Yerel seçim kazanının altı tutuştu

İktidar cenahının iki adayı da belli oldu, muhalefet ittifakını oluşturan partilerin de bugün yarın pozisyon almaları ile yerel yönetim yarışı sahaya inmiş olacak…

Kuru siyasi söylemlerden öte şehrimizin gelişmesine yönelik birkaç kelam edilebilse bari karambolde.

“Ekolojik şehir”, “Akıllı şehir”, “Üreten şehir”, “Kimlikli şehir”, “Adil şehir”, “Etik şehir” vesairevesaire…

Yukarıdaki başlıklar üzerine tartışılan bıyığı terlememiş yeni şehircilik kavramları.

“Şehir”, “Medeniyet”, “Belediye”, “Yerel yönetim”, “Şehremin” vesairevesaire…

İçleri yeniden doldurulan kadim kavramlar.

Şehircilik ve şehir yönetimi alanında dünyadaki gelişmelerden bihaber bir seçim atmosferi hakim olacaksa ilimiz göğüne…

Ben almayayım, karnım tok.

Kulağım tıkalı, gözüm kör, vaktim yok…

Siyasetin basma kalıp kuru hikayeleri haricinde yeni bir şeyler söyleyecek varsa ne ala.

  • ••

Not 1:

10 Aralık Kadın Mitingi anma ve kutlama programı, ilimizdeki “kadın zihni” ve “kültür ortamı” üzerine bir kez daha yara açtı fikrimde zikrimde…

“İkinci cins” olmak ve “kamunun kanatları altına sığınmak” mevzuları kadın zihninin asla kurtulamayacağı prangalar olsa gerek ilimizde, “kültür ortamı” derseniz “Şehri Dilara” korosunu çıkar, çorak mı çorak bir arazi.

Kadın gününde, kadınlar vali ve belediye başkanının huzuruna çıkıyor, 10 Aralık 1919’da öyle mi olmuş acep?..

Vali ve belediye başkanı kadın olsa anlayacağım hadi, ikisi de erkek.

Maksat 10 Aralık Kadın Mitingi değil mi yoksa?..

Makam ziyaretlerinin albenisi mi?

Şehri Dilara Türk Müziği Topluluğu konseri baş üstüne…

3 güne yayılan Konya Devlet Tiyatrosu, TRT İstanbul Radyosu Türk Sanat Müziği Korosu, Ankara Devlet Türk Halk Müziği Korosu gösterileri ve konserleri ise ilimizin kültür ithaline mahkum olduğunun resmi, kültürde cari açık had safhada.

Pop, caz, rock, metal müzik…

Tövbe haşa.

Bir de voleybol turnuvası konulmuş ki programa…

Tam 10 Aralık 1919’u hatırlatır cinsten.

  • ••

 

Not 2:

Özel halk otobüslerinin televizyon ekranlarında yeni bir tanıtım filmi gösterimde şu sıralar, kansere karşı erken teşhis ve tedaviyle ilgili…

“Kastamonu” ismi  “Kansermonu” yahut “ Kalpmonu” olarak değiştirilse yeri hani, giden ekseriyetle ya kanserden yolcu ya kalpten ilimizde.

Haliyle “algıda seçicilik”, ilk seferde gördüm kanser alarmı veren kamu spotunu, “Sağlık Yaşam Merkezi” gösterilen adreslerden biri…

O sıra aklıma geldi yaklaşık 2 senedir ara ara yazıp durduğum “Sağlıklı Yaşam Merkezi” mevzusu, ne ara kuruldu acep Kastamonu’da?İktidar temsilcilerinin taa önceki yılın Mart ayında verdikleri müjdeyi hatırladım.

“Güya”, “Sözde”, “Mesela”, “İnanırsanız”…

Şehrimizde 2 tane Sağlıklı Yaşam Merkezi yapılacaktı, iki eski devlet hastanesi yıkılıp yerlerine sıfır binalar dikilip, yeni kompleksler oluşturulacaktı. Hatta Türkiye’de ilk filan olacaktı. Ülkemizdeki hangi ilk Kastamonu’da olmuşsa?

Bildiğiniz “hikaye”…

Kadir İnanır resmen.

İkisinden geçtik bari biri kurulaydı…

Kurulmuş.

Sağlık İl Müdürlüğü binası“Sağlıklı Yaşam Merkezi” oldu…

Tabelaya bakar halka hizmet, idareten işlerde şampiyonuz.