Üreten kadın mutludur

Siyez Tarhanası Cipsi gibi lokal değerlerden oluşmuş bir ürünü yaratıcı bir dokunuşla evrensel bir ürüne çevirmeyi başarmış Sarı Konak Kadın Koopertifi üyeleri ve kooperatif başkanı Mihriban Tüfekçi kadınların elele verdiğinde daha güçlü olacağını biliyor.

50 üyeli sarı Konak Kadın Girişimi Kooperatifinin tüm üyeleri de başkan Mihriban Hanım gibi hem mutfakta, hem örgüde, hem tezgahta, hem tarlada hem tanıtımda hem de temsilde yer alıyor.

Kooperatif dokuma, örgü, giysi gibi ürünler yanında birçoğunu kendilerinin yetiştirdikleri çok çeşitli marmelat, reçel, eğşi, erişte, makarna yanında burmalı çörek, baklava, kaşık helvası, etli ekmek, pide gibi yiyecek ürünlerini de ortaya çıkarıyor. Ürünler hem il hem de ülke çapında pazarlara dağıtıldığı gibi kooperatifin merkezi olan Sarı Konakta’da hem parakende olarak ulaşılabiliyor hem de konak aynı zamnda restoran hizmeti de veriyor. Kooperatifin tüm üyeleri kadın gücünü üretimden yana kullandıkları gibi kendi işleri dışında “kadının merhametinden” kaynaklı birçok gönüllü organizasyona hem imza atıyor hem de destek veriyorlar. Bu desteğe bir örnek Özel Bireyler ve Aileleri Dayanışma Derneği’ne yapılan yardımlar. Bu yardımlar nedeniyle de dernek geçtiğimiz günlerde Mihriban Hanım’a çok özel bir bireyimiz eliyle çok anlamlı bir plaket vererek minnettarlıklarını gösterdiler.

İl çapında kurulmuş olan kadın kooperstifleri içinde dinomo görevi üslenen Sarı Konak Kooperatifinin 50 üyesi olmasına karşın görünen o ki yek vücut olarak birleşmiş ve yollarına devam ediyorlar.

Sarı Konak Kadın Girişimi Kooperatifi Başkanı Mihriban Tüfekçi Röportajı

  • Mihriban Hanım kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

Ben Mihriban Tüfekçi. Sarı Konak Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkanıyım. İşletme (lisans) mezunuyum. 20 yıl devlet mMemurluğu yaptım. Sonrasında özel bir işyerinde müdürlük yaptım. Bu arada kimsesiz çocuklarda gönüllü çalışmaya başladım. Şu anda da aynı zamanda Kimsesiz Çocuklara Yardım Yaşatma ve Geliştirme Derneği Başkanlığını da yürütüyorum. Tabi eş zamanlı olarak bircok yardım kuruluşlarında ve derneklerde de gönüllü çalışmalarım var. Bunlara ek olarak Slow Food ve Kent Konseyi’nde de çalışıyorum.

  • Kooperatifini bize tanıtabilir misiniz?

Kooperatifimiz 10 Aralık 2018 tarihinde  Belediye ortaklığıyla kuruldu. 50 kadın üyemiz var. Temelde gıda ve tekstil alanında çalışıyoruz. Amacımız, kadını tüketici durumdan üretici duruma geçirmek, ekonomik yönden destek vermek ve kadınları sosyal alanlarda da geliştirmek. Kadınlarımızla ortaya çıkardığımız ürünlerimizi Türkiye’nin her tarafına gönderiyoruz. Kooperatif olarak sloganımız “üreten kadın mutludur”.

Bunun yanında Kastamonu’nun yöresel yemeklerini de ön plana çıkarmaya önem veriyoruz ve bu alanı desteklemek için de restoran hizmeti de veriyoruz.

  • Genel anlamda kooperatifinizin perspektifini bize çizebilir misiniz?

Kooperatifimizin amacı ve benim hedefim daha çok kadına ulaşara destek vermek, daha çok kadını bilinçlendirmek ve sosyalleşmeleri için alanlar yaratbilmek.

  • Kooperatifinizin kadına ve kadın emeğine yönelik olmasının özel bir nedeni var mı?

