Nasıl başladı, nasıl bitiyor?

2020’ye çok umut bağlayanlardandım. Memleket için güzel işler olacağına, muhakkak bir şeyin merkezi olacağına, adından söz ettireceğine, göz dolduracağına inancım tamdı.

Gelin görün ki, tüm dünyayı olduğu gibi ülkemizi ve memleketimizi saranKovid-19 yakamızdan düşmedi. Düşmeyince de turizm güme gitti. Üretim kepenk kapattı. Yatırımlar çöp oldu. Sözler yetişmedi. Kısacası, umudumuz yitti gitti…

Tam “Düze çıkacağız” derken, tüm ülkeyle olduğu gibi bir anda biz de dibi gördük… Kayıplar verdik. Kahrettik…

2021’e çok umut bağlamayacağım bu sefer. Geçtiğimiz haftalarda dedim ya, tüm umudumu sözlerin, vaatlerin gerçekleşme yılı olarak gösterilen 2023’e saklayacağım. Ne kaldı ki şunun şurasında? O da gelir elbet.

Ne olursa olsun, yeni bir yıl en çok sağlık getirsin bu sefer. Sağlık olsun da üretim de olur, turizm de, yatırım da olur. Sözler verilir, sözler tutulur. Yeter ki sağlık olsun. Kayıplar olmasın artık yeni senede. Üzüntü beklemesin bizi.

Hayal ettiklerimizi yaşadığımız bir sene olsun dileriz.

Kış geldi diye çok fazla üstünde durmadığımız yangın helikopterimiz gelsin misal… Yollarımız yapılsın. Restorasyonlarımız tamamlansın. Turizmde şaha kalkalım mesela… Her güne bir uçuş sığdıralım örneğin. Sağlıkta merkez olalım. Üniversitemiz başarılı öğrenciler yetiştirmeye devam ederken tercihte üst sıralara zıplayalım.

Umutla başladı, biraz umutsuzlukla sona eriyor 2020… Gelenin gideni aratmadığı bir sene bekliyor olsun bizi. Barış ve huzurla, umutlu yıllar!

Gözde MINIK