TüvTürk işçisi eylemde

  • Reysaş TüvTürk Araç Muayene İstasyonu’nda işten çıkarılan işçiler için DİSK’e bağlı Nakliyat İş Sendikası dün muayene istasyonu önünde protesto gösterisinde bulundu. Kastamonu’da bulunan CHP’li milletvekillerinin de yer aldığı eylemde Nakliyat İş Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu, “Yasalarda verilen sendikal hakkı kullandığı için bu arkadaşlarımız ekmeğinden edildi. Buradaki işçi düşmanlığı mahkemelerce tescillenmiş durumda” dedi.
  • CHP Kastamonu Milletvekili Hasan Baltacı ise, Cumhurbaşkanı’nın termik santrallerle ilgili vetosuna değinerek, “Eğer bugün benim bulunduğum yerde değilseniz, ne işçiden yanasınız ne de halktan yanasınız. Siz sermayeden yanasınız demektir. Örgütlü oldukları için işten atılan kardeşlerimize sahip çıkmak tüm işçi sınıfının boynunun borcudur” diye konuştu.

 

Reysaş TÜV-Türk Araç Muayene İstasyonu’ndaki işlerinden sendikaya üye oldukları için çıkartılan işçiler için DİSK’e bağlı Nakliyat İş Sendikası dün muayene istasyonu önünde basın açıklaması okudu. Merkez istasyonda 4, Tosya’dan ise 1 işçinin işten çıkarılması olayı ile ilgili olarak Kastamonu Araç Muayene İstasyonu önünde düzenlenen protesto gösterisine CHP Kastamonu Milletvekili Hasan Baltacı, CHP Burdur Milletvekili Mehmet Göker, CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, CHP İl Başkanı Hikmet Erbilgin ve STK temsilcileri de destek verdi.

DİSK/Nakliyat-İş Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu, burada yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Bugün burada 17 günden beri anayasal haklarına sahip çıkmak için, işine, ekmeğine sahip çıkmak için mücadele eden, hak mücadelesi veren işçi kardeşlerimizle dayanışma amacıyla buradayız. TÜV-TÜRK Araç Muayene İstasyonlarındaki hak mücadelemiz, Muğla’da, Şanlıurfa’da, Kütahya’da, Eskişehir’de, Zonguldak’ta, Bartın’da, Karabük’te ve bağlı ilçelerinde devam ediyor. Türkiye’nin 4 bir tarafında araç muayene istasyonlarında çalışan ortalama 300 kişiden 90 tane işçi arkadaşımız, sendikaya üye oldukları için, anayasada güvence altına alınmış haklarını kullandıkları için, işçi arkadaşlarımız işinden, ekmeğinden edildi. Bu olayda yaklaşık 500 gündür işçi kardeşlerimiz hak mücadelesi veriyorlar. Kastamonu’da 17 günden beri bu hak mücadelesini veriyor. Türkiye’de sendikalaşmanın, örgütlü mücadele etmenin bedeli hemen işten atılmak oluyor. Patronlar işçileri kölelik koşullarında çalıştırmak istiyorlar. Türkiye gelir paylaşımının en adaletsiz olduğu ülkelerden bir tanesi. Burada insanca yaşayabilmek ve çalışabilmek için toplu sözleşme mücadelesi veriyorlar. Bunlar işverenlerin vicdanına bırakılmasın. Yasalarda verilen hakkı kullandığı için bu arkadaşlarımız ekmeğinden edildi. 22 Şubat 2018 tarihinde Bakanlığa başvuruda bulunduk ve Bakanlık bize toplu sözleşme yapabilme hakkı tanıdı. İşverenler buna itiraz etti. İş Mahkemesi bu itirazı ret etti. Buradaki işçi düşmanlığı mahkemelerce tescillenmiş durumda.”

CHP Kastamonu Milletvekili Hasan Baltacı da yaptığı açıklamada şöyle konuştu:

“Bu ülke anayasal bir düzenle yönetilmiyor, idare edilmiyor. Artık burası bir hukuk devleti değildir. Geçtiğimiz günlerde kamuoyunun çok tartıştığı bir yasa meclisten geçmişti: Termik santrallerin bacalarına filtre takılıp takılmamasıyla ilgili bir yasaydı. Daha sonrasında kamuoyunun tepkilerine dayanamayınca AKP Genel Başkanı yasayı veto ederek tekrar meclise gönderdi. Orada ‘Bir tarafta sermaye bir tarafta halk var’ demişti. Şimdi kendisine çağrı yapıyorum, eğer bugün tam da benim bulunduğum yerde değilseniz ne işçiden yanasınız ne de halktan yanasınız siz sermayeden yanasınız demektir.  Yakın zamanda bir yargı reformu çıktı. O yargı reformunda bundan sonra mahkeme kararı derhal uygulanacak demişlerdi. Sanki yeni keşfedilmiş bir kanunu önümüze koymuşlardı. Buradan mahkemeleri uyarıyorum, mahkeme kararı var, Tüv-Türk patronu Reysaş patronu bu mahkemeleri derhal uygulamak zorunda. Bu mahkeme kararlarına derhal uyulmuyorsa anayasal düzenin, hukuk düzeninin gereği yapılmalıdır. Burada anayasal haklarını kullandığı için, evrensel haklarını kullandığı için atılan işçiler derhal işlerine geri dönmelidir. Eğer döndürülmüyorsa, bu iktidarın bilerek ve isteyerek kurduğu düzen sermayeden yana bir düzendir halktan ve işçiden yana değildir. İşçi kardeşlerimiz işten atıldılarsa işte tam da bu düzenin mağduru oldukları için bu sonucu yaşıyorlar. Başta Kastamonu’daki işçiler olmak üzere tüm Türkiye’deki işçilere bir çağrıda bulunmak istiyorum, dün Cargill işçileri Flormar işçileri grevdeydi daha önce Şişecam, tekstilde çelik sektöründe grevdelerdi. Türkiye’deki işçiler sendikalaştıkları için ya da başka taleplerden dolayı işten atılan kardeşlerine sahip çıkmak zorundadırlar. Bugün yaşadığımız ekonomik krizin, hukuk krizinin, adalet krizinin, demokrasi krizinin temelinde örgütsüz olmamız vardır. Örgütlü oldukları için işten atılan kardeşlerimize sahip çıkmak tüm işçi sınıfının boynunun borcudur. Hepsini burada olmaya davet ediyorum.”