Turizm ve Görsellik

0
13

Kastamonu’nun kendine özgü doğal ve kültürel değerleri, güzellikleri var. Gezilip görülmesi ve bu miraslara özellikle değer verilmesi gerekir.
Şehrimizi gezmeye gelenlerin, diğer gelecek olan insanları yönlendirmesi ise gelen insanların memnuniyeti ve hoşnutluğundan geçiyor.

Şehrimizi gezmeye gelenlerin hepsi doğal ve kültürel yerleri fotoğraflayarak ve bunları sosyal medyada paylaşarak bu görüntülerin binlerce kişiye ulaşmasını sağlıyorlar.
Burada asıl önemli olan Kastamonu’nun tarihi mekanlarının kültürel ve tarihi çeşitliliğini gelen insanların en iyi şekilde görmesini ve fotoğraflamasını sağlamak ve rahat bir ortamda gezmeleri için uygun koşullar yaratmaktadır.
Fotoğraf çekerken fotoğraf çekmek istediğiniz yerin estetik olması için bir kompozisyon oluşturmanız gerekiyor.
Fotoğraf çerçevesine giren objeleri, olumsuz görüntüleri kareden çıkarıp göze hoş gelecek şekilde ayarlayıp verilmek istenen mesajın yerini bulması ve fotoğrafın akılda kalmasıdır önemli olan.
Diğer şehirlere yaptığımız fotoğraf gezilerimizde de bazen bir kare fotoğraf çekimi yapabilmek daha iyi görüntü alabilmek adına ve bazı objeleri kare içine almamak için çaba harcadığımız oluyor.
Ancak, kör göze parmak misali, göze batacak kadar ortada özellikle tarihi yerlerdeki görüntü kirliliğine bizdeki kadar rastlamadım.
Caddelerdeki işyeri tabela ve reklam panolarının iç içe karmaşa içinde olmasına artık alıştık, diyelim.

Ama…
Cami önü ve etrafında yer alan elektrik trafolarının yer altına alınması veya yerlerinin değiştirilmesi günümüz koşullarında zor olmasa gerek.
Övünerek bahsettiğimiz konaklarımızda bu görüntülerden nasibini almış durumda.
Teknolojinin bir gereksinimi olarak dört bir yanımızı saran uydu alıcılarının görüntüleri ise ayrı bir dert.
Tek istediğimiz daha güzel ve özel Kastamonu.
Esas amacı ile Turizm dinlenme, görme ve tanıma gibi amaçlarla yapılan bir gezi.
İnsanları bölgeye çekmek amaçlanıyorsa öncelikle görsel açıdan şehrin ön plana çıkarılması gerekmektedir.
Çeşitli sloganlar içinde Kastamonu’dan bahsediyoruz ya “Dört mevsim Kastamonu” gibi, “Anadolu’nun saklı hazinesi” gibi.
Bir de “Siz hiç Kastamonu’yu gördünüz mü?” sloganımız var, evet gördük diyelim, tarihi mekanlarının önlerinde boy boy trafolar vardı dedirtmemek için kulağımıza gelen fısıltıları şimdiden söylemekte yarar var.
Çevre; Miras değil gelecek nesillere devredilecek emanettir ve bu emanetleri koruyabilmek ise bir sanattır.
Bu sanatı icra edebilmek için, çevreyi, doğayı, insanları sevmek gerekir ve görmek ile bakmak arasındaki ince çizgiyi de çok iyi bilmek gerekir.

Bülend Çadırcıoğlu

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER