Vali Karadeniz: Milletin demokrasi zaferi

Vali Yaşar Karadeniz:

“Milletin demokrasi zaferi”

Türk milletimize, Türk demokrasisine ve Milli irademize karşı yapılmış bir ihanetin; yine milletimizin güçlü iradesi, tüm kurumları ve devletimizin kararlılığı ile engellenerek başarısız olduğu bu gün, 15 Temmuz Şehitlerini Anma Demokrasi ve Milli Birlik Günü olarak kabul edilmiştir.

15 Temmuz’daki duruşuyla onuruna sahip çıkarak gece boyunca sayısız kahramanlık destanı yazan, uçak, helikopter bombaları ile silah ve tankların önüne kendini siper edip, darbe teşebbüsünde bulunanların hedeflerine ulaşmalarını engelleyen, bunun için hayatını riske atan, yaralanan, şehit olan her bir vatandaşımız için minnettarlığımızı ifade edemeyiz.

Ülkemiz tarihinde ilk defa, bu çapta alçakça yapılan bir silahlı darbe teşebbüsü, bizzat milletimiz tarafından engellenmiştir. Türkiye, demokrasi ve hukuk devletine olan bağlılığının, sadece yazıda, sadece sözde kalmayarak, gerektiğinde vatandaşlarının canı pahasına bu değerlerinin hayata geçirildiği bir ülke olduğunu tüm dünyaya göstermiştir.

Her türlü darbe, kalkışma ve ihanetlere rağmen, milletin vatanına ve devletine sahip çıkmasının örnekleriyle dolu olan bu ülke tarihi bir kez daha, 15 Temmuz şanlı direnişi ile bu muhteşem tarihin en başında yerini alarak, en güzel örneklerle gösterdiği dik duruşunun nesiller boyunca takdirle anılacağına inanıyorum.

Birliğini, beraberliğini, kardeşliğini güçlü tutan bir Türkiye’de huzurun, istikrarın, kalkınmanın önünde hiçbir engelin duramayacağı anlayışıyla, Demokrasi ve hukuk devleti ilkelerinden taviz vermeden, milletimizin geleceğini tehdit eden terör örgütlerine, tüm yapılara dün olduğu gibi bugün ve yarın da aynı mücadeleler yürütülecek olup, tüm milletimizle birlikte ülkeyi 2023 hedeflerine ulaştırma kararlılığıyla yola devam edilecektir.

Bu vesile ile, vatan topraklarımız üzerinde darbe teşebbüsünde bulunan terör örgütü mensupları karşısında son derece net ve sağlam bir duruş sergileyen Ülkemizi, Milletimizi ve tüm Kastamonu halkını tebrik ediyorum.

Ülkemiz için yeni bir milat niteliği taşıyan ve tarihimizde Milletin Demokrasi Zaferi olarak yeniden yerini alacak olan 15 Temmuz kalkışmasında hainler tarafından şehit edilen vatan evlatlarımızı ve başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimiz ile ebediyete intikal eden gazilerimizi minnet ve rahmetle yâd ediyor, hayatta olan gazilerimize aileleri ile birlikte huzurlu ve sağlıklı uzun ömürler diliyorum. ”

•••

AK Parti Kastamonu Milletvekili Metin Çelik:

“Milletimizle bütün

dünyaya örnek olduk”

“Bugün, 15 Temmuz 2016 tarihinde asker üniforması giymiş FETÖ üyesi ihanet şebekesi tarafından gerçekleştirilen kanlı darbe ve ülkemizi işgal teşebbüsünün ve karşılığında milletimizin yazdığı kahramanlık destanının 1. yıldönümü. Hain darbe girişimi karşısında liderimiz Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın daveti üzerine aziz milletimiz ülkesine, iradesine, istiklal ve istikbaline canı pahasına sahip çıkmış, üzerine açılan ateşe, atılan bombalara rağmen ateşe karşı yürümüş, darbeye karşı harekete geçen emniyet teşkilatı ve askerlerimizle el ele vererek bu hain girişime karşı onurlu bir direniş ortaya koyarak hain kalkışmayı boşa çıkarmış, ülke tarihimizde ilk defa bir silahlı darbe teşebbüsü bizzat milletimiz tarafından engellenmiştir. Bu bağlamda Türkiye demokrasiye ve milli iradeye bağlılığını canı pahasına koruyan milletiyle bütün dünyaya da örnek olmuştur.

