Özgüvenini yitiren Kastamonu

Evvel devletten beklerdik kalkınmayı, işi, sermayeyi, sonradan İstanbul’daki zenginlerimizden medet umduk, nihayet Araplara kırdık dümeni, gel Arap gel, feda olsun sana Kastamonu, yeter ki kurtar bizi…

“Pes”.

1950 yılı milat…

Uluslararası sermayeye teslim olmasıyla ülkemizde yeni bir ekonomi serüveni başladı ve Kastamonu o serüvende kendine yer açamadı.

O günden bu yana…

Medet, medet, medet.

Kurtarıcı bekliyoruz…

El açıyoruz.

Başkalarından beklemektense el ele verdiğimizde kendimizin başarabileceği nedense hiç aklımıza gelmiyor…

Arap’tan ne eksiğimiz var?

Arap, Rus, Japon, İngiliz hepsi aynı yolun yolcusu…

Alayının bizden ne fazlası var?

Lafa gelince “Yerli ve milli”…

İcraatta el kapısı.

  • ••

 Not 1:

Kastamonu Üniversitesi, Kırgızistan diyarında fakülte açtı, Kastamonu’dan ses çıkmadı, acep kulağına su mu kaçtı?..

Oş Devlet Üniversitesi ile müşterek Kırgız-Türk Fakültesi Orta Asya’ya umut saçtı, Kastamonu kamuoyu boş boş baktı.

Az buz değil, tren katarı mübarek, Turizm Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Bilgisayar Mühendisliği var içinde Kırgız-Türk Fakültesi’nin…

Ses ver Kastamonu, uykuda mısın?

Yetmedi Kastamonu, Tosya, Taşköprü, İnebolu, Cide, 19 ilçe…

Seç beğen fakülte aç Rektör Bey, Kırgızistan’da şehirler seçe seçe.

Dünyaya açıldı Kastamonu Üniversitesi, diplomatlarda yok bunca emek, Kastamonu’ya kim baka, varsa yoksa Orta Asya…

Sustukça sus Kastamonu, vakti geldiğinde karşına çıkar elbet Hanya ile Konya.

Kırgızistan’da fakülte yetmemiş, yatırım gerek, imam hatip lisesi de ister Rektör Bey…

Para topla aranda Kastamonu, kur Kırgızistan’a imam hatip lisesi peyderpey.

Bu hale bir tek ben mi şaşarım?..

Hekim gösterin bana, dağları aşarım.

  • ••

Not 2:

Geçtiğimiz akşam şiddetli bir SSK hastaneleri propagandasına maruz kaldım, dakikalarca Kastamonu SSK’nın hastane olmasının ötesinde “sosyal devlet” olgusunun başat kavramı olduğu konuşuldu durdu, 3 gün geçti üzerinden kulaklarımda çınlıyor hâlâ…

Doğrusunu söylemek gerekirse, “Sağlıkta devrim” filan derken, hakikaten kıymışız SSK hastanelerine.

SSK’nın ilaç fabrikası misal…

Devlet kendi ilaç fabrikasını kapatır mı?

İstanbul Şişli Bomonti’de1979’da kuruldu, “İlaç ve Tıbbi Malzeme Sanayi Müessesesi” adıyla, 22 çeşit ilaç üretiyordu,SSK ilaç ihtiyacının yüzde 10’unu karşılarken, Türkiye’deki ilaç pazarının yüzde 4’üne hakimdi…

İlaç piyasasındaki payı küçüktü küçük olmasına ama oyun kurucuydu, ilaç fiyatlarının belirlenmesinde rolü büyüktü.

“Vatan, millet, Sakarya”ydı…

Yerli ve yabancı firmaların ürettiği ilaçlara nazaran yüzde 20 ile yüzde 646 oranında ucuz ilaç sağlıyordu SSK hastanelerine.

Haliyle rahatsız oldu yerli ve yabancı ilaç tekelleri…

Özelleştirilmesine bile izin verilmedi, kapısına kilit vuruldu.

“Sağlıkta çağ atladık” öyle mi?…

Devlet fabrikasının kapısına kilit vurduk.

(Bu konu ile ilgili birkaç yazı daha yazmayı umut ediyorum…

Fabrikanın kapanmasına yakından tanık olanların mevzuya yakınlığı ölçüsünde.)