Sarımsaklasak da mı saklasak!

Biz…

“Taşköprü sarımsağımızı koruyalım…

Pancar tarımımızı eski parlak günlerine döndürelim…

Kendirimizi yeniden ayağa kaldıralım… Kendirin başkenti olalım…

Siyezimizi suistimal edenlere fırsat vermeyelim…”

Derken…

İngiltere’de, insansız hava araçları bir yıl boyunca bir hektarlık tarlaya buğday ekti…

Sürdü, ilaçladı…

Ve yakın bir zamanda da hasadını yaptı!

Üstelik bunları yaparken hiçbir yardım almadı!

Aynı günlerde ünlü İngiliz fizikçi Stephen Hawking’in yapay zekânın insanlığın sonunu getireceğini tekrarlayan son kitabı “Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar” vasiyeti gereği ölümünden sonra ailesi tarafından yayınlandı.

  • ••

Özetle, tarımsal üretim yöntemleri de…

Sınai üretim yöntemleri de değişiyor…

Üretimden tüketime her şey hızla farklılaşıyor…

Görünen köy kılavuz istemez… Toplumsal hayat bir bütün olarak bambaşka bir noktaya evriliyor…

  • ••

Şimdi merakla tartışılan şu:

Yapay zekâ…

  • Dünyaya bereket, bolluk, huzur ve mutluluk mu getirecek?

Yoksa…

  • İnsanlığın sonunu mu getirecek?

Bu iki zıt görüşten hangisinin haklı çıkacağını ömrü olan görecek…

  • ••

Hawking haklı çıkarsa sorun yok…

O zaman zaten tüm insanlık “ayvayı yedi!”

Ya çıkmazsa!

Bütün bunlar olup biterken biz ne yapacağız?

Sadece…

“Sarımsağımız korunsun… Çin sarımsağı ithal edilmesin…”

“Pancar tarımı teşvik edilsin… Canımız istediğince ekip sökelim…”

“Kendirimizi bir an önce serbestçe ekip biçelim…” diyerek, klasik tarım anlayışına sıkı sıkıya sarılıp bugünü kurtarmanın derdine mi düşeceğiz…

Yoksa…

Gündelik çabalarımızı “bi tık” artırıp…

Gelişmeleri doğru okuyarak…

Yarınımızı da kurtarabilmenin çabasını mı sarf edeceğiz?

  • ••

Tarımdan turizme…

Yer altı ve yer üstü tüm zenginliklerimizi kapsayan bir “Kastamonu Sosyo-Ekonomik Master Planı”mız olmalı dedikçe, koca ilden çıt çıkmıyor ya…

Bunları konuşalım…

Bunları tartışalım…

Olabildiğince geniş bir katılımla kafa kafaya verelim…

Önümüzde bir yol haritamız olsun istiyoruz…

  • ••

Israrla sessizliği tercih ediyor ya da “yok, biz bu topa hiç girmeyelim” diyorsak ne âlâ…

O zaman tekerlemeye devam:

Sarımsaklasak da mı saklasak…