Sanayi Mektebi hakkında bir yazı

İlimizin eğitim tarihi bir bütün olarak yazılmış değil. Sanayi Mektebi, Kız Sanayi Mektebi, Dârülmuallim, Dârülmuallimat, Ameli Çiftçi Mektebi gibi kökleri imparatorluk dönemine kadar uzanan ve değişik isimler altında günümüze kadar gelen okulları araştırmak gerekiyor. Abdurrahmanpaşa Lisesi Tarihi 2005 yılında kitap halinde yayınlandığı için listeye dahil etmedim.

Meslekî eğitim veren bugünkü Endüstri Meslek Lisesi’nin kökleri 1868’e kadar uzanıyor. Mithat Paşa Tuna Valisi iken 1863’de Niş, 1864’de Rusçuk’ta ve Sofya’da “Islahhane” adıyla okullar açtırmış. 1868-1870 arasında Bosna, İşkodra, Edirne, İzmir, Bursa, Kastamonu, Trabzon, Erzurum ve Diyarbakır’da aynı uygulama devam etmiş. Yatılı olan bu okulların açılmasından maksat, kimsesiz çocukları kısa yoldan meslek sahibi yapmaktır. Terzilik, kunduracılık, dokumacılık, matbaacılık demircilik, marangozluk gibi bölümler açılmış. Sonraki yıllarda okulları daha çağdaş hale getirmek için günün ihtiyacına cevap verecek yeni bölümler açılmış, teknik donanımları güçlendirilmiş..

Kastamonu’da iki kurum önemlidir: Birincisi, klasik eğitim veren Abdurrahmanpaşa Lisesi, diğeri meslek eğitimi veren günümüz Endüstri Meslek Lisesi. Bu köklü kurumlar Kastamonu için son derece önemlidir. Endüstri Meslek Lisesi’nin başlangıcı Islahhane’ye kadar uzanır. Bu haliyle en eski eğitim kurumumuz ama hakkında yeterli araştırma yok. Bu bir eksikliktir ve en kısa sürede yapılmalıdır. Ancak bu çalışmayı yaparken arşiv bilgileri yanında yerel gazetelerimizin taranması gerekir. Bugünkünün aksine eski dönemlerde okulların sosyal faaliyetleri yerel basına ayrıntılı bir şekilde yansımış. Diğer illerde de aynı durum söz konusu olmalı.

Asıl konuya gelelim, bu kısa bilgiyi neden verdim? Geçen gün, bir araştırma dolayısıyla eski gazeteleri incelerken “Mekteb-i Sanayi’nin kûşadı” başlıklı bir habere rastladım; ilgimi çekti. Biraz gerilere gittim; 23 Nisan 1888’de Sanayi Mektebi’nin temeli atılmış; bir buçuk yıl sonra inşaat bitmiş. Okul 16 Eylül 1889 Pazartesi günü açılmış. Bu, aynı zamanda ıslahhanenin kapandığı anlamına gelir. Törene Vali Abdurrahman Paşa, Fırka kumandan vekili Sadık Paşa, vilayet erkânı ile halktan çok sayıda kişi katılmış. Hoca Behçet Efendi dua etmiş. Fakir öğrencilere tek tip elbise armağan edilmiş.

O yıllarda okulların masrafları önemli ölçüde mahallinde karşılanıyor ama yetmiyordu. İl yönetimi Sanayi Mektebi için ilave gelir kaynakları düşünmüş. Ağlı ilçemiz o zaman Küre nahiyesine bağlı bir köy idi. Burada haftada bir gün pazar kuruluyormuş. Okul adına yüz dükkân yaptırılıp kiraya verilmesi kararlaştırılmış. Rakam yüksek gibi gelebilir ama dükkânları bugünkü ölçülere göre düşünmeyelim. Dükkândan maksat pazar yerlerinde üreticilere ayrılan küçük bölmeler gibi yerler olsa gerek. Altmış dükkânın hemen, geri kalanın da ertesi yıl yapılması planlanmış. Bu işten on bin kuruş gelir sağlamayı hesaplamışlar. Elde edilecek parayla okulun ihtiyacı ile fakir çocukların masraflarının karşılanması amaçlanmış. Bir çeşit vakıf sistemi; devlete yük olmadan çarkı çevirebilmek.

Aşağıda Ağlı pazarı ile ilgili yazıyı okuyacaksınız. Sonucun ne olduğunu bilmiyoruz. Günümüzde her şeyi devletten bekleme alışkanlığı var. Okullara kaynak yaratmak bakımından haberi ilginç buldum:

“Sâye-i maâli vâye-i hazret-i zıllullahide şehrimizde tesis ve geçende kûşad edilen Mekteb-i Sanayiin dilhâh-ı aliye muvâfık surette tezyid-i esbâb-ı terakkiyatıyla fevâid-i azimesinin peyderpey tevsi-i dâire-i şümûlü ubbehetlû, devletlû Vali Paşa hazretlerinin ikdâm-ı amâl-i celîlelerinden bulunmak hasebiyle masârıf-ı vâkıası mekteb-i mezburun vâridat-ı mevcudesinden tediye olunmak üzere, Küre nahiyesi dahilinde Ağlı nâmıyla meşhur olan ve haftada bir kere kûşad edilen pazar mahallinde yüz adet dükkân inşası geçende bittensip kararlaştırılmış ve binâenaleyh meclis-i beledî reisi ile belediye kalfası mahall-i mezkûre izam buyrularak harita ve keşif defterleri yaptırılmış idi.

“İş bu dükkânlardan altmışının bu sene ve kırk adedinin de bimennihiteâlâ gelecek sene yaptırılması icap etmekle beraber bilmünakasa zuhur edecek müteahhide ihale suretiyle inşa ettirilmesi muceb-i menfaat olacağı anlaşılmaktan nâşi, merkez-i vilayet ve Küre nahiyesince icra kılınmakta olan münakasaları bu kerre neticepezîr olarak uhdesinde takassür eden müteahhide ihale kılınmış olduğundan inşaata mübaşeret edilmek üzere bulunduğu meserrat-ı mahsusa ile müstahberdir.

“Mekteb-i Sanayiin akarat-ı mevcudesi vâridatına zamimeten senevî on bin kuruşu mütecaviz irât temin edeceği tahmin olunan bu dükkânların kimsesiz ve ihtiyac-ı mahz halinde buluan evlâd-ı vatanı sâye-i saâdet sermâye-i hazret-i pâdişâhide füyûzât-ı sanat ve maârifinden hisseyâb ederek cehl ü fakrin kabil-i ta’dâd olmayan her türlü mevlüdât-ı mazarrasından kurtulmak maksad-ı aliülaliyle müesser olan bu mektebin şu suretle dahi teşkil-i esbâb-ı terakkiyatı hakikaten teşekkürât-ı fevkalâdeye lâyık mevaddandır.

“İnşâallahüâli peyderpey böyle himem-i aliye-i terakkiperveriye mazhariyeti me’mulât-ı kaviyyeden olan mekteb-i mezbûrun sâye-i feyz pirâye-i hazret-i pâdişâhide istikbâli ümitlerimizle mütenâsip ve enzâr-ı takdir ve ihsânı celb derecede parlak olacağına şimdiden beyân-ı itmi’nan edebiliriz.”