“2019 yılı Kastamonu’nun iftihar yılıdır”

Kastamonu Türk Ocağı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Serhat Yılmaz, Millî Mücadele Hareketinin 100. yıldönümü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında, 2019 yılının aynı zamanda Kastamonu’nun da iftihar yılı olduğunu söyledi.

Yılmaz, “Bilindiği gibi, Kastamonu 2018 yılı Türk Dünyası Kültür Başkenti seçilmiş ve 2018 yılını bu kapsamda çeşitli faaliyetler ile dolu dolu geçirmiştir. Millî Mücadele Hareketinin 100. Yıldönümü vesilesiyle Kastamonu’nun 2019 yılını da yüzyılın ruhuna uygun çeşitli etkinliklerle geçirmesini ümit ediyoruz” dedi ve kendilerinin de ilk etkinlik olarak Hüsnü Açıksöz’ün “İstiklâl Harbinde Kastamonu” kitabını  yeniden yayınlayacaklarını açıkladı.

 

Kastamonu Türk Ocağı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Serhat Yılmaz, Millî Mücadele Hareketinin 100. yıldönümü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında, 2019 yılının aynı zamanda Kastamonu’nun da iftihar yılı olduğunu, bu nedenle de yüzyılın ruhuna uygun çeşitli etkinliklerle geçirmesini ümit ettiklerini söyledi.

Prof. Dr. Yılmaz’ın Kastamonu Türk Ocağı adına yaptığı basın açıklaması şöyle:

“Türk Millî Mücadelesi şüphesiz Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı Türk tarihinin en önemli dönemlerinden birisidir. Kayıtsız şartsız millî egemenlik kavramı etrafında, TBMM’nin teşekkülü ve açılışı ile yeni dönemin kurumsal yapı ve felsefesi de ortaya konmuştur. Bu dönem, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini yürüttüğü tarihi bir dönem olmuştur. Bilindiği gibi, 19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal Paşa’nın 9. Ordu Kıtaatı Müfettişi olarak Anadolu’ya geçişi Millî Mücadele’nin teşkilatlanma aşamasının en önemli dönemini teşkil etmektedir. Amasya Tamimi sonunda gerçekleştirilen Erzurum ve Sivas Kongreleriyle Millî Mücadele’nin amaç ve yöntemi belirlenmiş, Temsil Heyeti kurulmuş ve Mustafa Kemal Paşa Türk milletinin lideri olarak tarih sahnesinde yerini almıştır.

Millî Mücadele Hareketinin 100. Yılı

Millî Mücadele döneminde, Kâtip Çelebi’nin “Türkmen Kaidesi” dediği Kastamonu’nun da önemli bir yeri vardır. Kastamonu, Millî Mücadele Dönemi’nde işgale uğramamış olmasına rağmen, özellikle Batı Cephesi’nin ihtiyaç duyduğu askerî malzemenin sağlanması ve Ankara Hükümeti’nin dünyaya açılan kapısı olmuştur. Müdafaa-yı Hukuk Cemiyeti’nin kurulmasından itibaren Kastamonu, 1919–1922 yılları arasında hem maddî hem de manevî anlamda önemli bir merkez olmuştur. Kastamonu, Sivas Kongresi’nden hemen sonra 16 Eylül 1919 günü Gazi Mustafa Kemal Paşa tarafından görevlendirilen Miralay Osman Beyin şehre gelmesiyle Kuvâ-yı Milliye hareketine dahil olmuştur.

