TÜRKİYE’NİN KENEVİR ÜRETİM ÜSSÜ KASTAMONU’YDU

Taşköprü geçmişini hatırlıyor... 1930’larda kutlanan Kendir Günü’nde çekilen fotoğraf, eski günlerine dönme umudu ortaya çıkan bu değerli ürünün ilimiz için taşıdğı önemi, ona gössterilen ilginin büyüklüğünü net bizimde ortaya koyuyor.

Türkiye’nin kenevir üretiminin Kastamonu başta olmak üzere, belirli illerde gerçekleştirildiğine dikkat çekilen Ziraat Mühendisleri Odası’nın değerlendirmesinde, şu ifadelere yer verildi:

“Kenevir üretiminin değerlendirilmesi amacıyla kamu tarafından yapılan ilk yatırımlar Kastamonu’da gerçekleştirilmiştir. Bu yatırımlardan ilki bölgede üretilen kendirlerin havuzlama ve soyma işleminin yapılarak değerlendirilmesi amacıyla Sümerbank tarafından 1946 yılında kurulan Taşköprü (Kastamonu) Kendir Fabrikasıdır. 4 bin ton çubuk kendir işleme kapasitesine sahip fabrika, bölgede 16 bin-24 bin ton üretim olmasına karşın, çeşitli nedenlerle kapasitesinin yarısı kadar kendir alabilmiştir. Fabrikanın tam kapasite ile çalışamaması ve zarar etmesi nedeniyle Sümerbank 1949 yılı sonunda kendir havuzlama ve soyma tesisinin kapatılması kararını alarak 1951 yılı ortalarında faaliyetine son vermiştir.”

YERLİ KENDİR YERİNE

‘JÜT’ İTHALİNE BAŞLANDI

“Kastamonu’da kurulan diğer bir tesis Kendir Sanayii Müessesesidir. Kendir elyafından sicim ve kanaviçe üretimi amacıyla 1945 yılında ivedili sanayi plânına dâhil edilerek 1949 yılında inşasına başlanmıştır. Toprak Mahsulleri Ofisinin çuval ihtiyacını karşılayan fabrika, hammadde olarak kullanılan kendirin randıman ve kârlılığın düşük kalması nedeniyle 1953 yılından sonra, Hindistan’dan çok daha ucuz olan, kendirin muadili olarak kullanılan jüt ithal etmeye başlamıştır.”

Kamuoyunda kenevir üretiminin yasak olduğu gibi bir intiba olmakla birlikte, Türkiye’de her dönem kenevir üretiminin yapıldığı kaydedilen değerlendirmede, konuyla ilgili yasal süreçler hakkında da bilgilere yer verilerek, “Kenevir yetiştiriciliğine bir önceki Yönetmelikte 18 ilde izin verilmişken, yeni yönetmelikte Şanlıurfa listeden çıkarılmıştır. Zonguldak ilinin bölünmesi ile il olan Karabük ve Bartın listeye eklenerek, izin alınması koşulu ile kenevir üretimi yapılacak il sayısı 19 olmuştur” denildi.

KASTAMONU’DA SON 10 YILDIR ÜRETİM BİTTİ

Türkiye’nin kenevir üretiminin son yıllarda yok denecek kadar azaldığına dikkat çekilen ZMO’nun değerlendirmesinde, geleneksel olarak üretim yapılan Kastamonu’da son 10 yıldır üretim yapılmadığı belirtilerek, “Samsun’da kenevir üretiminin geliştirilmesiyle ilgili yapılan çalışmalar kapsamında bir miktar üretim gerçekleştirilmiştir. Kendir üretimi amacıyla kullanılan alan da üretime paralel olarak oldukça küçük düzeyde kalmıştır” bilgisine yer verildi.

ÇİFTÇİLER KÂRLI OLMADIĞI İÇİN KENEVİRİ TERCİH ETMİYOR

Çiftçinin üretim yapmasını sağlayıcı her türlü girişimin önemli olduğunun altı çizilen değerlendirmede,  kenevir üretiminin gelişmesinin ülke ekonomisine önemli katkılar sağlayacağı ancak bu katkının bir ‘mucize’ gibi gösterilmesi yanılgısına düşülmemesi gerektiği kaydedilerek, şu görüşlere yer verildi: “Kenevirin dünya ticaret içindeki payı sınırlıdır. Bu durum göz önüne alınarak, kenevir üretiminin geliştirilmesine öncelikle üretimin çeşitlendirilmesi, alternatif ürünlere yönelinmesi ve ülke ihtiyacının yerli üretimle karşılanması olarak bakılmalıdır. Kenevir üretiminin geliştirilmesine ilişkin söylemlerin, bu konuda geliştirilecek bir politika ile desteklenmesi gerekmektedir. Bu politikanın bir ayağı kenevir üretiminin karlı bir üretim haline getirilmesi olmalıdır. Bugün bu üretimin gerekli izinlerin alınması şartıyla yapılması önünde bir engel bulunmamaktadır. Ancak kenevir üretimi karlı olmadığı için çiftçi tarafından tercih edilmemektedir. Politikanın bir diğer ayağı ise kenevirin farklı kullanımına ilişkin tesislerinin kurulması olmalıdır. Bu tesisler keneviri hammadde olarak kullanmak suretiyle değerlendirilmesini ve kenevire olan talebin artmasını mümkün kılacaktır.”