“Okul için” bugün 8 bin 500 altın toplanabilir mi?

MUSTAFA AFACAN

Kastamonu Lisesi’nin inşaatı 20 Nisan 1885’te başladı, İstanbul’daki Galatasaray ve İstanbul liselerinden sonra Osmanlı’nın “3”, Anadolu’nun “ilk” lisesi olacaktı, Kastamonu halkı Vali Abdurrahman Paşa liderliğinde o gün için emsalsiz bir başarı hikasine imza attı…
Halktan “8 bin 500 altın” bağış toplandı.

Halk hem bütçeyi verdi hem de kurulan komisyonda yer alarak inşaatı denetledi…
“Kamu malı” kavramı tam anlamıyla vücut buldu.

Bugün için geleceğe dair hedefimiz olan “eğitim merkezi” iddiası işte o vakit vücut bulmuştu…
Anadolu, hele hele çevre iller, Kastamonu Lisesi’ne akmıştı.

Öğretmen kadrosu “şampiyonlar ligi” gibiydi…
“Üniversite” dense yeriydi.

“Ek bina” gerekti haliyle…
Çay kenarında (şimdiki bina) inşaat 29 Eylül 1937’de başladı, eğitim vizyonunu ayakta alkışlamak lazım o vaktin, 10 sınıf yanı sıra “2 laboratuar, 1 konferans salonu, 1 yemekhane ve 1 dolaphane” projelendirildi.

Kastamonu Lisesi, “1981-1982” eğitim ve öğretim yılındaki üniversite giriş sınavında “Türkiye birincisi” olduysa, elbette o laboratuarların hakkı ödenmez…
“Ezberci” değil, “eyleyen” nesiller yetişiyordu.

Zaten bilinen bu süreci ne diye anlattım?…
Bugün “lise” yapmak için 8 bin 500 altın toplanabilir mi, herkesten kesesine göre, çoktan çok, azdan az?

Diğer bir soru, bugün yapılan lise binalarında “laboratuar, spor salonu, konferans salonu, dolaphane yok mu?” diye bir derdimiz olur mu?…
Oldu mu ya da?

Kastamonu Lisesi tarihini sadece eğitim-öğretim alanındaki içeriği ile okursak asıl “başarı hikayesini” kaçırırız…
O vakte ilişkin “halkın gayreti, vaktin vizyonu, yerel kalkınma” konularını da gün yüzüne çıkarmak lazım.

19’uncu yüzyılın Kastamonu’su ile 21’inci yüzyılın Kastamonu’su kıyas edildiğinde…
Yukarıda tırnak içinde saydığım kavramlar kapsamında ileri mi geri mi gittiğimiz net olarak görülüyor?

Keşke…
“Geri” gitseydik.

Not: Kastamonu Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü web sayfasında “İlimize Ait Hava Kalitesi İndeksi” butonu var, epey vakittir ya benim e-alıcılarım hasarlı ya da müdürlüğün e-vericileri…
İndeks bilgisine ulaşamıyorum.

Malumat namına o sayfanın çok ekmeğini yedim…
Yokluğunu hissediyorum.

Şehrimizin “hava” sağlığı önemli…
“Isı, yağmur, kar…” verilerinden evvel asıl “hava durumu” tam da bu aslında.

Umarım e-cihazlardaki arıza kısa sürede geçer de…
Hava kalitemiz hakkında yeniden gün gün haberdar oluruz.

(Bir bayramın daha arifesindeyiz…
Büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden.

Herkes gülsün…
Keder, def olsun.)

 

MUSTAFA AFACAN