Trensiz vilayetten tren parçası ihracı

Yıllardır tren gelsin diye bekleyen Kastamonu’dan İsviçre’ye tren şasesi ve yakıt tankı ihraç edecek.

OSB’de üretim yapan Romon Grup, İsviçre Demiryolları’ndan 64 tren için sipariş aldığı şase ve yakıt tankı üretimini sürdürüyor. Firma, Almanya’dan da benzeri bir ihale aldı.

Romon Grup’un patronu Ayhan Kömeç, “Ürettiğimiz tank ve şaseleri tırlara yükleyerek İsviçre’ye göndereceğiz. Trenlerinin bazı parçalarını yurtdışında yaptırıyorlar. Bunun için özel bir sertifika isteniyor; teknik bilgiye ve donanıma ihtiyacınız oluyor. Türkiye’de bunu yapabilen az sayıdaki şirketten biriyiz” dedi.

 

 

Kastamonu Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren Romon Mühendislik Yapı Sanayi Ticaret A.Ş, İsviçre Demiryolları için tren parçası üretimine başladı. Firma, 64 adet tren için yakıt tankı ve şaselerinin üretimini  gerçekleştirecek.

Fabrikada yürütülen çalışmalar hakkında değerlendirmede bulunan Romon Mühendislik Yapı Sanayi Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Kömeç, üretimleriyle ilgili şunları söyledi:

“İsviçre Demiryollarına trenler için yakıt tankı yapıyoruz. Burada sadece tank dağil, aynı zamanda şaseleri de üretiyoruz. Aynı zamanda Almanya’da da benzeri işle ilgili bir ihale yapıldı. Bu iş kapsamındaki bazı parçaları da Kastamonu’da üreteceğiz.

Bunun için yeterli sertifikamız ve donanımız bulunuyor. Almanya’da kullanılacak trenlerin parçalarını üretebilmemiz için ayrı bir sertifika isteniyor. Bunun için de çalışmalar sürüyor. İnşallah yakın bir zamanda sertifika işlemlerini tamamlayarak Almanya’nın da tren parçalarını bizler üreteceğiz. Bunlar sıradan bir iş değil, çok nitelikli ve çok detaylı çalışmalar istiyor.

Bunun için çalışmalar sürerken İsviçre’deki bazı tren parçalarının üretim işini aldık ve çalışmalara başladık. Numuneler yaptık. Kontrole geldiler. Kontrollerden de başarılı bir şekilde çıkarak üretime geçeceğiz. Ürettiğimiz tankları ve şaseleri tırlara yükleyerek İsviçre’ye göndereceğiz. Trenlerinin bazı parçalarını yurtdışında yaptırıyorlar. Bunun için özel bir sertifika isteniyor; teknik bilgiye ve donanıma ihtiyacınız oluyor. Zaten bunu yapabilen Türkiye’de çok az sayıdaki şirketten biriyiz.”

“İsviçre’den gelen ekip yaptığımız çalışmaları çok beğendi. Numuneler hoşlarına gitti ve istedikleri standartları yakaladığımızı söylediler. Bu da bize ayrı bir gurur verdi. Çünkü Türkiye’deki rakiplerimizden biraz daha iyi olduğumuzu gördük” diyen Ayhan Kömeç, “İlerleyen zamanlarda sadece Avrupa’ya değil tüm dünyaya iş yapar hale geleceğiz, tüm dünyaya açılacağız” dedi.

Kömeç sözlerini şöyle sürdürdü:

“Avrupa’dan aldığımız hammaddeyi Kastamonu’da işleyerek tekrar Avrupa’ya ihraç ediyoruz.  Burada -20 dereceye bile dayanıklı yakıt tankları üretiyoruz. Tankların bu ısıda dahi sorunsuz bir şekilde işlemesi gerekiyor. Onun için kullandığınız malzemeler de ona göre uygun olacak. Ne yazık ki, çoğu malzemeyi ülkemizde bulamadığımız için Avrupa’dan getirtiyoruz. Bu yüzden Avrupa’dan hammadde ithal edip bunu işlenmiş bir şekilde tekrar Avrupa’ya ihracat ediyoruz.

