“Siyah kırmızı, gönüllerin yıldızı”

Kastamonu’yu Kastamonu yapan kadim değerler var, Ilgaz dağından Karadeniz sahiline, kalesinden kulesine, camilerinden kaya mezarlarına, Karaçomak deresinden ıhlamur ağaçlarına, ilimizde tarihi nerdeyse bir asır önceye giden futbol topundan Kastamonuspor’a…

Yüzlerce yıllık Kastamonu filminin son yarım yüzyılının başrol oyuncularından biridir Kastamonuspor.

Tüm değerlerimizin birinden zerre eksilse Kastamonu Kastamonuluğundan dağlar kaybeder…

Ilgaz dağının yerle bir olmasıyla yahut Karadeniz’in kurumasıyla eş değerdir Kastamonuspor’un kepenk indirmesi.

Mevzu futbol topu değil…

Tarih, kültür, maya.

Her biri birbirinden kıymetli Çamsu ve Kastamonuspor’un birleşmeleriyle 1966 yılında kurulan Kastamonuspor’u 2014 yılında toprağa verdik…

Aslının yerine o yıl ikame ettiğimiz Kastamonuspor 1966’yı bari canlı canlı toprağa gömmeyelim.

(Kastamonuspor hâlâ can çekişiyor gerçi, kamu borçları nedeniyle kaç vatandaşımız çile çekiyor, varsıl yöneticiler yırttı, kabak dar gelirli yöneticilerin başına patladı, icra kapılarında mağdurlar…

Kastamonuspor defnedilirken tüm borçlarının sıfırlanacağı sözü verilmişti oysa.)

Yazının girişinde “Kastamonuspor” ismiyle bahsettiğim ve bahsetmeyi sürdüreceğimKastamonuspor 1966, ülkemiz futbol ligi sıralamasında önemli bir klasman olan 2’nci ligde yarışıyor, geçtiğimiz sezon şampiyon olabilir miydi olabilirdi, rast gitmedi…

Oynadığımız lige çıkabilmek için devedişi şehirler kıyasıya emek veriyorlar, çıkabilenler yedi gün yedi gece bayram ediyorlar, futbol şehirlerin ekonomisi ve sosyal kalkınması namına bir referans çünkü, biz ise bulunduğumuz yerin kıymetinden bihaberiz.

Kastamonusporkimsenin, yöneticilerin, siyasi partilerin tapulu malı değil, yönetim koltuklarında ne Süleymanlar oturdu bugüne kadar, kibirlerinden yanlarına yaklaşılmıyordu, bugün yoklar…

Yaralı bereli de olsa Kırmızı-Siyah forma var ama.

Halkın yoldaşı o…

Kumaşına sinen hatıralar var.

İsmail Dikmenli, Altınmakas, kazalarda hayatlarını kaybeden futbolcularımız, ömrünü Kastamonuspor’a vakfetmiş nice ağabeyimiz…

Bu şerefli tarihi yok edemeyiz.

Kastamonuspor 1966’nın önümüzde sezon ligden düşmesi sadece bir alt lige inmek olmayacak, tıpkı Kastamonuspor gibi kapısına kepenk vurmaya giden bir yolun ilk adımı olacak…

Kıymayalım.

Kastamonuspor için “milli mücadele” sezonu bu sezon…

Kırmızı-Siyah’a sahip çıkmalı Kastamonu.

Yöneticilerin başarısızlığı, camianın basiretsizliği, kamuoyunun vurdumduymazlığı, dönen dolaplar, ince hesaplar, çirkin kulisler, su altından saman yürütmeler, tehditler, sivri diller birkaç ayda unutulur gider…

Kastamonuspor’un hüsranı ise seneler senesi gönüllere oturur kalır.

Yönetime, kişilere, siyasete, devre değil…

Kırmızı-Siyah formaya sahip çıkma günü bugün.

Ses ver Kastamonu…

Gönüllerin yıldızı sönmesin.

 

Not: Dev bütçeli transferlerle şampiyonluğa oynayacak bir kulüpten söz etmiyorum…

Hikayesi olacak bir yolculuktan bahsediyorum.

Kısıtlı imkanlarla destan yazmaktan…

Gözyaşı ile takımı desteklemekten söz ediyorum.

Başarabiliriz…

Hikayemizle örnek olabiliriz ülkeye.

Hastalık, iyileşmenin ilk adımıdır…

Geç değil hiçbir şey için.