Tarih boyunca bu ve buna benzer tehdit ve saldırılara maruz kalmış bir milletin evlatlarıyız. Cumhuriyet tarihimizde de bu ihanetler, tuzaklar ve darbelerle karşı karşıya bırakıldık. Ülkemiz ne zaman ekonomik ve siyasi bir hamle yapacak olsa darbelerle, ekonomik ve siyasi krizlerle ve terörle önü kesilmeye çalışıldı. Son 15 yılda elde ettiğimiz istikrar ve güven ortamı sayesinde ekonomimiz katlanarak büyüdü, yatırımlar birbirini takip etti, milletimizin refah seviyesi yükseldi. Bölgesinde ve dünyada gündem belirleyen bir ülke haline geldik. Bu durumun Türkiye düşmanlarını rahatsız ettiği açıktır. Bunlar büyüyen ve gelişen Türkiye’nin hızını kesmek için FETÖ, PKK, DAEŞ ve diğer taşeron terör örgütlerini üzerimize salmaktadırlar.

Tek Millet, Tek Bayrak ,Tek Vatan, Tek Devlet ilkeleri etrafında birlik, beraberlik ve kardeşlik anlayışı içerisinde hareket ederek ülkemiz üzerinde oynanan tüm oyunlara ve yönelen tüm tehditlere karşı gereken cevabı vereceğimizden ve 2023 hedeflerimize hızla koşacağımızdan kuşkum yoktur.

Tarihimize altın harflerle kazınan aziz milletimizin yazdığı 15 Temmuz destanının gelecek nesillere en iyi şekilde aktarılması için düzenlenen etkinliklerin, 15 Temmuz Şehitlerini Anma, Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün hayırlar getirmesini temenni ediyorum.15 Temmuz Şehitlerimize ve ülkemizin bekası için can veren tüm şehitlerimize Yüce Allah’tan rahmet, kahraman gazilerimize sağlıklı huzurlu ömürler diliyor, şükranlarımı sunuyorum.”

•••

AK Parti Kastamonu Milletvekili Murat Demir:

“Ülkesine sahip çıkanlar

o gün bir destan daha yazdı”

“15 Temmuz gecesi, minarelerden ezan sesiyle Milletimiz ellerinde bayrak, dillerde Allah Allah nidalarıyla  ülkesini ve milli egemenliğini hiç kimseye kaptırmayacağını tüm dünyaya göstermiştir.

Biz Vatana sahip çıkmak için tarih boyu canlarımızı vermişiz, bugün vatanımız tehlikeye girdiğinde 7’den 70’e kadınıyla erkeğiyle canlarımızı feda etmek üzere silahların tankların önüne başlarını koyan vatanımızı kurtarmaya çalışan ve ülkesine sahip çıkanlar, o gün bir destan daha yazdı.

15 Temmuz Sevr zayıflamasından kurtulamayan ikiyüzlü batının suçüstü halidir.

15 Temmuz yedi düvele diz çökerten Çanakkale ve Kurtuluş ruhunun ansızın dirilişidir.

15 Temmuz darbe ve işgal çapulcularının bütün renk ve farklarıyla bir olmuş, Aziz millet tarafından meydanlarda boğulmasıdır.

15 Temmuz içimizdeki hainlerin milli irade ateşinde kavrulmasıdır.

15 Temmuz Şehitler, Gaziler ve Demokrasi günüdür. Bin nice destanın kanla yazılmasıdır.

15 Temmuz büyük alınmadır. Pişmanlık ve kopuş fırsatıdır.

15 Temmuz ilahi yardımı ve Gayretullahın vatanımıza tecelli ettiği bir kutsal zamandır.

15 Temmuz yüce Yaradan’ı ve Peygamberimizi istismar ederek insanları aldatan FETÖ’nün cümle aleme teşhir ve rezil edildiği vakt-i mücadeledir.

15 Temmuz Cumhurbaşkanımızın dünyayı kıskandıran tarih ve zafer sicilidir.

15 Temmuz tek yürek olmak ve tek millet olmak, gurur duyacağımız uygarlık tarihine kazandığımız küresel demokrasi içtihadıdır.