Şuanda 36 trende kullanılacak parçaları üretmeye devam ediyoruz. İlk etapta trenin tankları ile şaselerini üretiyoruz. Bunları tamamladıktan sonra 28 trenin daha parçalarının üretimine geçeceğiz. Toplam 64 trenin parçalarını Kastamonu’da üreterek Avrupa’ya ihracat etmiş olacağız. Bu parçalarını bizlerin burada üretmemizdeki nedeni yeterlilik belgesine sahip olan sertifikalardır. Bizler, bu sertifikaları alıp mühendislerimizi, işçilerimizi, personelimize eğiterek bunları üretebilecek seviyeye getiriyoruz. Bunlar zaman alan işler, kolay işler değil.”

——————

“Üniversite öğrencilerine eğitim vereceğiz”

Romon Mühendislik Yapı Sanayi Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Kömeç, eğitim konusundaki yaklaşımlarının da sürdüğünü, tesislerinde aynı anda 16 kişiye kaynak eğitimi verebileceklerini de belirtti ve bu konuda şunları söyledi:

“Türkiye’de nitelikli eleman sorunumuz var. Bizler, bu işleri yapabilmek için yeterli donanıma sahip nitelikli elemanı ne yazık ki bulamıyoruz. Bununla birlikte bu hassasiyeti gösterebilecek bir eğitim de yok. Bizler, ilk öncelikle Milli Eğitim Müdürlüğü ile ortak bir proje hazırlayıp nitelikli eleman yetiştirmek için ortak çalışma yürütmek istedik. Ama bundan başarılı olamadık. Organize Sanayi Bölgesinden bir yer istedik ve burada nitelikli eleman yetiştirmek için 2 milyon liralık bir yatırım yaparak okul gibi bir yer planlamıştık. Fakat bunda da istediğimizi alamadık. Yaptığımız girişimlerden sonuç elde edemeyince bizler de kendi yerimizde bir eğitim alanı oluşturalım diye karar aldık. Bunlar basit işler değil, sorumluluk istiyor. Eğer biz Almanya ile, Fransa ile, İngiltere ile yarış yapmak istiyorsak bunun için ilk başta yeterli donanımı ve eğitimi öğrencilerimize vermek zorundayız. Bizlerde bu yüzden şirketimiz bünyesin oluşturduğumuz eğitim alanında bu eğitimi vermek istiyoruz. Aynı anda 16 kişi kaynak eğitimi alabilecek. Aynı zamanda 20’nin üzerinde mekanik, makineci gibi yetiştirme imkanımız olacak. Ayrıca 50 kişiye yakın insana aynı anda ders ve eğitimde verebileceğiz. Bu insanlar, aldıkları eğitimle ustadan görme usulü değil teknik anlamda bu işi yapacaklar. Hesaplamasından çizimine kadar hepsini öğrenecekler. Bir yere gittikleri zaman tek başlarına iş alıp sonuçlandırabilecek kapasitede olacaklar. Bizler bunun eğitimini inşallah şirketimiz bünyesinde vereceğiz. Şimdilik üniversitemiz ile bir anlaşma yaptık. İnşallah üniversitenin ilgili bölümlerinde okuyan öğrencilerimize burada eğitim verme imkanımız olacak. Aldıkları bu eğitimlerle sadece Türkiye’de değil Dünya’nın her tarafında gittikleri yerlerde rahatlıkla alanlarında iş bulabilecek kapasite ve donanıma sahip olacaklar. İnşallah bizler, bunu burada başaracağız. Türkiye’nin buna ihtiyacı var, böyle yetişmiş nitelikli elemanı her yerde bulamıyorsunuz. Ustasından görmüş şekilde kaynak yapanlar var, bunlarda bazı işleri doğru yapmadıkları için ülkemizde aranan insanlar oluyor. Talep çok fazla inşallah bizler, bunların önüne geçeceğiz. Bizim gençlerimizden tek isteğimiz, bu kursları katılıp kendilerini yetiştirmeleridir.”