2019 yılı Kastamonu’nun iftihar yılıdır

Kastamonu’nun Millî Mücadele hareketi bakımından önem kazanması 19 Mayıs 1919 tarihinde Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkması, kongreler süreci ve Sivas Kongresi’nin gerçekleştirilmesiyle başlamıştır. Kocaeli Bölgesinin İngiliz denetimi altına girmesi, İzmir ve Güney Anadolu Bölgesinin işgali, otorite ve asayiş meseleleri, ulaşım ve yolların teknik özellikleri, ticaret güzergâhı olma durumu ve askerî amaçlara yönelme bu durumun sebepleri arasındadır. İstanbul-Ankara bağlantısını sağlayan yolun İtilaf Kuvvetleri ve bazı isyancı kesimlerin kontrolünde bulunması sebebiyle İnebolu-Kastamonu-Ankara hattı Millî Mücadele’nin en hayati yolu haline geliyordu. Bu ehemmiyet Millî Mücadele boyunca hiç eksilmemiş, bilakis artmıştır. Hattın en önemli katkısı esasen mühimmat ve lojistik destek konusunda olmuştur. İnebolu’da 1920 Ağustos’unda “Yükleme-Boşaltma Kumandanlığı” kurulmuş, bu kumandanlık Umur-ı Bahriye Müdürlüğü emrine verilmiştir. Sevkiyat işlerini sağlıklı yürütebilmek için ciddi bir askerî organizasyon gerekliydi. Kastamonu ve havalisindeki ordu teşkilâtı, Kastamonu ve Bolu Havalisi Komutanlığı ve Menzil Mıntıka Müfettişliğinden oluşmaktaydı.

İstiklâl Yolu’nda Kağnılar

İstiklâl Savaşı süresince İnebolu-Kastamonu-Ankara hattının bir anda önem kazanması Ankara için denize açılan en yakın ve en güvenli pencere olmuştur. İstanbul’dan Ankara’ya istiklâl mücadelesine katılmak için harekete geçen çok önemli devlet erkânı ve aydınların büyük kısmı, İnebolu yolunu tercih etmişlerdi. İstanbul’da faaliyet gösteren millî gruplar tarafından sağlanan askerî malzeme motorlarla veya Fransız ve İtalyan bandıralı ticaret gemileri aracılığıyla İnebolu, Cide, Bartın, Kozlu, Kilimli, Zonguldak, Ereğli ve Sinop liman ve iskelelerine çıkarılarak buradan Kastamonu’ya ve Ankara’ya ulaştırılmaktaydı. İstanbul dışında, Doğu Cephesinden, 1920 yılı sonunda savaşın bitmesiyle bir kısım silah ve mühimmat Erzurum-Trabzon yoluyla Batı Karadeniz limanlarına taşınmıştı. Trabzon’dan gelecek silahların sevki için İnebolu başta olmak üzere İnebolu-Sinop arasındaki küçük koylar kullanılmıştır. Bu taşıma faaliyeti sırasındaki fedakârlık örnekleri, kağnı kollarının yazdığı destan, Şehit Şerife Bacı sembolü etrafında dilden dile halk arasında dolaşmaktadır.

Açıksöz gazetesi Anadolu basınının bayrağı, Hüsnü Bey ise bayraktarıydı

Açıksöz gazetesi Millî Mücadele Dönemi ve Türkiye Cumhuriyeti tarihi açısından önemli bir yere sahiptir. Açıksöz gazetesi Kastamonu’da 15 Haziran 1919 tarihinde yayın hayatına başlamış ve 14 Aralık 1931 tarihinde kapanmıştır. Açıksöz, 2770 sayı yayınlanmış, Kastamonu’da süreli yayın olarak 12 yıl yayın hayatını sürdürmüştür. Açıksöz başyazarı olan Hüsnü Açıksöz gazetenin önemini şu şekilde ifade ediyordu: “İstiklâl Harbi’nde Kastamonu gazeteleri deyince akla evvela Açıksöz gelir… Bu gazete Kastamonu’nun Kuvva-yı Milliye ile birleşmesinden sonra yazılarını çoğalttı, sütunlarını genişletti. Haftada bir kere ve bir yaprak çıkarken, bu birleşmeden sonra dört sahife olarak, haftada iki kere çıkmaya başladı. İstanbul gazetelerinin Anadolu’ya girmesi yasak edildikten sonra da, her gün çıkmaya başladı. Gazetenin 1920-1922 senelerinde dağılma sahası çok genişledi. Basım sayısı bin beş yüzü geçti. Zonguldak, Sinop, Çankırı vilayetleri ile Kastamonu’nun, daha doğrusu Kuzey Anadolu’nun garp kısmının biricik gazetesi oldu. Zonguldak ve İnebolu muhabirleri İstanbul haberlerini, Ankara muhabiri de Ankara haberlerini çok çabuk veriyorlar ve böylece İstanbul gazetelerinin yokluğu hiç de duyulmuyordu.”

Açıksöz yerel değil, bölgesel bir gazeteydi

Millî Mücadele’nin örgütlenmesinde basının önemli bir işlevi olmuştur.  Sivas’ta İrade-i Milliye, Ankara’da Hakimiyet-i Milliye, Trabzon’da İstikbâl, Erzurum’da Albayrak, Konya’da Babalık/Türk Sözü ne ise Kastamonu’da Açıksöz odur. 2019 yılı, aynı zamanda Açıksöz gazetesinin yayına başlamasının da yüzüncü yılıdır. Açıksöz gazetesi ulusal düzeyde yayın politikası güden bir gazeteydi. Açıksöz yerel değil, bölgesel bir gazeteydi. Gazetenin sahibi Hamdi Çelen, sorumlu müdürü ise Hüsnü Beydi. Açıksözcü Hüsnü olarak bilinen Hüsnü Bey, soyadı kanununun çıkmasıyla mesleği ve kullanılan lakabı gereği gazetesinin adını soyadı olarak almıştır.

Hüsnü Açıksöz’ün “İstiklâl Harbinde Kastamonu” adlı eseri yeniden basılıyor

Bilindiği gibi, 2019 yılı Türk Millî Mücadele hareketinin 100. Yıldönümüdür. Bu sebeple çeşitli kurumların, üniversitelerin ve sivil toplum kuruluşlarının Millî Mücadele hareketinin yüzüncü yılı anısına bir dizi faaliyet düzenleyecekleri muhakkaktır. Bu çerçevede,  9. Uluslararası Atatürk Kongresi 12-15 Kasım 2019 tarihlerinde Amasya’da yapılacaktır. Atatürk Araştırma Merkezi tarafından 24-26 Nisan 2019 tarihlerinde Erzurum’da, Atatürk Üniversitesinin ev sahipliğinde “Milli Mücadele’nin 100.Yılı: Mustafa Kemal Paşa’nın Anadolu’ya Geçişi ve Kongreler” konulu uluslararası bir sempozyum düzenlenecektir. Yine Türk Tarih Kurumu ve Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nin öncülüğünde “100. Yılında 19 Mayıs ve Millî Mücadele Uluslararası Sempozyumu” 2-4 Mayıs 2019 tarihlerinde Samsun’da gerçekleştirilecektir. Bu bağlamda Kastamonu’da da çeşitli faaliyetler düzenlenecektir.

Kastamonu Türk Ocağı yönetimi olarak bizler de panel ve konferanslar ile sohbet programları şeklinde etkinlikler düzenleyemeye gayret edeceğiz. Bu hususta yönetim kurulumuz; Ocağımızın ilk faaliyeti olarak Hüsnü Açıksöz’ün kaleme aldığı ve 1933 yılında Kastamonu Vilayet Matbaası’nda basılan “İstiklâl Harbinde Kastamonu” adlı eserinin yeniden yayınlanmasına karar vermiştir. Eserin Türk Ocağı tarafından basılması ve etkinliklerde ücretsiz olarak dağıtımının yapılması planlanmıştır. Bu hususta müracaat ettiğimiz Hüsnü Açıksöz’ün vârisleri olan Nurberat Kayış Hanım ve Ayşen Özbörme Hanıma çok teşekkür ederiz, onların muvafakatini alarak eseri yayına hazırladık. Hüsnü Açıksöz’ün birinci ve sonraki kuşak torunları, dedelerinin hizmetiyle her zaman gurur duyacaklardır. Zira Hüsnü Bey, gazete çıkararak hizmet etmenin ötesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin temeline harç koyan büyük bir vatanseverdir.

