Yanarsan yoksula ve köydeki çocuğa yan

Okul ilkokulla birlikte başlamıyor, “okul öncesi” ismi verilen “anaokulu” var bir de, şehirde kamu anaokulları az veya çok ücretli, köylerde ise taşıma mesele, devletimiz “okul öncesi” eğitime sadece öğretmen ve mekan imkanı sunuyor, diğer girdileri ise görmezden geliyor…

Ne olacak dar gelirlinin ve köylünün hali?

Devlet, halkına okul öncesi eğitimini eşitlik ilkesi çerçevesinde sunmalı mı sunmamalı mı?..

Asıl cevaplanması gereken soru bu.

Bu hizmet sunulurken “sınıf ve coğrafya” ayrıcalığı yaşanmalı mı yaşanmamalı mı?..

Her çocuk devlet anaokullarından faydalanabilmeli mi, faydalanamamalı mı?

Kastamonu’da durum ülkemizin diğer şehirleri ile aynı…

Devlet politikası arızalı, şehir yönetimi ne eyleye?

Şehirdeki devlet anaokullarının öğretmen ve mekan haricindeki giderleri velinin cebinden çıkıyor, tavan fiyatı olmasına karşın okulun hizmet verdiği zaman süresine ve aktivitelerine göre velinin ödeyeceği katkı payı belirleniyor…

Kıt kanaat geçinen veli, çocuğunu anaokuluna göndermiyor.

Köyler hepten sıkıntı…

Devletin taşımalı eğitim sistemi anaokulu öğrencilerini kapsamıyor, okul olan köylerde eğer en az 10 aile çocuğunu anaokuluna kaydettirmek ve taşımasını üstlenmek isterse, devlet anaokulu açıyor, öğretmen ve bina giderleri dışındaki maliyet velinin sırtına sarılarak illaki.

Çocukların bir kısmı anaokuluna gidiyor, çoğunluk anaokulu yüzü görmeden ilkokula başlıyor…

Yarış en baştan eşitsiz.

Her çocuk anaokulu eğitiminden geçmeli…

Devlet bu hizmeti ücretsiz vermeli.

Dar gelirliler ve köy çocukları anaokulundan mahrum kalmamalı…

Eşitlik ilkesi bunu söyler.

  • ••

Not:

Un yüzde 100 zamlandı…

Bizzat devletimiz açıkladı.

Raflar el yakıyor…

Temel besin maddesiydi evvelden un, şimdi temel yakıt maddesi oldu, fiyatı etrafında ısınmaya yarıyor.

Türk Lirası değer kaybettiği için ülkemizde üretilen buğdaya yurtdışında talep doğdu, hal böyle olunca iç piyasaya satış azaldı, fiyat yükseldi…

Un, kor oldu.

Çare “İthal buğday” oldu…

Toprak Mahsülleri Ofisi’nin (TMO) yaklaşık 252,000 ton buğday alımı için bir dizi uluslararası alım ihalesine çıktığını yazdı dün ulusal haber kaynakları, 25 Eylül’e kadar başvuru yapılacak ihalelerde kırmızı ekmeklik buğday alınacak.

Bir diğer “temel yakıt” maddemiz ise “su”…

Yüzde yüz zamlandı raflarda.

Etrafına geç ısın…

Aman ha elini sürme “cıs” yapar.

  • ••

Not 2: Fotoğraf üzerinde yazılı olan tarih doğru ise sene 1920…

Kastamonu Vilayet Konağı.

Hepsi birer aslan parçası…

Elbet kimi gazi oldu, kimi şehit.

Gaziler Günü…

Gönülde her gün.

 

***

 

Nohutlu pilava talim

Ahilik Haftası dolayısıyla Nasrullah Meydanı’nda tören düzenlendi…

Meydan tarihi günlerinden birini daha yaşadı.

Polis bariyerinin içine kontrollü olarak esnaflarımız Ahilik Haftası’nı doyasıya kutladı…

Verildi Mehter’in gözüne gözüne.

Asıl güzellik hem Belediye’nin hem de KESOB’un yemek ikramıydı…

Onlarca metre kuyruk oluştu.

Çevre esnaf da fırsatı kaçırmadı…

Öğle öğünü bedavaya geldi.

Her iki kurumun dağıttığı pilav da etsizdi ne var ki…

Nohut ikame edilmiş kuşbaşı et ya da hadi olmadı didilmiş tavuğun yerine.

Etli yahut tavuklu pilav hayallerde artık…

Varsa yoksa nohutlu pilav.

Cümleten afiyet olsun…

Nohuttan da olmayalım da bu gidişle.