Sağlıkta çağ atlamak bu

İlimizde insan otopsisi yapılmıyor, gerek olduğunda Ankara’nın yoluna revan olunuyor, insan otopsisi yapılmıyor ama balık otopsisi yapılıyor, hem de yaklaşık 5 senedir, bölgemizin balık otopsi merkeziyiz, çağ atlamak budur işte…

Tıp fakültesi, hastane, sağlıklı yaşam merkezi mevzularına kafa takmaya gerek yok.

Gözden kaçan bir başarı bu…

Ulusal bir gazetenin arşivinde rast geldim, Kastamonululuğumdan utandım, es geçmişim.

15 Şubat 2017 tarihli haberde, Kastamonu Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi bünyesindeki otopsi merkezinde Karadeniz’de ölü bulunan balıkların otopsi işlemleri yapıldığı, yöredeki tek balık otopsi merkezini 2,5 yıl önce fakülte bünyesinde kurulduğu yer alıyor. Balık ölümlerinin insanlardan mı yoksa bir tür hastalık veya avcılık sonucu mu gerçekleştiğinin önemli bir konu olduğunun altını çizen fakülte yetkilisi, otopsi sonucunda ölüm nedeninin çevresel atıklar olduğu ortaya çıkmışsa bunu ilgili birimlere ilettiklerini kaydetmiş…

Zonguldak açıklarında ölü bir yunus bulunmuş misal, otopsisi yapılmış, üzerinde yara izi olmamasından yola çıkılarak yunusun hayalet avcılığı sonucu hayatını kaybettiği belirlenmiş. “Hayalet avcılığı ne? derseniz, “denizde avlanma yaparken av malzemelerinin bir kısmının denizde unutulması veya kopması sonucu bu malzemelerin avlanmaya devam etmesi” şeklinde tarif ediliyor.

İlimizde yapılan yatırım ve hizmetleri bazen acımasızca eleştirebiliyoruz…

Hata ediyoruz.

İnsan otopsisi yapılmıyorsa yapılmasın…

Balık otopsisi yapılıyor işte.

Tarımsal ithalatı desteklemek lazım!

30 Ocak 2017 tarihli ulusal bir gazetede yayımlanan haberde Cide sahilimize telef olan büyükbaş hayvan leşi vurduğuna dair haber yayımlandı…

Düzce’nin Akçakoca sahili ile birlikte Cide sahilimize vuran büyükbaş sayısı 6 idi.

Tahminler yurt dışından ithal edildiği tespit edilen hayvanların gemide can verdikleri ya da fırtınada geminin sallanmasıyla düşmüş olabilecekleri yöünündeydi…

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın “Genç Çitfçi Hibe Destek Projesi” kapsamında yurt dışından ithal ettiği hayvanlardandı bunlar büyük olasılık.

Tutanak tutuldu, gömüldü hayvanlar…

Konuyla ilgili açıklama yapan Akçakoca Belediyesi Veteriner Hekimi hayvanların bazılarında küpe olduğunu, bazılarında olmadığını, hayvanların Romanya’dan ithal edildiğini, kaçak olma ihtimallerinin olmadığını, nakil sırasında bir şekilde denize atılmış veya atlamış olabileceklerini düşündüklerini kaydetti.

Ardından ulusal basında haberler devam etti…

Romanya’dan ithal edilen hayvanlarda hastalık ve ölüm oranının yüksek olduğu, bir ayda ithal besilik hayvanlardan 700’ü ölürken, veteriner hekim raporlarına göre ölüm nedeni yüksek ateş ve solunum yetmezliği olduğu ifade edildi.
Hayvan ölümleri yetiştiricileri büyük zarara uğratırken, hayvan hastalığının ülkeye yayılarak diğer hayvanları da olumsuz etkileyeceği endişesinden dem vuruldu haberlerde…
2017 yılı için ESK’ya 500 bin baş besilik sığır ithalatı için yetki verilmişti, Romanya’da iki firma ile 17 bin baş besilik hayvan ithalatı içim anlaşma imzalanmıştı.

Ulusal ve yerel basında okuduk…

Ülkemizde şarbon çıktı, Kastamonu’da tüberküloz.

Bu haberler moralimizi bozmamalı…

Tarımsal ithalat sürmeli, yerli üretimdense yabancı üretim tercih edilmeli

Yerli üretim pahalı…

Yabancı üretim ucuz.

Ucuz varken…

Pahalı tercih edilir mi?