Kadınlar evlerinde üretim yapıyor ama satamıyorlar. Ya da üretim yapsalar da toptancılar geliyor ancak çok ucuz fiyatlarla alım yapıyorlar. İşte bu nedenle de üretim yapan ya da üretim yapacak tüm kadınların bunları değere kavuşturabileceği pazarı olmak istedik.

Çalıştığım yardım kuruluşları vasıtasıyla olsun aynı zamanda çevremde gördüğüm manzaralara kadınların acizliği hakim vaziyette idi. Birileri onları güçlendirmeli, destek olmalı ve ellerinden tutmalıydı. İşte bu noktada elele verildiği zaman güçlü bir işletme doğduğunu, doğabileceğini de gördük ve göstermek istedik. Günümüzde de kadınlar arasındaki bu iş ve güç birliğine yani yaygınlaşan kadın kooperatiflerine de güzel destekler veriliyor.

  • Kastamonu’da özellikle kadın temelinde kooperatifler artıyor. Bunu nasıl karşılıyorsunuz?

Çok güzel. Ancak kooperatifler bir işletme ve pazar sorunu yaşıyorlar. İşletmelerin tüm giderleri, mesuller ile vergi gibi yükleri pazar sorunu ortaya çıktığında ödemelerde de zorluk oluyor.. Ama herşeye rağmen kadınların birlikte hareket etmesi çok güzel.

  • Kooperatifinizdeki ve yaşamınızdaki diğer tecrübelerinizden yola çıkarak Kastamonu’da kadının konumunu tarif edebilir misiniz?

Kastamonu’da  kadının konumu deyince 10 Aralık 1919’dan bakmak gerek. İlk olarak Kastamonu’da bir kadın mitingi yapılmış… Kastamonu Kadını tüm kadınlara önderlik etmiş, savaşta Kastamonu kadınını bir kahraman olarak görüyoruz. Hepsi nur içinde yatsın… ŞERİFE BACI’lar, HALİME ÇAVUŞ’lar gibi isimler örnek alınası kadınlar.

Günümüzde de birçok derneğin başında ya da içinde gönüllü kadınlar var. Ama idarecilerde de daha çok kadın yöneticeler olsun istiyoruz, muhtarlar, belediyenin çeşitli birimleri, il genel ve belediye meclislerinde, kamuda ve müdürlüklerde…

  • Kooperatifçi bir kadın olarak kamu ve özel sektörde karşılaştığınız zorluklar nelerdir?

Kamu ile işbirliğimizde çok bir sıkıntımız yok.. Bize destek veriliyor…Özel sektörde ise bazı işletmeler destek veriyor. Bu destek ürünlerimizi pazarlayarak oluyor genelde. Ama yine de bu alanda daha çok beklentimiz var…

  • Bu zorlukları nasıl aşıyor ve ne gibi koşullar olursa zorlukların ortadan kalkabileceğini düşünüyorsunuz?

Özellikle pazarlama konusunda birçok kesimle görüşmeler yapıyoruz. Sarı Konak Kadın girişimine özel “Siyez Tarhanası Cipsimiz” var çok beğeniliyor. Yurt dışına dahi gitti. Elbette Türkiye’nin her yerine de gönderiyoruz. Buna karşın Kastamonu’da satışlarımızı çok oturtturamadık. Daha çok bu konuda özel sektörden destek istiyoruz.

  • Eklemek istedikleriniz var mı?

Öncelikle burada bize yer verdiğiniz için teşekkür ederiz..

Gönlümüz istiyor ki başta kadınlar olmak üzere herkese yardım edelim, destek olalım ve kadınlara el verelim…. Ne kadar bunu yapabilirsek o kadar mutluyuz ve mutlu olacağız. Üreten ama üretmesine karşın mağduriyet ve yalnızlık yaşayan kadınlr bizlere  gelsinler. Onlarla görüşelim ve yardımcı olmaya çalışalım. Bu şekilde daha çok kadına ve üreticiye ulaşabilelim. Son sözüm olarak da sevgiyle dolu bir dünya diliyorum…

 

 

 

MURAT KARASALİHOĞLU