15 Temmuz ikinci Kurtuluş Savaşı zaferidir.

Ay yıldızlı al bayrağımıza kanlarıyla renk veren isimleri bilinen ve bilinmeyen tüm kahraman şehitlerimizden, fedakar gazilerimizden Allah razı olsun. Vatanı için 15 Temmuz’da canlarını feda eden 249 şehidimizi ve tem şehitlerimizi bir kez daha şükran, minnet ve rahmetle yad ediyorum.

15 Temmuz’da yaşlısıyla genciyle, kadınıyla erkeğiyle gazilik şerefine mazhar olan 2193 gazimize, ailelerine de minnetlerimi sunuyorum.

Demokrasiye, milli iradeye vurulan darbeleri “Unutmadık, Unutturmayacağız” ve 15 Temmuz darbe girişimini bir kez daha şiddetle kınıyor ve lanetliyorum.

Rabbim, hainlere bir daha fırsat vermesin. Aziz Vatanımızda şanlı bayrağımız ilelebet var kılsın.

Tüm hemşerilerimin ve aziz milletimizin 15 Temmuz Şehitleri Anma, Demokrasi ve Milli Birlik Gününü en içten duygularımla kutluyor, selam ve saygılar sunuyorum.”

•••

Belediye Başkanı Tahsin Babaş:

“Tarihin en büyük hainliği”

“Aziz Türk Milleti’nin ikinci İstiklal ve istikbal mücadelesi verdiği 15 Temmuz Milli İrade Destanı’nın birinci yıl dönümünde vatana iman dolu göğüslerini siper eden tüm kahramanlarımıza Allah’tan rahmet, gazilerimize sağlıklı bir ömür, tedavisi devam eden kardeşlerimize ise acil şifalar niyaz ediyorum.

15 Temmuz Şehitlerini Anma, Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün kahraman ecdadın kahraman torunlarına, ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesini Cenab-ı Hak’tan diliyorum.

FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarının 15 Temmuz kalleş işgal girişiminin ve bu hain girişime karşı aziz milletimizin kazandığı Mukaddes Zafer’in birinci yıl dönümü olan bugünü gelecek nesillere çok iyi anlatmalıyız. 15 Temmuz’u unutmamalıyız! Unutturmamalıyız! 15 Temmuz’u en doğru şekilde geleceğe taşıyabilmek toprağı vatan yapan 250 şehit ve 2 bin 193 gazimize olan en büyük borcumuzdur.

Öyle ki; 15 Temmuz vatanımıza, bayrağımıza, birliğimize, irademize ve inançlarımıza yönelik gerçekleştirilen tarihin en büyük hainliğidir. 15 Temmuz gecesi milletin savunmasında kullanılmak için milletimizin vergileriyle alınan savunma silahların namluları, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin içerisine sızmış olan kalleşler tarafından halka çevrilmiş ve ateşlenmiştir. 15 Temmuz’da ülkemiz üzerindeki bu kara geceyi ellerinde al yıldızlı bayraklarıyla meydanlara koşan, tanklara, uçaklara, silahlara karşı, vatanını iman dolu göğsüyle savunan asil milletimizin vakur duruşu aydınlatmıştır. Bu Mukaddes Zafer tarihteki yerini almıştır. Milletimiz, egemenliğin kayıtsız şartsız kendisinde olduğunu bir kez daha göstermiş, demokrasi nutukları atan Avrupa’ya en büyük demokrasi dersi verilmiştir. 15 Temmuz ve akabindeki süreçte silahla istediğini alamayanların, ülkemize yönelik ekonomik darbe girişimi de Türkiye’nin büyük birlikteliği karşısında başarısız olmuştur. Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı’nda kalleşe, haine, gafile istediğini vermeyen kahraman ecdadın, asil torunları da 15 Temmuz’da ve sonrasında büyük bir destan yazmıştır. Kadınıyla, erkeğiyle, genciyle, yaşlısıyla Türk Milleti’nin damarlarındaki asil kanın ne kadar taze olduğu 15 Temmuz gecesi birkez daha görülmüştür. Mevzu bahis vatansa, serden ve ailesinden vazgeçebilecek kadar koca yürekli, asil ve aziz milletimiz şehadete koşarak gitmiş Dünya’da eşi benzerine rastlanmayan destanların da tek sahibidir.  Böyle ferasetli, vakur ve mukaddes milletin bir ferdi olmayı nasip eden Yüce Rabbim’e hamt ediyorum.

