Veliler canıma okudu

Bakanlığın devlet okullarına ücretsiz verdiği ders kitaplarının üstüne öğretmenlerin yardımcı ders kitabı istemelerini eleştirmiştim geçtiğimiz hafta çalakalem, devlet kitabının üstüne kitap mı olur yahut vatandaş zaten ekonomik krizde misali gerekçelerle…

Veliler canıma okudu.

Kamu okullarında çocukları eğitim ve öğretim gören velilerin genel düşüncesi devletin ücretsiz verdiği ders kitaplarının içinin külliyen boş olduğu yönünde…

Ateş püskürüyorlar resmen.

Korkarım öğretmenlerin genel görüşü de bu yönde…

En azından idealist öğretmenler feryat figan.

Devletin dağıttığı mevcut ders kitapları ile öğrencilerin yeteri ölçüde bilgi ile kuşanamayacakları, hele hele üst okullara geçiş sınavında tökezleyecekleri, muhakkak eksiğin yardımcı ders kitapları ile doldurulmasının elzem olduğu velilerin ve öğretim kadrosunun genel görüşü…

Yüzlerce ailenin eğitim namına ana gündemi bu.

“Basın-veli-öğretmen” üçgeninde süren bu akıl yürütmeye katkı sağlayan başkaca bir kurum yahut kuruluş yok ne acı ki…

Sendikalar, siyaset, sivil toplum örgütleri su yutkunu adeta.

Ders kitabı deyip geçmeyin…

Ülkemizin geleceği, sosyal adalet, fırsat eşitliği misali envai konu başlığı saklı altında.

Daha yürek yakan iddia ise mevcut ders kitapları aracılığıyla kamu okullarının özel okullar karşısında tümden güçten düşürüleceği yönünde…

Okullara giriş sınavlarında özel okul ders kitaplarının iş göreceği, devlet ders kitaplarının bihaber kalacağı yönünde ciddi ve yaygın şehir efsaneleri dolaşıyor ortalıkta.

Kurban olurum şu işin aslını birileri çıkıp açık etsin…

Eğitim-öğretim işi şakaya gelmez.

  • ••

Not:

New York, Louisiana, Tokyo, Rotterdam, Montreal, Colorado,Hong KongCalifornia, Paris…

Apartman çatıları, teras, duvar, otopark veya bahçeler bostan oluyor.

Paris misal…

Dev binaların çatılarındaki boydan boya seralarda kasa kasa organik sebze ve meyve üretiliyor.

Belediye projesi bunlar…

Şehrin göbeğinde tarım yapılıyor.

Kastamonu da bu kervana katılacak…

Belediye Başkanı Babaş’ın “şehir bostanı” projesini yakında açıklayacağını duydum.

Ha Paris…

Ha Kastamonu.

Önlük

Önlük varsa üretim var…

Önlük yoksa tüketim var.

1930’lu yıllardan bir Kastamonu fotoğrafı…

Önlüklüleri görüyorsunuz değil mi?

Üreten Türkiye o vakitler…

Meslek erbabı Kastamonu.

Kollar sıvanmışsa üretim var…

Omuz omuza verilmişse üretimden umut var.

İdareciler, öğretmenler, ustalar, kalafalar, çıraklar…

Tornacılar, marangozlar, helvacılar, terziler, kunduracılar.

Ah o yıllar…

Vah bu yıllar.