“Türk, Öğün, Çalış, Güven”

53

mafacan Dünya yüzünde bugüne kadar eşi benzeri görülmeyen bir vahşilik ile ülkemize saldıran terör koalisyonunun hedefinde bu kez “Güven” vardı…

Önlerindeki en büyük engelin toptan tüfekten önce vatandaşların birbirlerine ve devletlerine duydukları güven olduğunu çok iyi biliyorlar çünkü.

“Güvenpark” demek…

Asaletli ve haşmetli görüntüsüyle ismini parka veren “Güvenlik Anıtı” ya da “Emniyet Abidesi” demek muhakkak ki.

Ankara’nın şehir planının yapıldığı 1934-1935 yıllarında Anton Hanak ve Joseph Thorak tarafından yapıldı “Güvenlik Anıtı”…

Anıtın bronz kısımları Viyana’da döküldü, kaidesinde Mamak taşı kullanıldı. Yabancı mimar ve heykeltıraşlarla birlikte Türk öğrenciler ve taş ustaları çalıştı.

Terörün Güvenpark’ı hedef seçmesi boşuna değil…

37 metre uzunluğundaki dev anıtta Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran ve geleceğe taşıyacak olan tüm kesimler yer alıyorlar çünkü.

Herkes orada…

Türk Ulusu’nun geçmişten geleceğe süreliliğinin sembolize edildiği anıtta Mustafa Kemal Atatürk, gençler, güvenlik güçleri, müzisyenler, cephane taşıyan köylü, sağlık çalışanları, düşünür, demirci, madenci, çömlekçi gibi çeşitli meslek sahiplerinin hepsi bir arada işlenmiş durumda.

Hiçbir ayrım gütmeden vatandaşlarının birbirlerine ve devlete duydukları “güven” duygusunun anlatıldığı anıtta son sözü ise Atatürk söylemiş…

“Türk; öğün, çalış, güven”.

Yedi düvel terörist koalisyonu ne kadar saldırırsa saldırsın…

Güven yok olmayacak Anadolu topraklarından.

Öğündüğümüz, çalıştığımız, güvendiğimiz kadar başımıza ardı ardına gelen melanetlerden ders çıkarmayı da becerdiğimiz gün…

Terör belasından yakasını kurtarmış güvenli bir Türkiye’ye kavuşmuş olacağız.

50269503

 

 

g2

 

 

 

•••

Not: Ankara’daki hain saldırı ülkemize cehennemi yaşatmadan önce, dünyanın cenneti İnebolu köylerindeydik sabahın ilk ışıklarından itibaren…

Dorukları tutmuş kar yığınlarıyla bir yanda kış, erik ağaçlarından patlayan çiçeklerle diğer yanda bahar.

Minik şelalelerde müzik…

Kuytularda başak.

Tabiat börtüsünden bitkisine canlanırken İnebolu’da…

Çam ağaçları ise ölümün kıyısında.

“Çam kurdu” dedi vatandaşlar, ağacın tepesindeki dallara gelin duvağı benzeri bir ağ attıktan sonra, içinden fışkırttığı kurtlar ile zavallımın köküne kadar iniyorlar…

Küre istikametinden İnebolu girişindeki köylerde bol bolamat bu hastalık var.

Devletimiz muhakkak önlemini almıştır almasına da…

Yazık olmasan çam ağaçlarına.

mustafa-afacan-bant

 

 

PAYLAŞ