Büyük bir birliktelikle çıkılan yolda aynı birliktelikle devam etmemiz şarttır. Bu nedendendir ki bugün itibariyle tüm kardeşlerimi yine Meydanlara bekliyorum. 15 Temmuz gecesi yeniden Cumhuriyet Meydanımız da buluşarak büyük birlikteliğimizi bir kez daha göstermeliyiz. İman dolu göğüslerin çelik tankları, helikopterleri, uçakları, mermileri ve bombaları alt ettiği gün olan gafile tarihteki en büyük tokatlardan birinin vurulduğu 15 Temmuz Destanı’nın sahibi milletimize şükranlarımı sunuyorum. 15 Temmuz’da kalleşlere karşı sergilenen büyük direnişte kahramanca vatanlarını savunan ve şehadet şerbetini içen 250 şehidimize Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimize minnetlerimi sunuyorum.”

  • ••

AK Parti İl Başkanı Halil Uluay:

“15 Temmuz

Haçlı operasyonudur”

“15 temmuz girişimi, Çanakkale savaşı gibi tüm dünyanın şer güçlerinin birleşip üzerimize geldiği bir haçlı operasyonudur. Ancak hedef sadece bizlerin vatanı değildir. Elbette batı diye tabir ettiğimiz haçlı zihniyeti 780 yıllık devlet olan Endülüs için kuruduğu hayali bizim içinde kurmaktadır. Nasıl Endülüs’ü 780 yıl sonra söküp attıysa bizleri de bu topraklardan söküp atmanın hayalini kurmaktadırlar. Ancak 15 Temmuz’da bir taşla bırakın iki kuş vurmayı adeta kuş katliamı yapmayı hedeflemişlerdir. 15 Temmuz başarılı olsaydı, diyalog eksenli sapık ve ipleri dünyanın şer güçlerinin elinde olan yeni bir mezhep ihdas edilecekti. Bu şer güçler FETÖ mensuplarını Müslümanların yaşadığı yüzden fazla ülkede Osmanlı torunları olarak tanıtıp teşkilatlandırmışlardır. Aslında FETÖ’yü besleyip büyüten, sapık bir İslam mezhebi ortaya çıkarmayı hedefleyenler, ile Moon tarikatını, Evengalizmi kuranların aynı olduğuna dair çok işaret bulunmaktadır. Bu açıdan bakıldığında 15 Temmuz gecesi Cenab-ı Allah dinini korudu, dinini bizlerin eli ile korudu. Dinini bizlerin eli ile koruduğu, bizleri Allah’ın dinine yardım etme şerefine layık gördüğü için Allah’a ne kadar şükretsek azdır. Ey Rabbimiz senin düşmanlarına karşı korkaklıktan sana sığınıyoruz. Düşmanlarına ve düşmanlarımıza fırsat verme; bizi onlara karşı korkak eyleme, bize yardım eyle, bize dinine yardım etme şerefini ver.”

•••

MHP İl Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı 

“Türk milleti

işgali engellemiştir” 

 

“15 Temmuz 2016 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti olağanüstü ve gayri meşru bir durumla karşı karşıya kalmıştır.

Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinden bir grubun askeri müdahalede bulunmak, yönetimi devralmak istediği görülmüştür.

Bin yıldır Türkleri Anadolu’dan atmanın hesabını yapan Haçlı zihniyetinin her türlü alçaklığını bertaraf eden Necip Türk Milleti 15 Temmuz 2016 tarihinde bir kez daha kahramanlığını açıkça ortaya koymuştur.

15 Temmuz FETÖ kalkışması, asırlardır süren saldırı ve habis senaryoların en vahşi, en acımasız türüdür.

Haçlı zihniyetinin asırlardır ulaşamadıkları emellerini elde etmek için en son başvurdukları sinsi plan ise Türk Milletini kendi topu ve tüfeğiyle vurarak hükumeti düşürmek ve Devleti yıkmaya çalışmak olmuştur.

O gece; sokaklara inerek kendi halkına namlu doğrultanların, ellerinde Türk devletinin silahları, üzerilerinde Türk ordusunun üniformaları vardı.

