyalım:“… Muallim ordusu azim, iman ordusudur, hiçbir engel tanımayan, bütün mânileri kırarak, yakarak koşan nur ve inkılâp ordusudur. Hayatta hoş, nâhoş hâdiselere tesadüf edeceksiniz. Belki yüksek vazifelerinizi pek muvakkat bir an için ifâdan alıkoyması ihtimali olan engeller önünde kalacaksınız. Fakat azim ve iman ateşiniz, bu hadiseleri geriye döndürecek ve iman güneşiniz her nevi karanlık hâilleri yıkacaktır.Sevgi; ümit ve iman demektir. Bunları taşımayan arkadaşların muallim ordusunda yeri yoktur. Onun bizlere nispeti yoktur. Böyle bir adam içinizde varsa, bu azim mevcudiyetin içinden derhal çıksın! Arkadaşlar, çok bahtiyarsınız. Size, hayatta en büyük bir azim ve iman menbâı var. En sıkıntılı anlarınızda ve en kara gördüğünüz günlerde Gazi’nin gözlerine bakınız. O muazzam güneşi göz önüne getiriniz. Onun serâpâ mucize olan hareketlerini düşününüz; ruhunuz baştan başa imanla ve kuvvetle dolacaktır. Gönlünüzden en çetin mânileri bir anda mahvedecek kudretler fışkıracaktır.”

Liseyi ziyaretinde bir öğrencinin konuşmasına cevap verirken de şunları söylemiş:“Siz, Muallim Mektebi mezunu gibi değilsiniz. Onlar hayata bugün atılmışlardır. Fakat siz daha âli tahsilinizi ikmal edeceksiniz. Bu tahsil esnasında çok çalışmalısınız. Zira vatanın mukadderatı istikbalde elinize teslim edilecektir. Daha fazla söylemeyeceğim. Son söz şudur: Çalışınız, memleket için faydalı birer uzuv olunuz.”

Mustafa Necati aynı gün öğleden sonra, Açık Maslak’ta, belediyenin düzenlediği pikniğe katılıyor, gençlerleSepetçioğlu oyunu oynuyor.Nihat Dicle’nin anlattığına göre,  eski günlere ait önemli anılarını da anlatmış burada.

Mustafa Necati 6 Temmuz günü, yani 92 yıl önce bugünburadan ayrılıyor. Giderken Ballık köyüne uğramış, eski dostu Muhsin Ballık’ın,Kuzyurt mevkiinde verdiği ziyafete katılmış, sonra yoluna devam etmiş.Geziyle ilgili fotoğrafları tanımanız için bugün yazıyı kısa yazdım.(*)

——————-

(*) Geniş bilgi için bk.: Mustafa Eski, Mustafa Necati Bey’in Kastamonu’daki Çalışmaları, Ankara 1990

MUSTAFA ESKİ