Hüsnü Açıksöz Türk Ocağı Üyesiydi

Kastamonu Türk Ocağı 5 Aralık 1923 tarihinde kurulmuştur. Bu tarihten itibaren, 1931 yılında kapatılışına kadar Türk Ocağı üyesi olan Hüsnü Bey, “Açıksöz Gazetesi Müdürü Hüsnü Bey” unvanıyla 1925 yılındaki kongrede İdare Heyeti Üyesi olarak da seçilmiş ve görev yapmıştır. Hüsnü Bey, hem Açıksöz hem Ocak adına Atatürk’ün Kastamonu’yu ziyaretinden önce O’nu davet etmek üzere Ankara’ya giden ve 11 Ağustos 1925 tarihinde Atatürk’le görüşen heyette de yer almıştır. Ayrıca Atatürk’ün Kastamonu gezisini Anadolu Ajansı adına izlemiştir.

Bilindiği gibi, Kastamonu 2018 yılı Türk Dünyası Kültür Başkenti seçilmiş ve 2018 yılını bu kapsamda çeşitli faaliyetler ile dolu dolu geçirmiştir. Millî Mücadele Hareketinin 100. Yıldönümü vesilesiyle Kastamonu’nun 2019 yılını da yüzyılın ruhuna uygun çeşitli etkinliklerle geçirmesini ümit ediyoruz.

Millî Mücadele Hareketinin 100. Yıldönümü kutlu olsun

Millî Mücadele Hareketinin 100. Yıldönümü kutlu olsun. Anadolu’yu yurt tutan, yurt yapan ve yurt kalmasını sağlayan Türk milletinin baş tacı olan bütün kahramanlarımızın manevî hatırası önünde saygıyla eğiliriz. Başta Gazi Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşları olmak üzere, cepheden cepheye koşan isimli isimsiz bütün kahramanları; Kastamonu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Başkanı ŞemsizâdeAhmedZiyaedinUluoğlu ve heyet üyeleri Şemsizâde Şükrü Bey’i, Besim Bey’i, Yusuf Ziya Bey’i,  Ulemadan Hacı Mümin Efendi’yi, Tavukçuzâde Ahmet Efendi’yi, Akdoğanlızâde Mehmet Ali Efendi’yi, Operatör Ali Bey’i, Mülâzım-ı evvel Şevket Bey’i, Jandarma Mülâzım-ı evveli Remzi Bey’i, Sivas Kongresi delegeleri olan Tatlızâde Nuri ve İnebolulu Zeki Bey’i, Vali Vekili Defterdar Ferit Bey’i, Yüzbaşı Şevket Bey’i, Miralay Osman Bey’i, Muhittin Paşa’yı, kadın kahramanlarımız Halime Çavuş’u, Şerife Bacı’yı, Zekiye, Kâmuran, Saime, Bedriye, Münire, Refika, Neyyire, Hâfiza Nebiye, Hâfiza Selma ve İsmet Hanımları, onların şahsında bütün kadın kahramanları; Hüsnü Açıksöz’ü, Açıksöz çalışanlarını, Hamamcı Kadı Salih Reis’i, aynî ve nakdî muavenette bulunan, Tekâlif-i Millî’ye katkı veren bütün vatandaşları, isimlerini burada sayamadığımız Millî Mücadele kahramanlarını, kağnı kollarında vazife alan gönüllü yiğitleri, vatan ve millet uğruna şehadet şerbetini içen aziz şehitlerimizi, gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Aziz şehitlerimize, kahraman gazilerimize minnet borçluyuz, ruhları şâd olsun.”