Bu milletin iradesine, meclisine, evlatlarına 1000 yıl biriktirdikleri kinle birlikte kurşun yağdıranlar; karşılarında yıkılmayacak, aşılmayacak, devrilmeyecek bir duvar gördüler.

Bu duvar; Türk milletinin azim ve kararlılığıydı .

Bu güneşi hiç doğmayacak gibi karanlık ve umutsuz görünen gecede dahi milletimize inanç ve heyecan aşılayan şeylerin başında; şüphesiz Sayın Genel Başkanımız Dr.Devlet Bahçeli’nin başından itibaren gösterdiği dik duruş gelmektedir.

Milliyetçi Hareket Partisinin Genel Başkanı Sayın Dr. Devlet Bahçeli’nin çok isabetli bir tanımla daha baştan teşhisini koyduğu üzere; milletçe karşı karşıya kaldığımız bu şeref yoksunu teşebbüs, özü itibariyle bir haçlı saldırısıdır.

Haçlıyı bozguna uğratacak yegâne çözüm ise hilâlin yani Türkiye’nin , milletiyle ve devletiyle bir ve diri olmasıdır .

Bunun için de herkese defaatle çağrılarda bulunulmuştur.

İktidarıyla, muhalefetiyle omuz omuza duran ve milli meseleleri uyum içerisinde çözen bir Türkiye; Pensilvanya’da yeni hayaller kuranların da, Kandil’de gündüz düşü görenlerin de kâbusu olacaktır.

O kanlı 15 Temmuz gecesinin ertesinde Yenikapı Mitingi’yle taçlanan milli direniş ve diriliş ruhu; Sayın Genel Başkanımız Dr.Devlet Bahçeli’nin kelimeleriyle, tarihin şeref levhaları arasında yerini almıştır.

15 Temmuz gecesi Türk milletini ayağa kaldıran ruh; Kosova, Niğbolu, Mohaç ve Çanakkale’de cepheye koşturan ruhtan ayrı değildir.

15 Temmuz’un kahramanları; fethin Ulubatlılarıyla, Niğbolu’nun Doğanlarıyla, Çanakkale’nin Seyit Onbaşılarıyla birlikte anılacaktır.

Onlar; destanlarımızın kadim kitapların tozlu sayfalarına hapsolmadığını ispat edercesine, bir yeniçağ destanı yazmışlardır.

Onlar sayesinde, Türk milletinin birlik olduğunda nelere kâdir olduğu yedi düvel tarafından yeniden görülmüştür.

Türkiye sıkıştığı dar alandan, kıstırıldığı karanlık sokaktan çıkmanın amansız mücadelesini vermektedir.

Bu mücadele haklı ve saygındır.

Türklüğe kefen biçen eli ve emeli kanlı güçlerin tezgâh ve oyunları defalarca bozulmuş, buruşturulmuş ve musallat olan bela , bertaraf edilmiştir.

Millet şanlı mazisini şerefli istikbale taşıma iradesiyle girdiği ölüm-kalım savaşlarından alının akıyla, bileğinin hakkıyla çıkabilmiştir.

15 Temmuz’da asker kamuflajına giren bir avuç hain tepelenmiştir.

İstiklalimize göz diken,varlığımıza diş bileyen barbarlar püskürtülmüştür.

Türk milleti işgali engellemiştir.

15 Temmuz’da 249 vatan evladımız şehit, 2 bin 193 vatan evladımız ise gazi olmuştur.

Bu hain kalkışmada kahramanlık destanı yazan Necip Türk Milletine şükranlarımızı sunuyor, şehitlerimize Allah’tan rahmet ,gazilerimize  acil şifalar dileyerek hepsini minnetle anıyoruz.”

•••

 

Eğitim Bir-Sen Şube Başkanı Orhan Sancaktaroğlu:

“Geceye yenilmeyen

milletin güneşi hiçbir

zaman batmayacak” 

“Bir yıl önce, 15 Temmuz 2016’da, ülkemiz işgalin ve parçalanmanın eşiğinden döndü. Fetullahçı Terör Örgütü’nün darbe ve işgal girişiminin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen süreç olarak sıcak etkisi hâlâ devam eden 15 Temmuz direnişini azalmayan heyecan, çoğalan kararlılık, sarsılmayan inançla bugün ve yine yaşıyormuşuz gibi anmaya, o diriliş ruhunu yaşamaya ve yaşatmaya devam ediyoruz. İhanet sinsi planlarıyla devam ediyor, direnişimiz de yüksek bir bilinç ve eylem planında devam edecektir.

