Başkan’dan geri dönüşüm çağrısı

  • Belediye Başkanı Galip Vidinlioğlu, geri dönüşüme dikkat çekti ve “Kastamonu atıkların sadece yüzde 2’sini geri kazanabiliyor. Maalesef bu oran ilimiz için çok düşündürücü ve üzücüdür” dedi. Vidinlioğlu açıklamasında, geri dönüşüm hakkında önerilerini ve alınması gereken tedbirleri de sıraladı.

 

Belediye Başkanı Galip Vidinlioğlu, geri dönüşüm konusunda sosyal medya hesabı üzerinden bir açıklamada bulundu.

Atık konusunun dünyanın en büyük sorunlarından biri haline geldiğini, atıkların olumsuz etkilerini azaltmak, hatta ekonomiye katkı sağlamak amacıyla birçok fikrin ortaya çıktığını söyleyen Başkan Vidinlioğlu, buradan yola çıkarak bazı önerilerde ve alınması gereken tedbirlerden bahsetti.

Başkan Vidinlioğlu’nun açıklaması şöyle:

“Avrupa’da en çok atık üreten ülkeler arasında ilk sıralardayız ama geri dönüşüm konusunda çok gerideyiz. Almanya’da 8 bin 433, İtalya’da 4 bin 979, İspanya’da ise 3 bin 485 geri dönüşüm tesisi bulunuyor. Türkiye’de ise geri dönüşüm tesisi sayısı 829. Rıfat Ünal Sayman’ın araştırmasına göre (2018) Kastamonu atıkların sadece %2′ sini geri kazanabiliyor. Maalesef bu oran ilimiz için çok düşündürücü ve üzücüdür.

Çevremizi ve geleceğimizi kurtarmak, artı olarak ekonomimize de katkı sağlamak için bilinçli olmaya evlerimizden başlamalıyız. Çocuklarımıza da bu kültürü kazandırmalıyız. Artık üretimini daha satın alma aşamasında azaltabiliriz. Gereksiz büyüklükte ve detayda paketleme yapılan ürünleri tercih etmeyelim, ihtiyacımız olmayan ürünleri satın almayalım. Çünkü ihtiyacımız olmayan her şey çöpe atılmak üzere evde bekletilecektir.

Atık azaltmanın en kolay yollarından biri de tek kullanımlık ürünlere alternatif ürünler kullanmaktır. Havaların güzelleşmesiyle birlikte ilimizin doğal güzelliklerinden faydalanacağız.

Pikniğe gittiğimizde genelde tek kullanımlık plastik bardak, çatal ve tabak kullanıyoruz. Bunun yerine yıkanabilir hafif gereçleri yanımızda götürelim ve hiçbir çöpümüzü oralarda bırakmayalım.

Çöpleri çöp kutularına atsak dahi onların yok olmadığını sadece yer değiştirdiğini unutmayalım. Eğer biz şehrimizin doğal güzellikleriyle övünüyorsak, doğa dostu Kastamonu halkı olarak ülkemizde ve dünyada da ünlenmeliyiz.

Bazı firmaların süpürge darısından ve patates nişastasından, yenilebilen, doğada kolay çözünebilen çatal, kaşık, bıçak ve tabak üretmeye başladığını öğrendim. Bu alanda yerli bir girişim henüz duymadım ama umarım genç girişimcilerimiz bu konuya eğileceklerdir. Mesela siyez bulgurundan, kendirden veya çeşitli zirai ürünlerimizden doğa dostu alternatif ürünler neden elde edilmesin? Tüketiciler olarak bizler bu tarz ürünleri satın alıp destekçisi olabiliriz. Böylelikle bu firmaların üretimlerini desteklemiş oluruz.

Üstünde durmak istediğim, önemli gördüğüm bir konu da evlerimizde çöplerimizi ayrıştırmanın sandığımızdan kolay olduğudur. Kağıt, karton, plastik ve türevleri, ambalajlar, metal ambalajlar ve pil/elektrik ürünleri ayırarak size en yakın geri dönüşüm toplama noktalarına bırakmanızın çevremiz için önemi büyük. Evinizdeki atıkları organik atıklar yani yemek atıkları ve katı atıklar yani kağıt, plastik, metal ve cam atıkları olmak üzere iki ana gruba ayırabilirsiniz. Bunun için tek yapmanız gereken şey mutfağınızdaki çöp kutusuna ek olarak bir atık kutusu daha bulundurmak. Ardından yemek çöplerinizi normal çöpe, geri kalan geri dönüştürebilir atıkları ise atık kutusuna atabilirsiniz.

Bunun haricinde evinizdeki atıklardan yeni şeyler üretebilirseniz çevreye katkınız çok daha fazla olur. Saksılardan kutulara, objelerden duvar süslerine birçok atığı yenileyip tekrar kullanmanız yaşama değer katacaktır. Son zamanlarda çocukların ilgiyle bu tarz etkinliklerin yapıldığı ve pratik fikirlerin olduğu videoları izlediğini görüyorum. Onların bu ilgi ve meraklarını destekleyelim. Geri  dönüştürülebilir atıklarımızdan, çocuklarımızın yaratıcılığını geliştirecek neredeyse sıfır maliyetli etkinlikler oluşturmaya çalışalım. Çocuklarımızla bir şeyi yapmak veya oluşturmak, hazırını almaktan çok daha fazla öğrenme fırsatları sunar.

En önemlisi de çocuklarımıza bu konuda örnek olmalı, onları muhakkak eğitmeli ve çevre bilincini aşılamalıyız. Çünkü evimiz sadece oturduğumuz bina değil, yaşadığımız dünyadır.”