Terör belası

12

Atasözlerinin önemini henüz anlayabilmiş değiliz. Oysa bu sözler yüzyıllar içinde kim bilir hangi olayların sonucunda üretildi, günümüze kadar geldi. “Rüzgâr eken fırtına biçer” sözü bunlardan biri Terör olayları hızla artınca herkes derin bir şaşkınlık geçirdi. Amerika’daki 11 Eylül olayı dünyada şok yaratmıştı ama mesele bununla kalmadı.
Çifte standart maalesef terörde de görülüyor. Ölümler Doğu dünyasında meydana gelirse Batı medyası ve sivil toplum kuruluşları ilgilenmiyor veya çok basit kınamalarla geçiştiriyor.
Ankara’daki son terör olayında yüz kişiyi aşkın insanımızı kaybettik. Batı medyası ne kadar zaman ayırdı? Oysa şu Paris olayı bizim medyada o kadar çok konuşulup yazıldı ki Ankara unutuldu gitti. Batıda bir olay meydana gelince kıyamet kopuyor, Doğu’da yaşanınca ilgi görmüyor. Oysa terör nereden gelirse gelsin bir insanlık suçu; herkesin ortak tepki vermesi gerekir. Böyle olmuyor. Yeri gelince ‘benim teröristim seninkinden daha iyidir’ deniyor veya ‘benim ölülerim seninkinden daha kıymetlidir’ muamelesi görüyor.
Devletlerin masumane açıklamalarına aldanmamak lazım. İkiyüzlü davranıyorlar. Büyük devletler dünyadaki her türlü terörün arkasında. Savaşlar artık cephelerde yapılmıyor; daha yerel boyutlarda, içten çökertme şeklinde uygulanıyor.
11 Eylülü bir kenara koyarsak terör, nedense hep İslam dünyasında görülüyor. Otuz yıldır başımızdaki belayı anlatmaya gerek yok; binlerce insanımız öldü, hâlâ devam ediyor. Adı, sanı ne olursa olsun; ister bizde, ister başka yerlerde, ulusal sınırlar içinde bir örgüt tek başına yaşayamaz. En zayıf bilinen devlet bile en sonunda terörün üstesinden gelir. Dünyadaki terör olaylarının arkasında emperyalist ülkeler var. Ortadoğu için konuşursak ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, Rusya, İran hep bu işin içinde. Örgütlerin elinde en modern silahlar. Bunlar uzaydan gelmiyor; hepsinin üretim yeri, seri numarası, kaynağı belli.
Ortadoğu coğrafyası, dünya enerji kaynaklarının merkezi ve büyük çoğunluk Müslüman. Dünyanın bütün musibetleri burada toplanmış. Demokrasi, özgürlük, insan hakları, hukuk, adalet, bilim ve akıl ve maalesef yok. Buna karşılık yalan, riya, fitne, fesat, tefrika, ahlaksızlık çok. Kur’an sanki bu coğrafyaya hiç gelmemiş gibi.
Batı dünyası ektiğini biçiyor. Irak’ı kim parçaladı? Saddam silah alırken makbulünüzdü; ne yaptı da maktulünüz oldu? Irak işgal edilirken vaat ettiğiniz demokrasi hani nerede? Bakın, şimdi o topraklarda terör örgütleri adeta cirit atıyor. Ya Libya’ya? Muammer Kaddafi Paris’e, Roma’ya gelince en büyük meydanlara görkemli çadırlar kuruyordu; siz de gidip temenna ediyordunuz. İşte Fransa. Bırakalım yakın tarihteki Cezayir katliamlarını; birkaç sene önce Libya’yı ilk bombalayan uçaklar kimindi? Libya bugün ikiye, üçe bölünüyorsa Fransa’nın hiç mi günahı yok? Müteveffa cumhurbaşkanı F. Mitterand’ın karısı bizim Güneydoğu’ya çiğ köfte yemeğe mi geliyordu? Bunlar ne çabuk da unutuyor yakın geçmişlerini.
Soğuk savaş döneminde, Sovyetler Birliği Avrupa’ya baskı yaptığında, yükü hafifletmek için Afganistan’ı, Rusya’ya işgal ettiren kimlerdi? O zamanki mücahitleri kim destekledi, silahların parası nerden karşılandı? Taliban, El Kaide Batı projesi değil miydi? Irak’ta bir milyondan fazla insan öldü; şimdi Suriye perişan, insanlar gidecek yer bulamıyor. Avrupa kaç mülteci aldı? Kılı kıpırdamıyor bu devletlerin. Mısır’da demokrasi için sandık açılmışken Mursi’yi devirip diktatör Sisi’yi kimler destekledi? Üstelik cebine de 20 milyar Dolar harçlığı kimler koydu? Bunun içinde saltanat korkusu yaşayan Arabistan yok mu?
Batılılar Ortadoğu’da özgürlük, demokrasi, insan hakları istemiyor. Aradıkları şey kukla yönetimler, sözde kral ve emirler. Arap Baharı ne çabuk kışa döndü? Ortadoğu’ya demokrasi geliyordu; barış, insan hakları nerede? Bahar, taşları yerinden oynatmak için bir sadece bir kurguydu.
Müslümanları da eleştirmek lazım. Yıllardır birbirlerini yiyorlar yamyamlar gibi. Kur’an’da onlarca âyet var; ancak aralarında vahdet, birlik, uhuvvet, kardeşlik, gayret yok. Lakin tefrika, nifak, yalan, riya, tembellik hepsi var.
Avrupa Orta Doğu’daki terörün arkasında. IŞİD’i yaratan onlar. Irak parçalanmasaydı bu örgüt doğabilir miydi? Batılılar bölgeyi önce karıştırıyor, istikrarsız hale getiriyor. Soğuk savaş döneminden sonra Batı kendine bir düşman yaratmak zorunda kaldı. Rakip olarak Müslümanları seçti. İslam karşıtlığı işlerine geliyor. Tarihsel derinliği olan kutsal bir amaç seçilmiş. Haçlı anlayışı Batı’nın zihninde bin yıldır yaşıyor.
Eleştirileri uzatmak mümkün. Dünyadan büyük beş devlet var; bunlar varken terör devam eder; Birleşmiş Milletler ve benzeri kuruluşlar hep paravan, gerisi hikâye. Fransa terörü destekledi, Paris’te canı yandı. Rusya’nın uçağı düşürüldü. ABD 11 Eylülü yaşadı. Bakalım Almanya’nın başına ne gelecek? Ümitsiz olmak hoş değil ama terör daha uzun yıllar sürecek. İşin içinde silah tüccarları da var.

PAYLAŞ
Kastamonu Gazetesi yazı işleri müdürü kontrolünde, haber servisi tarafından haber girişi yapılmaktadır.