15 Temmuz’da kanlı bir darbeyle başlayan işgal girişimi, en az bin yıldır varlığımızı, sömürü ve talana dayanan emperyalist planları önünde engel gören şeytani güçlerin, bizi tarihten ve coğrafyamızdan silmek için giriştikleri bir saldırıdır. Bu saldırının Malazgirt’ten Çanakkale’ye kadar tüm karşılaşmalarda gördüğümüzden farklı en yakıcı tarafı, içerideki işbirlikçi hainlerin, emperyalistlerin kirli, zalim amaçlarına ‘hizmet’ etmeleriyle yapılmış olmasıdır. Akıllara ziyan bir teslimiyetle benlikleri istila edilmiş mankurtlardan oluşan ihanet ordusu, insanî ve dinî değerlerimizi sömürüp istismar ederek toplum ve devlet içinde yuvalanmış, sinsi çalışmalarla örgütlenmiş ve sonunda kıtalar, okyanuslar ötesinde karargâh kurmuş karanlık efendilerinin emriyle millî varlığımızı hedef alarak organize, ölümcül saldırılarını başlatmışlardır. Hayatî önemdeki millî hedefler, uçak ve helikopterlerden atılan bomba ve füzelerle vurulmuş, tanklar halkın üzerine sürülmüş, insanımız ağır makineli tüfeklerle taranmıştır. 249 vatan evladı şehit verilmiş, 2 bini aşkın vatandaşımız yaralanmıştır. İnsanımız, yaşlısından gencine, kadınından erkeğine ölümüne direnirken, dış mihrakların ve birçok batılı ülkenin halktan ve demokrasiden yana tavır almadıkları gibi, darbecileri destekleyen, onları koruyan tutumu yaşanan facianın derin bağlantılarını göstermesi bakımından ibret verici olmuştur. Bir yıl sonra bile sözde demokrasi, insan hakları ve özgürlüklerden yana olduğunu söyleyen malum güçlerin hâlâ darbecileri koruyan tutumu düşündürücüdür.

15 Temmuz, alışılmış bir darbe girişiminden öte, doğrudan ve kanlı bir işgal girişimi olması sebebiyle sadece bizim değil, bulunduğumuz coğrafyanın her bakımdan kaosa sürüklenmesi amaçlanmıştır. Eğer bu hain kalkışma başarılı olsaydı, bölünmenin kaotik cehenneminde kurgulanan iç savaş en çok da ümmetin ve ülkemizin üzerinde kötü emelleri olanları sevindiriyor olacaktı. Hamd olsun, milletimiz, tarihten aldığı basireti, her istiklal mücadelesinde gösterdiği cesareti ve vatan söz konusu olduğunda ortaya koyduğu kahramanlığıyla düşmanın tuzaklarını başına geçirdi. İşgalcilerin, bu destansı direnişle püskürtülmesi, o gece bize dua eden bütün mazlumlar ve başka coğrafyalardaki kardeşlerimiz için de önemli ve örnek bir olaydır. Tarihin en zor gecelerinden biri olan bu geceyle başlayan fiili direniş yeni bir diriliş ve batmayacak bir zafer güneşidir. Bu gecenin örnek direniş ve dirilişi, başta medeniyet coğrafyamız olmak üzere, bütün mazlum halklara uyanış ve toparlanışa dair güç ve ilham verecektir.

15 Temmuz zaferi, benliğimiz, kimliğimiz ve inancımızla var olduğumuzun ve hep var olacağımızın yeniden tarihî tescilidir. Sonucu ne olursa olsun, bu topraklarda bize rağmen hiçbir hesabın tutmayacağının; art niyetlilerin kurdukları oyunları bozacağımızın, tuzaklarını başlarına yıkacağımızın destanıdır. O gece millet kendisine karanlığı bir kader olarak dayatmak isteyenlere demokrasi, özgürlük, bunlardan da önce insan onuru adına şanlı bir direniş göstererek; şehitleriyle adanmış, gazileriyle inanmış, kahramanlarıyla meydan okuyan görkemli bir cevap vermiş, darbeyi darbecilerin başına geçirmiştir. Sezai Karakoç’un dediği gibi, “Geceye yenilmeyen her kişiye, ödül olarak bir sabah, bir gündüz, bir güneş vardır.”

