Rica minnet

İnebolu Limanı’nın 49 yıllık işletme hakkı devlet tarafından zırnık “kapasite artırımı” koşulu getirilmeden göz göre göre bir şirkete satıldı…

Kamu yararına haftalardır aylardır süren bas bas bağırışa, tüm uyarılara, İstanbul’dan Ankara’ya kadar Kastamonu lobisine, Danıştay’da açılan davaya rağmen hem de.

 

Özelleştirme sürecinin ilk başladığı günlerin tanığıyım…

Yıllar yılı kaderine terk edilmiş, her ne kadar şaşaa kopararak gümrük müdürlüğü açılmış olsa da yıl boyu giren çıkan geminin parmakla sayıldığı, aynı gemilerin tonaj olarak da karın doyurmadığı, sektörün duayenleri tarafından “Liman değil burası, barınak” sözleri ile tarif ettikleri bir haldeydi İnebolu Limanı.

 

Özelleştirme kapsamına alınmasıyla birlikte…

Limanın kapasitesini artırmak, ağır tonajlı yük gemilerinden turist deposu kruvaziyerlere kadar karın doyuracak gemileri ağırlamak, bu sayede ilimizle birlikte Çankırı, Karabük ve hatta Ankara’yı Karadeniz’e açmak, Avrupa ile Arap coğrafyası arasında vilayetimizi köprü yapmak için harekete geçildi.

 

Dönemin valisi Erdoğan Bektaş’ın adını İnebolulular dua ile anıyorlar, limanın kapasite artırımı için ortaya ciddi bir plan koymuştu çünkü…

Limanın kapasitesini artıran, İnebolu başta olmak üzere bölgemize ciddi bir ticari hareketlilik getirecek, yeni OSB’lere yol açacak ve vilayetimizi demiryoluna kavuşturacak olan böylesi bir proje karşısında İnebolu Belediyesi, işletme hakkını elinde tuttuğu İnebolu Limanı’nı hiç düşünmeden derhal Özelleştirme İdaresi’nin kollarına bıraktı.

 

Bugün gelinen noktada, Özelleştirme İdaresi’nin İnebolu Belediyesi’ne ve halkına verdiği sözü tutmadığını görüyoruz…

Kapasite artırımı yok, yüzlerce vatandaşın ekmek yediği balıkçı barınakları ise İnebolu halkının ısrarı sonucunda zor bela var.

 

Dört koldan bastıran koskoca Kastamonu vilayeti ihale şartnamesine bi “Kapasite artırımı” maddesi koyduramadı iyi mi?…

En baştan beri neyse o oldu.

 

İhale onaylanırsa eğer (ki bu haliyle hiç ihtimal vermiyorum), milletvekillerimiz gidip limanın yeni sahipleri ile masaya oturup kapasite artırımına razı edeceklermiş…

Şimdiye kadar aklınız neredeydi diye sormazlar mı adama?

 

Devletin şartnameye koymadığını rica minnet patrondan istemek ha…

Bugün Kastamonu’nun yazgısı bu kadar acı işte.

 

  • ••

 

Not 1: 50 küsur sivil kurum ve bir o kadar yerel yönetim temsilcisinin Başbakan’a yazdıkları mektup ilimize bir “Bakan” koltuğu getirmedi…

Çekilecek çile gerideymiş daha, ne hazindir ki “Komisyon başkanlığı” da getirmedi.

 

Gerçekler acıdır…

Özgül ağırlığımız bu kadar.