Son şapka ustası

Toplumsal izdüşümü Zihniyet Devrimi’ne karşılık gelen Şapka ve Kıyafet Devrimi’ne ev sahipliği yapmasıyla namlı Kastamonu’nun son şapka ustası o…

1942 yılında doğdu, emperyalistler arası ikinci paylaşım savaşının ülkemizi de vuran ekonomik sıkıntısının tam ortasında, anne ve baba, 6 çocuk, ortancalarıydı.

Ailesi zanaatkardı…

Kendir alır, urgan yapar, satar, 8 kişilik ailenin nafakası çıkardı böylece.

İlkokulu bitirdi, geçim derdine ortaokula devam edemedi, memleketin yokluk yılları, 12 yaşında terzi çıraklığı ile iş hayatına adım attı…

Kadın terzisi Sebahattin Kırcı’nın yanında 12 yıl çalıştı.

1966’da Vahide Hanım ile hayatını birleştirdi, kayınpederi vefat etti, manifatura dükkanını terzihaneye dönüştürerek kendi işini kurdu, iki kızı oldu…

Terzilik yapmaya başladı.

Şehrimizde o yıllarda 2 tane şapka ustası vardı, zamansız vefat ettiler, şehirde şapka ustası kalmadı, talep gani, erkeklerin hemen hemen hepsi şapka giyiyor o vakit, vefat eden ustalardan birinin yakınlarından mevcut şapka kalıplarını aldı…

Şapka imalatına başladı.

(Anlatıyor usta…

“Kastamonu şapkası” denen model büyükşehirlerde ünlü olmuş, giyenlere büyükşehirliler anında “Bu Kastamonulu” dermiş.)

Zaman içinde şapkaya olan “ihtiyaç” düştü…

Kastamonu’nun tek ve son şapka ustası 2011 yılında imalathanesini kapattı, emekli oldu, evine çekildi.

Ahmet Yapıcıoğlu…

Bir el sanatının, bir kültürün, bir geleneğin, bir zanaatın ilimizdeki son ustası.

Şapka bir giyim ürünü olmanın yahut ihtiyacın ötesinde bir “kültür” aslında, illa kullanmak gerekmiyor günümüzde, hediye edilebilir, aksesuar olarak kullanılabilir evde, işyerinde, cumhuriyetimizin emaneti bir nevi…

İlimizde şapka imalatını yaşatamıyorsak ayıbı bize.

Referanstır şapka…

Semboldür.

Kartvizit…

Kimliktir.

Tanımaktan mutlu oldum Ahmet Yapıcıoğlu’nu…

Yaşayan son şapka ustası o.

 

Kastamonuspor’un kamu borçları can yakıyor

 

Kastamonuspor 1966’nın borcu gırtlakta, kongrede ifade edilene göre borcu eritmek amacıyla birkaç sezon kemer sıkılacak, sponsorluk anlaşmasıyla “Kastamonu” isminin önüne veya arkasına firma ismi gelecek…

Az zamanda ikinci kez isim değişecek.

Kastamonuspor 1966’nın borçlar kemer sıkarak ödenirse ödenecek…

E peki mazide kalan Kastamonuspor’un borçları ne alemde?

Devlet alacağını bırakmıyor, bırakmasın da, tüyü bitmemiş yetim hakkı sonuçta, söke söke alınması caiz…

Yönetimlere usulen yahut rica minnet giren, habersiz ismi yazılıp da utancı belasına ismini sildiremeyen, kurumları temsilen listeye dahil edilen, maaşlı, dar gelirli yahut emekli maaşından başka geliri olmayan eski yöneticilerin kamu borçları ile uğraşmaları ise yürek sızlatıcı.

Kastamonuspor 1966’nın borcu gündemde…

Ya gündemden düşen Kastamonuspor’un borcu?

Aynı kafa ile idare edilirse…

Yeni Kastamonuspor da aynı çemberin dışına çıkamayacaktır kuşkusuz.