Coşkuyla kutladık

14

Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen resmi törene vatandaş ilgisinin son derece az olmasından bayram kutlamasının sönük geçtiği sonucunu çıkarmayalım aman ha…
Cumhuriyeti hiçbir yabancı elin uzanamayacağı ve ilelebet payidar kalacağı kalbine gömmüş halkımız o kadar.

Tezahürata gerek olmadan…
Yürekten kutluyor.

İlelebet payidar kalır…
Kuruluş yıldönümlerinde pek az ülke şehirli ile köylüyü, işçi ile patronu, işsiz ile kalantoru, zengin ile yoksulu, kadın ile erkeği, her siyasi görüşten vatandaşı, kucaktaki bebekten bastonlu dedeye 7’den 70’i, okumuş ile cahili, başı açık ile örtülüyü, takkeli ile kravatlıyı aynı fotoğraf karesinde bir araya getirebilir çünkü.

Sabahın köründe, ince ayazda, tatil gününde devlet zoruyla bir araya gelmedi toplumun değişik kesimlerinden bu kadar vatandaş…
Bağlasan durmayacak bir istekle geldiler.

Kimi Cumhuriyet’te ifadesini bulan idealler için, kimi birazdan gözleri yaşararak resmigeçidini izleyeceği Cumhuriyet’in yetiştirdiği oğlu, kızı için…
Türk Bayrağı’nın arkasındaki yerlerini usulca aldılar.

Coşkusuz bayram olmaz…
Tek kalbin vatan namına “Güm güm” vurması yeter coşkunun dağı taşı sarması için.

Türkiye Cumhuriyeti yıkılmaz…
Şu yürüyüşündeki asalete bakar mısınız hele, yedi düvel bir araya gelse, alayına tek başına Muharip Gazi Ali Cesuroğlu yeter be!

Hiç düşünmez, ardına bakmaz, elinden geleni sakınmaz…
Siper eder gövdesini, durdurur cumhuriyetimize kasteden o hayasızca akını.

•••

Not 1: Vali Günaydın’ın daveti üzerine, resmi törenin ardından Münire Medresesi’nde verilen salep molası, tam anlamıyla bayramın ruhuna yakışan bir etkinlik oldu…
Devlet ile millet arasındaki mesafe azaldıkça, çağdaş cumhuriyet fotoğrafı daha bir netlik kazanıyor çünkü.

Buna karşılık, resmi tören kapsamında yer alan tebriklerin Vali tarafından kabulünde uygulanan devlet protokol listesi ise belli ki taa yarım yüzyıl önceden kalan, olsa olsa “soğuk savaş” yıllarının cumhuriyete giydirdiği zırh olsa gerek…
Devletle milletin arasına demir perde çeken, devleti öncelerken milleti olabildiğince geriye iten.

Vali’nin tebrikleri kabul edişinde devlet protokolünde en üstten en alta devlet memurları ve askeri kadrolar bittikten sonra sıranın sivillere geliyor olmasını günümüz dünyasında kabul etmek mümkün değil…
Cumhuriyet Bayramı, devletin ev sahipliğinde milletin bayramı çünkü.

Vali Günaydın’ın son derece isabetli, iklim koşullarına göz önüne alarak önümüzdeki yıldan itibaren resmigeçitli bayram törenini öğleden sonraya alma ve programı halkın ilgisini çekecek etkinliklerle zenginleştirme çabası gibi…
Ankara da söz konusu protokol listesini bir an önce değiştirir umarım.

PAYLAŞ