Üniversite “özel okul ticareti” işinden çıktı

Geçtiğimiz yıl Eylül ayında “Kastamonu Üniversitesi’nin işi özel okul açmak mı?” başlıklı bir yazı yazmış, üniversite yönetimini eleştirmiş, üniversitenin asli işine dönmesini önermiştim, vaktin rektörü oralı olmamıştı…

Yeni rektör yanlıştan döndü, göreve gelir gelmez inceleme başlattı, doğru bir kararla üniversitenin özel okulunu kapattı.

 

Üniversitenin ticaretle ne iş olur?..

Asli işi dururken.

 

Kastamonu Üniversitesi Özel İlkokulu binası boşaltıldı, binanın geçtiğimiz hafta özel sektöre yönelik kiralama ihalesi vardı, kiracı şirket özel okul açabilecek?..

İnceleme ise sürüyor.

 

Okulu faaliyete sokan vaktin rektörü ortaokul ve lise açarak yola devam edileceğini ifade ediyordu basında…

Bir Allah’ın kulu çıkıp “Üniversitenin özel okul sektörü ile ne işi var?” demedi iyi mi; sağır, dilsiz, görmez kamuoyu.

 

Geçtiğimiz yıl burs sınavları yapıldı öğrencilere yönelik, iddia odur ki diğer özel okullardan öğretmen bile transfer edildi…

Öğretmen maaşlarının ödenmediği iddialar arasında, öğretmenler hukuk süreci başlatmışlar.

 

115 öğrenci olduğu ifade ediliyordu basına yansıya demeçlerde, öğrenciler daha ilk yıllarında okul değiştirmek zorunda kaldılar…

Veliler mağdur.

 

Travmaysa…

Travma.

 

Rektör değişimi olmasa…

Kastamonu seyredecekti.

 

Suskun kamuoyu…

Başa bela.

 

  • ••

 

Denizden yıllık

kazancımız nedir?

 

Karadeniz’e sıfırız, sahil boyu Cide, Doğanyurt, İnebolu, Abana, Bozkurt’u da sayalım, Çatalzeytin ve irili ufaklı sayısız köyümüz var, yazın deniz turizminden, kışın balıkçılığa, ilk ve son baharlarda kültür turizmine, denizden yıllık kazancımız nedir?…

Karadeniz’de gelirde de mi sıfırız?

 

Hafta sonu Karadeniz sahilini arşınlayanların ifadesine göre sahilimiz eş, dost, akraba haricinde turizm namına boş, e deniz sezonu yarılandı sayılır, ne zaman dolacak yahut talep almaya dönük bir iddiamız ve emeğimiz var mı? Karadeniz sahilimize dönük ulusal alanda planlı en ufak bir tanıtıma rast geliyor muyuz?..

Sahilimizin genel fotoğrafına baktığımızda mekanlar kısıtlı, plaj yok denecek kadar az, “mavi bayrak” hayal bil değil, yeme-içme mekanı fukarası sahilimiz.

 

Deniz mahsulü üretimi yahut avcılığında durum ne?..

“Kalkan” misal, “Karadeniz Kalkanı” dendiğinde akan sular durur balık piyasasında, fiyatı dudak uçuklatır, müdavimleri vardır, kalkan gelirimiz ne alemde 6 ilçemizde peki? Kalkan avcılığı yahut havuz üretiminde rakamlarımız ne?

 

Sahil bandımızdaki 6 ilçemiz kalkan konusunda kılını kıpırdatmazken, Antalya’da “Karadeniz Kalkanı” üretmek için 15 yıldır uğraş var, Japonya işbirliğiyle hem de…

Merkezi Demre’de bulunan Akdeniz Su Ürünleri Üretim, Eğitim ve Araştırma Enstitüsü ile Japon Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA),i2004 yılında başlatılan proje kapsamında “Karadeniz kalkanı” üretmek peşindeler. Karadeniz suyu sıcaklığında oluşturdukları ortamda, Trabzon Su Ürünleri Enstitüsü’nden getirilen kalkan balığı yavruları enstitüde büyütüldü, Beymelek Dalyanı’nın ana su kaynağı olan Acısu’dan kanallarla getirilen 16-17 derecelik su ile deniz suyu karıştırılarak binde 17 tuzluluk oranındaki suda yavrular büyütüldü ve anaç haline getirildi, anaçlarla proje yürütülüyor.

 

Akdeniz’de Karadeniz Kalkanı üretmek için senelerdir Antalyalılar emek veriyor, Karadeniz’de Karadeniz Kalkanı üretmek için Kastamonulularda “tık” yok…

Bu ne yaman çelişkidir?

 

Erkek “kalkan” yol alır…

Antalya, Kastamonu’yu geçer gider emin olun “kalkan” mevzusunda.