Yaş 80: Hibrit köşe yazarlığına geçiş zorunluluğu

10 Aralık 2020 tarihinde 79 yaşı tamamlayıp 80. yaştan gün almaya başladık. On yılı aşkın bir zamandır Kastamonu gazetesinde kültür ve sanat konularında köşe yazıları yazıyoruz. Yaklaşık 7-8 yıldır, haftada 2, daha öncesinde düzensiz aralıklarla yazılar kaleme alıyorduk. 11 Mart 2020 tarihinde Türkiye’ye sıçrayan koronavirüs salgınında bile yazmayı sürdürdük. Köşe yazılarımızla birlikte Türk Dili, Türk Dünyası Dil ve Edebiyat, Folklor/Edebiyat, Türk Yurdu, Akpınar, Erciyes, BAL-TAM Türklük Bilgisi, Kültür Evreni, Bilimsel Eksen, Kültür Çağlayanı ve Âşıkça gibi dergilerdeki makalelerimiz de eksilmedi, okuyucuyla buluştu. “Yaş yetmiş, iş bitmiş.” atasözünün ne kadar yanlış olduğunu ispatlamaya çalıştık. Tabii, yurt içi ve dışında halk kültürü/folklor ağırlıklı birçok ulusal ve uluslararası sempozyuma katılmayı da ihmal etmedik.Araç Haber gazetesinde de Araç’la ilgili yazılar yazdık.

Ne var ki, üç yıl önce yakalandığımız yaşlılık hastalıklarından “parkinson”, yazılarımı yazdığım sağ elimi giderek zorlamaya başladı. Gelinim, kızım nöroloji uzmanı Prof.Dr. Funda Uysal Tan’ın tedavisi altında yavaşlatılan parkinson sayesinde yazılarımı kaleme alıp (ağır ağır, biraz ağrı-acı duyarak) gazete ve dergilere göndermenin mutluluğunu yaşadık. El yazılarımın taramasını, İtalya’da bir Türk doktora öğrencisi bilgisayar ortamına aktarıyor. Onun sayesinde üç yılı, aksatmadan tamamladık.

Bir Türk atasözü var: “Seksenle doksan arası, evden çıkma kör olası.” Koronavirüs sebebiyle evden çıkmamız sınırlandı. Her gün yaptığımız ortalama 3 km yürüyüşü uzun süre yapamayınca hareketlerimiz ağırlaştı, parkinson etkisini artırdı. Artık, yazarken daha çok zorlanıyor ve elimin ağrıdığını hissediyorum. Bir karar vermek zorundaydım. Hibrit (melez) köşe yazarlığına geçiş. Yani, artık her hafta iki köşe yazısı yazmak yerine, parkinsonumun keyfine göre hareket edeceğim ama asla yazmaktan vazgeçmeyeceğim. Her ay sekiz yazı üretemeyeceğim ama dördün altına da düşmeyeceğime eminim. Parkinsonumla gayet iyi geçiniyorum. Beş altı yıl daha izin verirse onu ödüllendireceğim.

Kastamonu gazetemizde bin civarında yazım yayınlandığını rahatlıkla söyleyebilirim. Bu yazıların konularını şöyle gruplandırabiliriz:

  • Gurur Kaynağımız Kastamonulular’ın X. cildinden sonra keşfettiğimiz önemli şahsiyetlerin özgeçmişleri,
  • Vefat eden Kastamonuluşahsiyetlerle ilgili anma yazıları,
  • Kastamonulu yazar, sanatçı ve bilim adamlarının yayımladıkları kitaplarla ilgili tanıtma/eleştiriler,
  • Kastamonu’yla ilgili şiir, roman, hikâye ve incelemeler,
  • Kastamonu Üniversitesi ve diğer kültür, eğitim kurumlarının faaliyetleriyle ilgili yazılar,
  • Başkent Ankara’daki STK’lerin Kastamonu’yla ilgili faaliyetleri hakkında yazılar,
  • Katıldığım gezi, sempozyum ve toplantılarla, aldığım ödüllerle ilgili yazılar,
  • Türkiye’nin genelini, dolayısıyla Kastamonu’yu da ilgilendiren kültür ve sanat olaylarıyla ilgili yazılar,
  • İnebolu-Ankara İstiklal Yolu’yla ilgili yazılar,
  • Şehrin kültürel, turistik ve ekonomik kalkınmasıyla ilgili görüşler, öneriler,
  • Kastamonu halk kültürüyle ilgili incelemeler, anılar,
  • Koronavirüs dil ve edebiyatıyla ilgili 25 kadar yazı,
  • Kastamonu eğitim tarihiyle ilgili yazı ve anılar,
  • Aile tarihimizle ilgili yazılar (şehit dedem ve kardeşi Kur.Bnb. Yusuf Ziya Bey gibi),
  • Vatan, millet, bayrak ve memleket sevgisiyle ilgili yazılar.

Görüldüğü gibi siyasi partilerle ilgili yazı yazmadık, yazmayacağız. Her zaman söylediğimiz, yazdığımız gibi biz Kastamonu Partisine kayıtlıyız.

Kastamonu gazetesindeki bizim, Dr. Eski’nin birçok yazarın yazıları, önümüzdeki günlerde yenilenmiş haliyle yeniden kapılarını açacağını bildiğimiz Kent Tarihi Müzesi için birer belge niteliğindedir. Kent kültür tarihini araştıracaklar önce bu müzeye başvuracaklardır doğal olarak…

Hibrit, çift seçenekli köşe yazarlığına geçerken; Kastamonu gazetesini bir dergi, Kastamonu arşivi niteliğinde çıkaran, sayfalarını bize cömertçe açan Melih ve Cemil Özel Kardeşlere, yazılarımızı sabırla bilgisayara aktaran Gürses ailesine, arşivini tutup iletişimini sağlayan Kültür Ajans yöneticisi Hayrettin İvgin ve çalışanı Ayşe İkiz’e, ve Araç Haber gazetesi yöneticilerine teşekkürlerimizi içtenlikle sunuyoruz. Teşekkürün en büyüğü ise evimizin her köşesini yazı ve gazete kesikleriyle doldurmama katlanan, sürekli yazmamı teşvik eden eğitimci eşim Mefharet Tan’a…2021 daha iyi bir yıl olsun!

 

 

 

 

NAİL TAN