O gün bütün ufuklar şehitlerimizin şehadetiyle aydınlandı, gazilerimizin omuzlarına düşen yıldızlarla tarihe kazındı. O gece bütün millet tanklara siper, bombalara hedef oldu; tarih boyunca gösterdiğimiz yürüyüşü o gece kaldığımız yerden devam ettirerek zafer güneşine yeni bir yolculuk başlattı.

15 Temmuz, kutlu bir diriliş ve tüm iklimleri saracak olan yepyeni ufuklara asil bir yöneliştir. Tarih, damar damar çatlayarak gelen bir çağın müjdesiyle yüzünü tekrar bize dönmüştür.

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen olarak, vatan savunmasının söz konusu olduğu o gece hiç tereddüt etmeden, sağımıza solumuza bakmadan, bahane ve gerekçe üretmeden, başka hiçbir hesap yapmadan alanlara; milletimiz için, onurumuz, irademiz, özgürlüğümüz, çalışma hayatının geleceği, güvencesi için karanlığın ve tankların karşısına çıktık. Her zamanki gibi milletten yana, zalimlere karşı olduk. O gece, hepimiz ülkemizin baştan sona direniş hattı olan her karışında, her noktasında millete ve medeniyetimize bağlılığımızın samimi gereğini ve görevini yerine getirdik.

O gece, koca bir millet ve gönülleri bizimle olan bütün ümmet, kalplerindeki ışığın aydınlığıyla karanlığın üstüne üstüne yürüdü. Vurulanlarımız, şehit düşenlerimiz oldu. Aralarında üyelerimizin de bulunduğu tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Onlar, uhrevi hayatın kazançlarını menzil edindiğimiz bu yolda, bizleri nesilden nesile aydınlatacak ölümsüz meşalelerdir. Şehitler ölmez.

Biz diriliğimizi, dirliğimizi gazilerimizin kahramanlığına borçlu olduğumuzun idrakindeyiz. Hâlâ kanayan, acısı dinmeyen yaralarıyla aramızda yaşayan, çoklarının tedavisi sürmekte olan gazi kardeşlerimize acil şifalar diliyoruz.

Millet olarak, geçen yıl ateşten, kandan ve candan geçerek ihaneti teslim aldıktan sonra başlattığımız demokrasi ve vatan nöbetini, aynı duygularla bu yıl da belirlenen tarihlerde 81 ilimizde sürdüreceğiz, şehitlerimizin uhrevi hayatlarına dualar göndereceğiz. Böylece sadece tarihe not düşmeyecek, ayrıca bilincimizi canlı değerlere dönüştürerek hep muhafaza edeceğiz, gelecek nesillere bir ibret destanı olarak taşıyacağız. Diri bilincimizin kararlılığını var olduğumuz sürece gösterecek, 15 Temmuz’da canlanan Çanakkale ruhunu unutmayacak, unutturmayacağız ve nesillere asıl mirasımız olarak bırakacağız.

Millete ve devlete ihanet eden odakların kökü kazınıncaya kadar duyarlılığımızda bir azalma olmayacak. İhanet karşısında bir santim bile geri çekilmeyeceğiz.

Bu vesileyle, hainlerin hak ettikleri akıbete bir an önce uğramalarını, adalet karşısında hak ettikleri cezayı almalarını bekliyor, milletin vicdanında tarih boyunca kanlı ve kirli bir kukla olarak anılacaklarını biliyor; o geceyi aydınlatan zafer güneşini bu millete armağan eden şehitlerimize rahmet diliyor, gazilerimize hürmetlerimizi arz ediyoruz.

Bu milletin o gece başlattığı fiili direnişin, bugünlerde farklı şekillerde sürdürülen kirli emelleri de bozacağını, tarihin bizi davet ettiği geleceğe milletçe ve kardeşçe yürüyeceğimizin bilinmesini istiyoruz.”

•••

Milli Birlik ve Kardeşlik Federasyonu İl Başkanı Sami Kelhasanoğlu

“Gün birlik ve

kardeşlik günüdür”

“15 Temmuz Milli İradeye sahip çıkma ülkenin topraklarının bütünlüğünü hain dış ve iç güçler eline teslim etmeme, günü Milli İradenin yeniden şahlanış günüdür.

