Kastamonulu bir halk bilimcinin ilgi çekici doktora tezi: Sürgün gelinler

Kastamonulu halk bilimci akademisyenlerin sayısı hızla artıyor. Kapıyı H. Avni Özbenli ve biz açtık diye sevincimiz sonsuz. En yeni haber Dr. Hicran Karataş’tan geldi.  Aslen Çatalzeytinli bir aileye mensup olan, doktora çalışmaları sırasında tanıştığım ve ağabeyim Özdemir Tan’la birlikte hazırladığımız Gurur Kaynağımız Kastamonular adlı 10 Ciltlik biyografi ansiklopedimizin 10. Cildinde hakkında bir nebze bilgi verdiğimiz (Ankara 2015, s. 125) Dr. Hicran Karataş, İstanbul’da bugünlerde yayımlanan doktora teziyle 21 Mart 2018 Nevruz günü yanıma geldi: Halk Hukuku Uygulamaları ve Sürgün Gelinler, İstanbul 2018, 443 s., Doğu Kütüphanesi Yayınları: 135, Halk Edebiyatı Serisi: 26.

Önce Dr. Hicran Karataş’ı hemşehrilerimize kısaca hatırlatalım. 1979 yılında Karabük’te doğdu. Çatalzeytinli Mustafa Taşkıran ile Sevim Taşkıran’ın kızı. İlkokul, ortaokul ve liseyi Karabük’te bitirdi. Ankara Üniversitesi DTCF Halk Bilimi Bölümünden “Türkiye’de Çocukluğun Yok Oluşu” teziyle birincilikle mezun oldu (2006). KTÜ’de “Trabzon İli Giyim Kuşam Kültürü Üzerine Bir Değerlendirme” başlıklı teziyle yüksek lisans eğitimini tamamladı (2009). Aynı yıl Namık Kemal Üniversitesine Araştırma Görevlisi atandı. 2010’da Hacettepe Üniversitesi Türk Halk Bilimi Bölümünde doktora eğitimine başladı. 2013-14 yıllarında ABD’de halk bilimi dersleri aldı, doktora teziyle ilgili araştırmalar yaptı. 2015 yılında ABD Columbia ve Hudson Üniversitelerinde çalışıp halkın sözlü kültürünü derledi. 2016 yılında Hacettepe Üniversitesi Türk Halk Bilimi Bölümünde Prof.Dr. Metin Özarslan’ın danışmanlığında “Halk Hukuku Uygulamaları ve Sürgün Gelinler” konulu doktora tezini savunup Dr. unvanını aldı.  Evli ve iki kız (Mehlika, Fatma Nilüfer) annesidir. Eşi Ortopedi Uzmanı Dr. Mustafa Karataş’tır. Dr. Hicran Karataş Temmuz ayında yine ABD yolcusu. İki yıl Columbia Üniversitesinde ders verecek, araştırmalar yapacak. İngilizcenin yanı sıra Osmanlı Türkçesi ve yazısına da hâkim. İstikbali çok parlak Kastamonulu bir bilim insanı. Teknolojiyi çok iyi kullanmasını biliyor. Şimdiden çok zengin dijital bir arşiv oluşturmuş.

Doktora tezinde/kitapta, evlilik öncesi cinsel ilişki suçunu aktif veya pasif bir şekilde işleyen kızların/kadınların kendi köylerinden komşu ilçedeki başka bir köye sürgün gönderilmesi şeklinde tecelli eden halk hukuku uygulaması ele alınmaktadır. En eski sürgün olayı 1850’li yıllarda cereyan etmiştir. Sürgün edilen kadın sayısı 23’tür. Hicran Karataş, sürgün gönderen ve alan köylerde yaşayan tanıklarla yüz yüze görüşmüş ve olayı bütün yönleriyle aydınlatmıştır. Kadın olmasaydı, bu araştırmayı asla yapamazdı, olayın kahramanlarının dilini çözemezdi. Eğreti gelin geleneğinden sonra sürgün gelin geleneğini de böyle cesaretle ele alan bir bilim insanı çıkmıştır. Olayın kahramanlarını incitmemek, üzmemek açısından Batı Karadeniz Bölgesindeki köy ve kişi adları isabetle değiştirilmiştir.

Kitap Ön Söz, Giriş’ten sonra üç bölüm ve Sonuç, Kaynaklar ve Ekler’den oluşmaktadır. Eserin içeriğini daha iyi kavramak açısından bölümler ve bazı alt başlıklarını sıralamakta yarar görüyoruz:

I.Bölüm: Hukuk, Halk Hukuku Kavramları ve Çoğulcu Hukuk Kavramı

1.1. Hukuk Kavramı

1.2. Halk Hukuku Kavramı

1.3. Çoğulcu Hukuk Kavramı

1.4. Hukuk Düzenleri Arasında Çatışma ve Uzlaşma

II.Bölüm: Halk Hukuku Düzeninde Yasama Yürütme ve Yargı

2.1. Halk Hukuku Düzeninde Yasama/Norm Üretilmesi

2.2. Halk Hukukunda Yürütme

2.3. Halk Hukukunda Yargı

III. Bölüm: Yerel Bir Halk Hukuku Ceza Uygulaması: Sürgün  Gelinler

3.1. Yerel Halk Hukuku Düzeninin Yasama Kaynakları

3.2. Yerel Halk Hukuku Düzeninde Yürütme

3.3. Yerel Halk Hukuku Düzeninde Yargı

Ek 1’de 35 vaka anlatılmakta, konuyla ilgili 23 fotoğraf yöreyi belli etmeyecek şekilde verilmektedir.

Dr. Hicran Karataş’ı ve tez danışmanı Prof.Dr. Metin Özarslan’ı kutluyor, kitabı hemşehrilerimize, Kastamonu Üniversitesi Öğretim Üyelerine hararetle tavsiye ediyoruz…