BAKAP başka bahara

mafacanİlimizin dört gözle kurulmasını beklediği BAKAP devletin 2016 yılı yatırım programında yok…

“Kalkınma bölgesi” olmanın getirdiği ek kamu bütçeleriyle desteklenen sikletindeki birçok vilayet ile aynı ligde yer alan ilimiz, kalkınma yarışını bu yıl da dezavantajlı şartlarda sürdürmek zorunda kalacak anlaşılan.

 

Hafta sonu yayımlanan “17/10/2015 Tarihli ve 29505 Sayılı Resmî Gazete’de Yayımlanan 12/10/2015 Tarihli ve 2015/8190 Sayılı 2016 Yılı Programının Uygulanması, Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararı Eki 2016 Yılı Programı”, vilayetimizin 2016 yılı kalkınma rotasında “sürpriz” bir gelişme olmayacağını net olarak gösteriyor…

Çok kötümser bir ifade olacak ama, ilimiz ve komşularımızın bölgesel kalkınmasına yönelik bir müjde kırıntısı dahi yok sayfalarca uzunluktaki programda.

 

Kalkınmada geri kalmış yöreler içinde kapsamı dışında kala kala bi ilimizin ve komşu vilayetlerimizin kaldığı “Bölgesel Kalkınma”, özellikle son yıllarda devletin özel önem verdiği konuların başında geliyor oysa…

Devlet tarafından konuya verilen önem öyle büyük ki, Başbakan’ın başkanlığında 11 Bakan’ın üyesi olduğu “Bölgesel Gelişme Yüksek Kurulu” bile kurulmuş durumda üstüne üstlük.

 

3 Mart 2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Başbakanlık Genelgesi, “Bölgesel Gelişme Yüksek Kurulu” kurulduğunu ilan etti…

Kalkınma Bakanlığının 641 Sayılı kararnamesine işaret eden genelge “Bölgesel Gelişme Yüksek Kurulu”, “Kurullarda Görev Alacak Hükümet Üyeleri” ile ilgili detaylı bilgi veriyor. Başkanlığının Başbakan tarafından yapılacağı kurul Başbakan Yardımcısı, Kalkınma Bakanı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, Çevre ve Şehircilik Bakanı, Ekonomi Bakanı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı, İçişleri Bakanı, Kültür ve Turizm Bakanı, Maliye Bakanı, Orman ve Su İşleri Bakanı, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı’ndan oluşuyor.

 

Bölgesel Gelişme Yüksek Kurulu’nun görev alanı epey bir geniş… Bölgesel gelişme alanında ulusal düzeyde genel politikaları ve öncelikleri tayin etmekten tutun da bu kapsamda bölgesel gelişme ulusal stratejisini onaylamaya, bölgesel gelişme politikalarının bütünlüğünü ve koordinasyonunu sağlayacak üst düzey kararlar almaya kadar bi dünya.

 

İcracı tüm bakanların üyesi oldukları kurul da kurulmuşken…

İlimizin kalkınma mücadelesinde yıllardır kendi yağında kavrulmakta oluşunun hâlâ dikkat çekmemesi kabul edilebilecek bir hal olmaktan çıkıyor yavaş yavaş.

 

Bir kere daha yazıyorum…

Hem ilimiz namına “bütüncül” hem de benzer sıkıntıları çektiğimiz komşu vilayetlerimizle birlikte “entegre” bir model ortaya koyacak olan “Kalkınma Bölgesi” kurulmadıktan sonra arzu ettiğimiz hedefe ulaşmamız hayal.

 

Rüya görür bolca…

Konuşur dururuz.

 

  • ••

 

Not: Şehrimiz turizmde atak yapmak için hararetle konaklama tesisi yatırımı çekme peşindeyken, turizmin atbaşı koştuğu Ege’de ise satılığa çıkan otelden geçilmiyor…

Ulusal basında yer bulan habere göre Muğla’da 349, İzmir’de 203, Aydın’da 162, Balıkesir’de 139, Çanakkale’de 35, Denizli’de 20 turistik tesis sahiplerince satılığa çıkarılmış, alıcı bekliyor.

 

Bölgedeki yatak kapasitesinin yaklaşık yüzde 10’luk dilimine denk geldiği ifade edilen satış bekleyen bu 908 tesis bile, Ege’nin turizmde ulaştığı, bizim ise komşu vilayetlerle birlikte yürüyeceğimiz yolun uzunluğunu göstermeye yetiyor da artıyor…

Turizmde daha yolun çok başındayız.