Türk Ocağı’nda Atatürk’ü anma paneli

Türk Ocakları Derneği Kastamonu Şubesi’nin, Atatürk’ün ölüm yıldönümlerinde düzenlemeye başladığı  ve gençlerin konuşmacı olduğu  “Gençlerin Dilinden Atatürk” panellerinin dördüncüsü gerçekleştirildi.

Dernek üyeleri, öğretim elemanları, lisans ve lisansüstü öğrencilerin katıldığı panelde oturum başkanlığını Dr. Öğr. Üyesi Sevda Özkaya Sofu yaptı. S

Saygı duruşu ve İstiklâl Marşı’nın okunmasından sonra açılış konuşmasında Dr. Sevda Özkaya Sofu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anmak kadar anlatmanın da önemli olduğunu, O’nun milliyetçiliği, vatanperverliği, ileri görüşlülüğü, liderliği ile büyük bir devlet adamı olduğunu, Türk milletinin onun fikirlerini yaşatması gerektiğini, Onun bıraktığı, en büyük eseri olan Cumhuriyete sahip çıkılması gerekliliğinden bahsetti.

Açılış konuşmasının ardından sözü sırasıyla gençlere bıraktı.

Panelde, Kastamonu Üniversitesi öğrencilerinden Abdulsamed Fidan, “Atatürk’ün Kastamonu Gezisi” başlıklı konuşmasında özetle şunları söyledi:

“Atatürk’ün Kastamonu gezisi ile başlayan şapka ve kıyafet inkılabı sonucunda Kastamonu halkı yalnız şapka değil, bir kıyafet inkılabı da gerçekleştirmiştir. Gazi Paşa şapka ve kılık kıyafet inkılabı için daha önce gitmemiş olduğu Kastamonu’yu seçmiştir. Gazi Paşa daha önce Kastamonu’ya gelmediğinden dolayı ilk olarak halkın karşısına nasıl çıkarsa halk onu öyle kabul edecekti. Kastamonu halkı munistir, asker ocağından yetiştikleri için onlar bunu hoş karşılarlar demiştir. 25 Kasım 1925 tarihinde Şapka inkılabı gerçekleşmiştir.”

Ülkü Kargacıoğlu da “Atatürk ve Türk Kadını” başlıklı konuşmasında; “Atatürk, giriştiği faaliyetlerde, Orta Asya kökenli, Türk’ün özüne inmeyi amaçlayan bir gayeyi esas kabul etmiştir. Kadın konusunda da böyle bir yaklaşımının olduğunu ifade edebiliriz. Milli Mücadele’de büyük özveri ile gerek cephede gerek cephe gerisinde çalışan Türk kadınını hak ettiği değerli konumuna eriştirmek amacı ile hareket eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk kadınına sosyal, siyasal, hukuksal alanlarda birçok hak kazandırmıştır. Özellikle Türk kadının eğitimine önem vermiştir…” dedi.

Bir diğer genç isim, Aziz Mevlüdov“Atatürk ve Türk Dünyası” konusunda konuştu.

Mevlüdov,  “Atatürk’ün Türk Dünyasına olan sevdası Türk milliyetçiliği ve Türklük sevdası ile izah edilebilir. Mustafa Kemal, Türk Dünyası ile kültürel köprü kurarak ilişkileri geliştirmek düşüncesinde idi. Bu bağlamda önemli adımlar atmıştır. Bunlardan biri de Bakü`de 26 Şubat- 5 Mart 1926 tarihinde gerçekleştirilen Türkoloji Kongresi`ne Fuat Köprülü ve Hüseyinzade Ali gibi önemli isimleri göndererek destek sağlamıştır. Hiç şüphesiz Atatürk`ün direktifi ile kurulan Türk Dil ve Türk Tarih Kurumlarının amaçlarından biri de bu kültürel köprüye hizmet etmekti. Atatürk’ün Türk Dünyasına olan sevgisi hiç şüphesiz karşılıksız kalmamış ve aynı derecede muhabbetle karşılık görmüştür” dedi ve Milli Mücadele yıllarında Türk Dünyasından yardımlar ve desteklerin geldiğini ve M. Emin Resulzade`nin deyimi Atatürk’ün, kurtulan şarkın sembolü olduğunu ifade etti.

Son olarak konuşmacı Özlem Çakmak ise “Atatürk ve Türk Ocakları” başlıklı konuşma yaptı.

Çakmak,  “Türk Ocağı veya Türk ocaklılar da Millî Mücadele’ye başından itibaren destek vermiştir. Bunda Mustafa Kemal Atatürk’ün askerî okullardan itibaren almış olduğu eğitimin, kendisini vatanperver veya milliyetperver olarak nitelendirmesinin, “hepimiz Ziya Gökalp’in manevî evlatlarıydık” sözlerinde ortaya çıkan Ziya Gökalp ve Türk Ocağı etkisinin, Türk Ocağı’nın savunduğu ve varmak istediği hedef ile Mustafa Kemal’in ulaşmak istediği hedefin örtüşmesinin büyük etkisi olmuştur. Atatürk, millî siyaseti halka duyurmada genellikle ocak merkezlerini tercih etmiştir. Atatürk, ziyaret ettiği Türk Ocağı şubelerinde, çalışmalarından memnun kaldığını belirtmiştir” diyerek sözlerini tamamladı.

Program sonunda konuşmacılara katılım ve teşekkür belgesi verildi.