Söz vermiştin…

Bugün gazeteci, şehirde ojeli parmakları değil, köyde nasırlanmış elleri yazacak.

Ne kadar acı bir cümledir, ‘Söz vermiştin…’

‘Yapacağım’ dediğin şeyi yapmamaktan daha çok can yakar. O sebeple, söz vermemek de iyidir bir bakıma. En azından yapmadığında hayal kırıklığına uğratmazsın insanları.

***

Sayın Cumhurbaşkanı’nı ağırladık geçtiğimiz salı günü. Miting alanını doldurdu insanlar, bayram havasındaydı gelişi. Yoğun programında kısa bir süre ayırmış olsa da Kastamonu’ya, bizim en çok konuştuğumuz şeyden bahsetti Cumhurbaşkanı. ‘Turizm’ dedi.

“Turizmi, çok kıymetli tabii güzelliklere sahip Kastamonu için ciddi bir kazanç haline getirmekte kararlıyız” dedi. Bunun haricinde de başka söz vermedi.

Yok yere ağzımıza bir parmak bal çalmadı anlayacağınız. “-cağız, -ceğiz” ekleri havada uçuşmadı bu sefer.

***

Bu aralar, sağlık için insanları oraya buraya sevk ettiğimizi konuşmuyoruz. Tam donanımlı hastanemiz var, hâlâ kritik vakaları başka şehirlere sevk ediyoruz ama konuşmuyoruz.

Ölü yatırımlarımızdan bahsetmiyoruz misal. Kule gibi diktiğimiz binaların terkedilmiş olduğundan bahsetmiyor, ağzımızı açmıyoruz.

Sanırım şehir olarak akıllanmış durumdayız geç de olsa… Yapılamayacak şeyleri yapabilecekmişiz gibi konuşmuyoruz artık.

Taşköprü’de SEKA’mız vardı örneğin. Kenevir üretimi konusu patladı ülkemizde… Ama kenevirin merkezi olamıyoruz, yine de ağzımızı açmıyoruz.

Ağlamayan çocuğa süt verilmiyor bu bir gerçek de, sanırım biz şehir olarak çok ağladık bugüne kadar. Ağlamıyoruz artık.

 Gözde MINIK