Teşekkürler Atilla Toygun

30 Ağustos tarihli Hürriyet gazetesinde Sayın Atilla Toygun, Zafer Haftası münasebetiyle güzel bir sayfa hazırlamış. Sayfanın üçte birini Hüsnü Açıksöz’e ayırmış: Milli Mücadelede Kalemiyle Savaştı. Kısa, özlü ifadelerle gazetecilik ve yazarlık sanatının bütün inceliklerini kullanmış. Öyle güzel anlatmış ki, sanki kırk yıldır burada yaşamış, içimizden biri. Bizim bilmediklerimize de sahip.Kolay kolay güçlü gazeteci olunmuyor. Hele Hürriyet gibi, okuyucu ağı geniş, etki alanı ve saygınlığı olan bir gazetede yazı yazmak herkesin harcı değil.

  1. YILIN KASTAMONU İÇİN ÖNEMİ

2019 Kastamonu için çok önemli idi. Öncelikle Millî Mücadele hareketinin yüzüncü yılı. Gerçi bu hareket bütün ülkeye şâmil diyeceksiniz, haklısınız. Ancak hareketin, Kastamonu için ne kadar önemli olduğunu anlamış değiliz.Yirmi yıl kadar önce İnebolu’da yapılan bir sempozyumda dinlemiştim; harekâtta kullanılan silah ve cephanenin üçte biri İnebolu’dan giriş yapmış. Savaşa katılan, geri dönmeyen binlerce insan var. Yaz, kış demeden tonlarca mühimmatı kimler taşıdı?  Nenelerimiz gece, gündüz demeden çalıştı, askerimize yiyecek, giyecek hazırladı. Küpeler,  bilezikler, yüzükler bağışlandı. Gelip geçen onlarca insan burada konakladı. Kastamonu cephe gerisindeydi, işgal görmedi ama savaşın bütün ağırlığını yaşadı. O bakımdan bu topraklar için Millî Mücadele çok özel bir anlam taşır.Ancak yüzüncü yılla ilgili ciddi bir etkinliğimiz olmadı.

HÜSNÜ AÇIKSÖZ VE GAZETESİ

Diğer bir husus Açıksöz gazetesi. Bugüne kadar Anadolu’da yüzlerce gazete çıktı, kapandı. Bunda ne var diyebilirsiniz. 1919’un zor günlerinde gazete çıkarmak kolay değil. Baskı, finansman, satış bir yana, yazar kadrosunu oluşturmak bile zordur. Halkı aydınlatmak, kamuoyu oluşturmak gerekiyordu. Açıksöz bunu başarıyla yaptı. O yıllarda Kastamonu, Açıksöz idarehanesinden yönetildi desek hiç de abartılı olmaz. Şehrin aydınları burada toplandı, gelip geçen önemli şahsiyetler pek çok sohbete katıldı. Kim bilir,ülkemiz ve dünya siyaseti hakkında neler söylendi? Sadece siyaset de değil; bilim, sanat, edebiyat, kültür de konuşuldu.Bilinsin isterim; o yıllarda aydın insanlar, sadece siyaset konuşmazlardı günümüzdekiler gibi.Kimselere haksızlık etmeyelim ama günümüz Türkiye’sinde aydın olarak kaç kişi kaldı acaba?

Açıksöz gazetesinin kurucusu Hüsnü Açıksöz müstesna bir insan. Genç yaşında, kelle koltukta mücadele etti.Hiç kuşkusuz, bugüne değin Kastamonu’nun gelmiş geçmiş en güçlü gazetecisi, basınımızın bayraktarı. Açıksöz’de kalemler kılıç oldu, bütün mücadele süresince. Aydınlar, öğrenciler yazılarıyla güç kattı gazeteye.  Bu uğraşı barış döneminde de sürdü.Cumhuriyetimizin harcında Hüsnü Açıksöz’ünhissesi vardır. Üstelik bir de kitap yazdı, o yıllarda yaşananları anlattı: İstiklal Harbinde Kastamonu.

10 ARALIK VE 23 AĞUSTOS

Bu yıl, 10 Aralık 1919 günü yapılan ilk Türk Kadın Mitingi’nin de yüzüncü yılı. O yıllar ölçeğinde düşündüğümüzde çok önemli bir kadın hareketi. Kastamonu ve bütün Türk kadınları için kıskanılacak bir hareket, hatta dünyaya örnek. Bu anlamlı güne kavuşmaya üç ay kaldı ama ortada henüz bir hazırlık görülmüyor veya biz bilmiyoruz.

Yine başka bir vilayete nasip olmayan 1925 Kıyafet Devrimi. Sadece bu bile Kastamonu açısından başlı başına bir değer. Fakat biz yeteri kadar önemsemiyoruz. Kimse aksini söylemesin; yıllardan beri silik programlarla geçiştiriyoruz 23 Ağustosu. Önemli günlerin programları bir yıl önceden yapılmalı, ona göre etkinlikler düzenlenmeli. Klasik programı bırakalım, yenilikler düşünelim, halkın ilgisini artırmak için.

ONLARI KAÇ KİŞİ TANIYOR?

Son yıllarda pek moda oldu, “değer” sözü. Şapkadan tavşan çıkarmaya çalışılıyor. Değer denilen nesneyi önce ailemizde, sonra çevremizde aramalıyız. Değersizlerle değer yaratmak mümkün mü? Müdafaa-i Hukuk Reisi Şeyh Ziyaeddin Efendi’nin kabri, Hazret-i Pîr’e 500 metre uzakta. Öleli yetmiş seneyi geçti, kaç kez mezarına gittiniz, hakkında ne biliyorsunuz? Çok kişinin haberi bile yok. Üç seneden beri Türk Ocağı anıyor da içimiz biraz ferahlıyor.Şeyh Efendi’nin  eşi Hafize Nebiye Hanım’ı kim biliyor?İzbelizâde Hafize Selman Hanım’ı kaç kişi tanıyor? Bu kadınlar Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kadın kollarının kurucuları, emektarları.Bu isimleri uzatmak mümkün.

KENDİMİZİ TANIMADAN OLMAZ

İlkokuldan başlayarak kentin kültür varlığı tanıtılmalı. Bu konuda, ülke genelinde Kent Tarihi adıyla bir ders okutulmalı. Hatırlarsanız, vali Enis Yeter Bey, Özel İdare’den bir midibüs tahsis etmişti; günde iki posta halinde öğrenciler gezdiriliyordu, rehber eşliğinde.  Kendimizi tanımadan başkalarının bizi keşfetmesini bekliyoruz. Böyle bir şey yok dünyada.

Bu güzel tanıtım yazısı için Atilla Toygun’a ve mensubu olduğu Hürriyet gazetesine Hüsnü Açıksöz adına çok teşekkür ediyorum; iyi ki yollarımız kesişti. Kalemine,yüreğine sağlık.

 

MUSTAFA ESKİ