Pınarbaşı’nın güzelliği objektiflere yansıdı

Orhan Köse

Pınarbaşı Geleneksel 5. Fotoğraf Maratonu sona erdi. Jüri tarafından ödüle layık bulunan fotoğraflar için tören düzenlendi.

3-4-5 Haziran tarihleri arasında maratona katılan yaklaşık 100 fotoğraf sanatçısı ilçenin doğal güzelliklerini ve yerel yaşamını fotoğrafladı.

Pınarbaşı Belediye Başkanlığı tarafından organize edilen fotoğraf maratonunda birinci olan Orhan Köse’ye 10 bin TL, ikinci olan Sertaç Nurtan’a 7 bin 500 TL, üçüncü olan Selma Gökyokuş’a ise 5 bin TL ödül verildi.

Ayrıca yarışmada 2 bin TL ödüllü Horma Kanyonu Özel Ödülü ve Ilıca Şelalesi Özel Ödülü’nü Nevzat Nergiz, Valla Kanyonu Özel Ödülü’nü ise Arzu İbranoğlu kazandı.

Diğer taraftan yarışmada sergilenmeye hak kazanan 20 fotoğrafa ise 500’er TL ödül dağıtıldı.  Ödül törenine Pınarbaşı Kaymakamı Serkan Tokur, Karabük Özel İdare Genel Sekreteri Mehmet Uzun, Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı Başkanı Şefik Dizdar, yarışmacılar ve çok sayıda davetli katıldı.

Törende konuşan Pınarbaşı Belediye Başkanı Şenol Yaşar, Pınarbaşı’nın ve Kastamonu’nun turizmde büyük bir potansiyel barındırdığını söyledi.

Pınarbaşı’nın doğal güzelliklerini küresel marka haline getirilmesi gerektiğini vurgulayan Yaşar, “Kastamonu’nun turizmde genel bir marka değeri oluşturmasının ötesinde bizim de Pınarbaşı olarak kendi marka değerimizi oluşturmamız, dünyanın birçoğunun yeni haberdar olduğu doğal güzelliklerimizi küresel marka haline getirebilmemiz gerektiğine inanıyorum. Bugün 5’incisini düzenlemiş olduğumuz Fotoğraf Maratonu’nu da bu tanıtımın bir parçası olarak gördüğümüzü belirtmek istiyorum” dedi.

“HEDEFİMİZ HER YIL 500 BİN TURİST”

Kısa sürede Pınarbaşı’nın her yıl minimum 500 bin turist ağırlayan bir bölge olmasına sağlamak istediğini ifade eden Başkan Yaşar şunları söyledi:

“Geldiğimiz bu noktada pandemi koşullarına rağmen 2021 yılında 200 bin civarında turisti ilçemizde konuk ettik. Hedefimiz; 2022 yılında bu rakamı 300 bine ulaştırmak ve 5 yıl içerisinde ise her yıl minimum 500 bin turistin ziyaret ettiği bir Pınarbaşı’yı inşa etmektir.  Son olarak şunu ifade etmek istiyorum ki, büyük iddiası olan milletlerinin en az iddiaları kadar güçlü bir özgüvene de sahip olması gerektiğini düşünüyorum. Eğer özgüveniniz yoksa hangi stratejik plana sahip olursanız olun, hangi hedefi önünüze koyarsanız koyun, bir sonuç almanız mümkün değildir.  Biz, dünyanın her noktasında tanınan bir Pınarbaşı ortaya çıkarmak istiyoruz. Ortaya koyduğumuz bu iddiamızı gerçeğe dönüştürebilecek özgüvene de sahibiz. Ekip arkadaşlarımla birlikte;  Pınarbaşı’mız için durmadan çalışmaya, Önümüzde ki engelleri bir bir kaldırmaya, bölgemizin turizmde lokomotifi olan sözde değil, özde turizm şehri Pınarbaşı’yı inşa etmeye söz veriyorum.”