Milli İrade 15 Temmuz 2016’da M. Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919 Samsun’dan milli mücadeleyi başlatması gibi Amerika’nın tek elinde olan Türkiye’de yıllardır hainlik için sinsi planlarla kutsal değerimizi milli şuurumuzu kullanarak asil Türk milletinin içine haince sızarak ülkemizin toprak bütünlüğüne göz diken diğer hainler PKK, PYD, YPG, IŞİD ve bunların ipini elinde bulunduran Amerika’nın ve diğer dış güçlerin ülkemiz üzerinde oynadıkları buna T.S.K içinde bulunan yüzlerce vatan evladını alet ederek tankın topun namlusunu Türk milletine çeviren FETÖ ve yandaşlarının oyununu bozarak Türk milleti yeniden bir milli mücadele başlatmış ve hainlere topraklarımızı dar etmiştir. İnsanlarımız vatan için ülkemiz için sokağa dökülmüş hain FETÖ ve Amerika’nın sinsi planında 248 şehit 2196 gazi yaralı bilançosu doğmuştur. Şehitlerimize buradan tekrar rahmet dilerken, gazilerimize ve yaralılarımıza acil şifalar dilerim. Bu ülke size minnettardır. Bu millet sizleri asla unutmayacak, unutturmayacaktır. Gün birlik ve kardeşlik günüdür. İnsanlarımızı asla ayrıştırmayan sen sucu sen bucu olarak ayırt etmeden ülkemizde milli birlik ve kardeşliği yeniden dizayn edecek .Tüm milletimizi birbirini kardeş kılarak, yeniden 15 Temmuzlar yaşanmaması için iç ve dış hainlere fırsat vermemek için Milli Birlik ve Kardeşlik Fedarasyonu Kastamonu İl Başkanlığı olarak ülkemizin toprak bütünlüğü söz konusu olduğunda bizler Milli Birlik ve Kardeşlik Federasyonu olarak seçilmiş Cumhurbaşkanımız ve devletimizin yanında yer alacağımızı asla toprak bütünlüğümüze kimsenin göz dikmesine müsaade etmeyeceğimizi belirtir, büyük devlet adamlarımızın dediği gibi sokağa hakim olan devlete hakim olur sözünü hukuk kuralları çerçevesine uyarak demokrasi nöbetlerinde devletimizin yanında halkımızın içinde olacağız.

Allah bu millete yeniden bir İstiklal Marşı yazdırmayı göstermesin. Bu bayrağa göz diken her kimse şunu iyi bilmeli bu memleketin şehidi bitmez gazisi bitmez, yeter ki mesele vatan, mesele bayrak olsun. Biz ülkemizİ Tek Devlet,Tek Millet Tek bayrak Tek Vatan ülküsü ile hareket etmeyi devletimiz ve milletimizle Milli Birlik ve Kardeşlik çerçevesinde tek vücut olacağımızın bilinmesini isteriz.15 Temmuz hain girişimin asla unutmayacağımızın ve unutturmayacağımızın bilinmesini Kastamonu İl Başkanlığı olarak kamuoyuna ve halkımıza saygılarımızla ilan ederiz.”

•••

Türk Yerel Hizmet-Sen Şube Başkanı Hikmet Çıvgın:

“Asla unutmayacağız,

unutturmayacağız”

Cumhuriyetimize, demokrasimize, özgürlüğümüze, milli iradeye, vatanımızın bölünmez bütünlüğüne karşı yapılmış olan darbe girişimini, Türk Yerel Hizmet-Sen

Kastamonu Şube Yönetim Kurulu  olarak şiddetle kınıyoruz. Bu haince girişimi önleyen güvenlik güçlerimize, kendisini cesaretle kalkan yapan kahraman vatandaşlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz.

Ülkemizin bu tür hain saldırıları düzenleyen terör örgütlerinden temizlenerek, aydınlık bir geleceğe en kısa zamanda ulaşacağına inanıyoruz.

Demokrasi şehitlerimize Allah’tan rahmet  diliyoruz.

15 Temmuz’u asla unutmayacağız, unutturmayacağız. Gücümüz milli irade, hedef büyük Türkiye.”